Ana içeriğe geç

NATO'da Türkiye'nin savunma sanayisi kapasitesi masaya yatırıldı

NATO Zirvesi kapsamında düzenlenen panelde Türk savunma sanayisinin üretim kapasitesi, güçlü tedarik zinciri ve NATO'nun caydırıcılığına katkısı öne çıktı.

NATO'da Türkiye'nin savunma sanayisi kapasitesi masaya yatırıldı
Yeniçağ
16

Türk savunma sanayisinin üretim kapasitesi, güçlü tedarik zinciri ve NATO'nun caydırıcılık hedeflerine sağladığı katkılar, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında Ankara'da düzenlenen özel panelde değerlendirildi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Münih Güvenlik Konferansı (MSC) ve Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı'nın (SETA) iş birliğiyle Ankara Palas'ta gerçekleştirilen "Müttefikler Ankara'da" etkinliğinde, "NATO Savunma Mimarisinin Yapıtaşı Olarak Türkiye'nin Savunma Sanayisi" başlıklı panel yoğun ilgi gördü.

Panelde, Türkiye'nin savunma sanayisindeki üretim gücü, NATO'nun üretim kapasitesi, caydırıcılık politikaları ve birlikte çalışabilirlik hedeflerine sunduğu katkılar ele alındı.

ROKETSAN: GÜCÜMÜZ SADECE TEKNOLOJİ DEĞİL

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, NATO Zirvesi'nin geleceğin savunma stratejilerini şekillendiren kritik bir platform olduğuna dikkat çekti.

Türk savunma sanayisinin en önemli avantajlarından birinin yalnızca ileri teknoloji üretimi olmadığını belirten İkinci, güçlü ve sürdürülebilir tedarik zincirinin Türkiye'yi birçok müttefik ülkeden farklı bir noktaya taşıdığını söyledi.

Savunma sanayisinde 3 bin 500'ü aşkın tedarikçinin faaliyet gösterdiğini aktaran İkinci, ROKETSAN'ın 2 binden fazla şirketle iş birliği yaptığını ve geliştirdiği savunma sistemlerini 50'den fazla ülkeye ihraç ettiğini ifade etti.

ASELSAN: TÜRKİYE EŞSİZ BİR SAVUNMA EKOSİSTEMİNE SAHİP

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol ise ülkelerin savunma harcamalarını artırma kararı aldığını ancak esas meselenin ayrılan bütçelerin kısa sürede sahaya yansıtılabilmesi olduğunu söyledi.

Rusya-Ukrayna Savaşı'nın ardından savunma sanayisindeki önceliklerin değiştiğini belirten Akyol, artık yalnızca teknolojik üstünlüğün yeterli olmadığını, üretim kapasitesi ve teslimat hızının da kritik hale geldiğini vurguladı.

Türkiye'nin güçlü altyapısı ve dinamik savunma sanayisi ekosistemiyle bu yeni döneme hazır ülkeler arasında yer aldığını ifade eden Akyol, "Türkiye; üretim kapasitesi, dinamik ekosistemi ve kapsamlı savunma sanayisi altyapısıyla dünyadaki sayılı ülkelerden biridir." değerlendirmesinde bulundu.

NATO MİSYONLARINA KATKI SÜRÜYOR

ASELSAN'ın NATO bünyesindeki projelerde aktif rol üstlendiğini belirten Akyol, şirketin birçok NATO müttefiki ülkede farklı savunma projeleri yürüttüğünü ve ittifakın teknolojik kapasitesine katkı sağlamaya devam ettiğini söyledi.

Panelde yapılan değerlendirmelerde, Türk savunma sanayisinin son yıllarda ulaştığı üretim kapasitesi, ihracat başarısı ve güçlü tedarik ağıyla NATO'nun savunma mimarisinde stratejik bir konuma yükseldiği vurgulandı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler