İsviçre'de nüfusu 10 milyonla sınırlandırmayı öngören ve aşırı sağcı bir parti tarafından sunulan benzeri görülmemiş teklif için yapılan referandumun sonucu bugün belli olacak. Teklifin kabul edilmesi halinde ülke ekonomisi açısından ağır sonuçlar doğabileceği uyarıları yapılıyor.
Çoğunluğun teklifi kabul etmesi halinde İsviçre hükümeti, 2050 yılına kadar nüfusu 10 milyon seviyesinde tutmak için adımlar atmak zorunda kalacak. Nüfusun bu tarihten önce 9,5 milyona ulaşması durumunda ise aile birleşimi, oturma izinleri ve iltica başvurularına yönelik sert kısıtlamalar uygulanması gerekecek.
Eğer nüfus 2050'den önce 10 milyon sınırını aşarsa, aşırı sağcı İsviçre Halk Partisi'nin (SVP) sunduğu teklif hükümeti Avrupa Birliği ile yapılan serbest dolaşım anlaşmasından çekilmeye zorlayacak. Bu durum, İsviçre'nin AB ortak pazarına erişimini kaybetmesi anlamına gelecek.
İsviçre'nin doğrudan demokrasi sistemi, 18 ay içinde 100 bin destekçi toplayan "halk oylamasının" referanduma götürülmesine izin veriyor. Genellikle yılda dört kez düzenlenen bu oylamalar, göç karşıtı SVP tarafından uzun süredir siyasi bir araç olarak kullanılıyor.
İsviçre'nin nüfusu, çevresindeki AB ülkelerine kıyasla çok daha hızlı arttı. Hükümet verilerine göre, 2002 yılında yürürlüğe giren serbest dolaşım anlaşmasından bu yana ülke nüfusu yüzde 23 artarken, ekonomik üretim de aynı dönemde yaklaşık yüzde 24 yükseldi.
"10 MİLYONLUK İSVİÇRE'YE HAYIR"
İsviçre'de yaşayanların yaklaşık yüzde 27'si ülke vatandaşı değil. "10 milyonluk İsviçre'ye hayır" girişimini destekleyenler, çoğunluğu AB ülkelerinden gelen çalışanların konut, okul, ulaşım, sosyal hizmetler ve İsviçre yaşam tarzı üzerinde "dayanılmaz bir baskı" oluşturduğunu savunuyor.
1999'dan bu yana İsviçre parlamentosundaki en büyük parti konumundaki SVP, kampanyasında şu ifadeleri kullandı:
"Kontrolsüz göç, İsviçre'nin çok hızlı büyümesine neden oluyor. Bunun olumsuz sonuçları hayatın her alanında hissediliyor."
Ancak SVP'nin de dahil olduğu dört büyük partiden bakanların oluşturduğu yedi üyeli hükümet, girişime karşı çıkıyor. Hükümet, teklifin ülkenin istikrarını tehdit edeceğini, ekonomiye zarar vereceğini ve İsviçre'nin refahını olumsuz etkileyeceğini savunuyor.
Parlamentonun iki kanadında da büyük çoğunluk girişimin reddedilmesi yönünde tavsiye kararı aldı. İsviçre Sendikalar Federasyonu, İsviçre İşverenler Birliği ve ülkenin en büyük iş dünyası kuruluşu Economiesuisse de öneriye karşı çıkıyor.
Öte yandan Avrupa'daki birçok ülke gibi İsviçre de azalan doğum oranları ve yaşlanan nüfus nedeniyle göçe ihtiyaç duyuyor. Ülkede 65 yaş üzerindeki nüfus oranının 2055 yılına kadar yüzde 21'den yüzde 27'nin üzerine çıkması bekleniyor.
Son kamuoyu araştırmaları, referandumun şubat ayında duyurulmasından bu yana öneriye karşı çıkan kampanyanın güç kazandığını gösteriyor. Ancak anketlerin çoğu yarışın oldukça çekişmeli geçtiğine işaret ediyor. "Hayır" cephesinin yaklaşık yüzde 52 oyla kazanacağı tahmin ediliyor.
Sandık merkezleri pazar günü yüz yüze oy kullanımı için kısa süreliğine açık olacak. Ancak İsviçre referandumlarında seçmenlerin yüzde 90'a kadarı genellikle posta yoluyla oy kullanıyor.
Teklifin kabul edilmesi için hem ülke genelindeki oy çoğunluğunu hem de İsviçre'nin 23 tam ve 6 yarım kantonunun çoğunluğunun desteğini alması gerekiyor.
Sonuçların bugün akşam saatleri arasında açıklanması bekleniyor.