Türkiye'de son dönemde sıkılaştırılan trafik kuralları ve artan cezalar, sürücülerin trafikte daha temkinli davranmasını sağlarken kural ihlallerinin ve suç oranlarının gerilemesine ön ayak oluyor. Kırmızı ışıkta geçme, hatalı sollama, alkollü araç kullanımı ve emniyet şeridi ihlali gibi konularda 200 bin liraya kadar ulaşan cezai yaptırımlar hakkında sürücüler bilgi sahibiyken, araçlardaki teknik donanımların yanlış kullanımıyla ilgili kritik bir yasal sınır ortaya çıktı. Her araçta yer alan selektör kolunun peş peşe ve amacı dışında kullanılmasının yasal bedeli hapis cezasına kadar uzanıyor.
YARGITAY'DAN PEŞ PEŞE SELEKTÖRE "KİŞİLERİN HUZUR VE SÜKUNUNU BOZMA" SUÇU
Yargıtay 12'nci Ceza Dairesi, trafikte selektör kullanımıyla ilgili emsal niteliğinde bir karara imza attı. Genellikle yol istemek, karşı taraftaki sürücüyü uyarmak veya bilgilendirmek amacıyla kullanılan selektörün peş peşe ve süreklilik arz edecek şekilde yapılması, hukuken suç teşkil ediyor. Yüksek mahkemenin kararına göre, trafikte takip mesafesini azaltarak önündeki araca ısrarlı biçimde selektör yapmak, "kişilerin huzur ve sükununu bozma" suçu kapsamında değerlendiriliyor.
3 AYDAN 1 YILA KADAR HAPİS CEZASI İHTİMALİ
Yargıtay tarafından verilen bu emsal karar doğrultusunda, trafikte ısrarlı selektörle diğer sürücüleri rahatsız eden kişiler hakkında Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 123’üncü maddesi uyarınca işlem yapılacak. İlgili kanun maddesi kapsamında, suçlu bulunan sürücülerin 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya kalma ihtimali bulunuyor.
SÜRÜCÜLERE "TEK SEFERDE YAPIN" UYARISI
Türkiye'deki trafik alışkanlıklarında selektör kolu genel olarak öndeki araçtan yol talep etmek amacıyla kullanılıyor. Ancak kurallara göre bu işlemin tek bir seferde yapılması gerekiyor. Bir kez selektör yapılmasına rağmen öndeki sürücünün tepki vermemesi durumunda, takip mesafesini tehlikeli boyutta azaltıp taciz boyutuna varacak şekilde peş peşe selektör yakıp söndürmek yasal sınırların aşılmasına yol açıyor.
MADDİ VE MANEVİ KAYIPLARA YOL AÇABİLİYOR
Selektörün ısrarlı ve peş peşe kullanımı yalnızca huzur bozma suçuyla sınırlı kalmıyor. Trafik esnasında arkadan gelen yoğun selektör uyarısı, öndeki sürücünün telaşlanmasına, panik yapmasına ve nihayetinde direksiyon hakimiyetini kaybederek kaza yapmasına zemin hazırlayabiliyor. Bu tür senaryoların gerçekleşmesi halinde yasal süreç, huzur bozma suçu boyutunu aşarak hem maddi hem de manevi büyük kayıpların yaşandığı adli davalara dönüşebiliyor.
Yetkililer ve yasal düzenlemeler, selektörün amacı dışında kullanılmasının yasalara kesin bir şekilde aykırı olduğunu ve ciddi cezai müeyyidelerinin bulunduğunu hatırlatıyor. Sürücülerin trafikte güvenliği ve huzuru tehlikeye atmamak adına yakın takipten kaçınmaları ve selektör sinyalini yalnızca tek bir seferde kullanmaları gerektiği vurgulanıyor.