Diyarbakır’ın Sur ilçesinde, terör örgütü PKK’nın sözde özerklik ilanıyla başlayan ve 74 güvenlik görevlisinin şehit olmasıyla sonuçlanan çukur, hendek ve barikat teröründe ağır hasar gören 6 mahalledeki tarihi yapıların onarım ve restorasyonu, 10 yıl geçmesine rağmen hâlen tamamlanamadı. ,
Günübirlik turlarla kenti ziyarete gelen yerli ve yabancı turistler, Yenikapı Caddesi’nde hâlen ayağa kaldırılmayı bekleyen enkaz ve moloz yığınları arasında dolaşmak zorunda kalıyor. Ağır yıkımın ve tahribatın yaşandığı Sur’da operasyonlar sonrası dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, “Sur’u Toledo yapacağız” demişti. Aradan geçen 10 yıla rağmen Sur’daki restorasyon bitmedi, tescilli birçok yapı ayağa kaldırılmayı bekliyor.
Diyarbakır’ın Sur ilçesinde, eski Baro Başkanı Tahir Elçi’nin ölümüyle fitili ateşlenen çukur, hendek ve barikat olaylarının üzerinden 10 yıl geçti.

Akkoyunlu ve Osmanlı dönemlerine ait birçok tescilli tarihi yapı ile geçmişi 9 bin yıl öncesine dayanan surlarda restorasyon çalışmaları hâlen tamamlanmadı. 8 ay süren hendek teröründe ağır hasar gören ve sağlam tek bir yapının dahi kalmadığı Sur’daki Dabanoğlu, Cevatpaşa, Hasırlı, Savaş, Fatihpaşa ve Cemal Yılmaz mahallelerinde geçmişi 600 ile 800 yıl öncesine dayanan camiler, eski avlulu evler, hanlar, hamamlar, medreseler, Süryani, Keldani ve Ermeni cemaatlerine ait kiliseler ile surlar ve her köşesi tarih kokan mahalledeki yapılar ağır hasar aldı. Bazıları tümden yerle bir oldu.
Sur’da kontrolün sağlanmasıyla dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, Sur ilçesindeki tarihi dokunun bozulması ve 6 mahallenin yerle bir edilmesinden sonra yaptığı açıklamada, “Bu olaylar yaşanmamış olsaydı bile kentsel dönüşümün yapılması gereken yerdi. Özellikle de Sur’da bir taş üzerine taş konsa haberim olacak dedim. Tescilli Diyarbakır evleri, camiler, kiliseler, hanlar, Diyarbakır’ın mimari dokusuna hiçbir zarar verilmeden restore edilecek. Sur’u öyle inşa edeceğiz ki, aynen Toledo (İspanya) gibi mimari dokusuyla herkesin görmek istediği bir yer haline gelecek” demişti.

Bu açıklamanın üzerinden 10 yıl geçti, ancak Sur bir türlü Toledo olamadı. Bazı bölgelerde restorasyon çalışmaları aslına uygun yapılmayıp taşlar özenle seçilmediği için yamalı bir görünüm oluştu ve görüntü kirliliğine neden oldu. Bazı tescilli tarihi evler, han, kilise ve hamamlar gibi birçok tarihi mekânda ise restorasyon çalışmaları hâlen tamamlanmış değil. Kaplumbağa hızında ilerleyen yenileme çalışmalarının devam ettiği Yenikapı Caddesi’ndeki yolun her iki tarafında, aradan 10 yıl geçmesine rağmen hâlen terörün ağır izlerini görmek mümkün. Tavanı çökmüş evlerden ağır silah izlerine kadar birçok bölge hâlen restore edilmeyi bekliyor.
SURLARA ÇIKMAK YASAKLANSIN, TARİH ZARAR GÖRÜYOR

Sur Kaymakamlığının hemen bitişiğinde de yıkık evler, moloz ve enkazlar olduğu gibi duruyor. Aynı durum surlar için de geçerli. “Surlarda diriliş devam ediyor” sloganıyla başlayan restorasyon çalışmaları da durmuş halde. Onarım bekleyen birçok tarihi yapıya kurulan demir iskelelerin önündeki metal bariyerlerin arkasında, bir insan boyunu aşacak yabani otlar yeşerirken, restorasyon çalışmalarının tamamen durmasına da ödenek yokluğu gerekçe gösteriliyor. Keçi Burcu’ndaki restorasyon tamamlanamazken, restorasyonu biten surlara çıkışların serbest olması nedeniyle her gün binlerce kişi tarihi dokuya ciddi anlamda zarar veriyor. Surların üzerine çıkışların yasaklanması gerektiği, yine ticari amaçla kullanılan kafe ve hediyelik eşya satan esnafın da tarihi dokuya zarar verdiği gözlendi.
TABELADA 600 GÜN YAZIYOR AMA 10 YILDA BİTMEDİ
Yenikapı ve çevresindeki sağlı sollu araç parkı da turistleri ve ziyaretçileri çileden çıkarmış durumda. Yollarda ve kaldırımlarda ilerlemekte zorlanan tarihseverler, valilik, kaymakamlık ve emniyetin bu konuda daha duyarlı olması gerektiğini ifade etti. Hz. Süleyman Camii ve İçkale bölgesine araçla girilmesi burada ciddi sıkıntılar yaratıyor. TOKİ ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının onarım bekleyen tarihi yapıların önüne bıraktığı tabelada ihale tarihi 2020 yılı olarak gösterilirken, işin bitimi için 600 gün, yani iki yıldan daha az süre bilgisi yer alıyor. Ancak 10 yıl geçmesine rağmen ne yapılar ayağa kaldırılarak turizme kazandırılabildi ne de TOKİ’nin işin bitimine dair tabelası güncellenebildi.
TARİHİ CAMİYE MUHTARLIK GÖLGESİ

Sur’da yakılan ve tamamen yıkılan 600 yıllık tarihi Kurşunlu Camii’nin hemen önündeki duvara bitişik nizamda yerleştirilen muhtarlık kulübesi de tepkilere neden oldu. Çevresinde açık park ve geniş alanlar olmasına rağmen muhtarlık kulübesinin caminin taş duvarına yapışık şekilde yerleştirilmesiyle oluşan görüntü kirliliği, tarihe olan saygıyı bir kez daha gözler önüne serdi. Ziyaretçiler, bu görüntüye yetkililerin bir an önce son vermesi ve kulübenin yerinin derhal değiştirilmesi çağrısında bulundu. Şehrin ilk Osmanlı Valisi Bıyıklı Mehmet Paşa tarafından 1516-1520 yıllarında inşa edilen cami, kubbelerinin kurşunla kaplı olması nedeniyle Kurşunlu Camii olarak biliniyor. Bir diğer adı ise Fatih Paşa Camii. Bu cami de hendek olaylarında PKK’lı teröristlerce yakılmış ve ağır hasar görmüştü.