Ana içeriğe geç

MHP İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz'dan MHP Lideri Devlet Bahçeliye yanıt: "Emriniz başımız üstünedir"

MHP İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz, Büyükçekmece İlçe Kongresi'nde "Sayın Genel Başkanım emriniz başımız üstünedir. İstanbul İl teşkilatı fetih ruhuyla İstanbul'un fethini gerçekleştirecek. " dedi.

MHP İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz'dan MHP Lideri Devlet Bahçeliye yanıt: "Emriniz başımız üstünedir"
Bengü Türk
16

MHP İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz, Büyükçekmece İlçe Teşkilatı Kongresi'nde konuştu.

"Sayın Genel Başkanım emriniz başımız üstünedir. İstanbul İl teşkilatı "fetih ruhuyla" İstanbul'un fethini gerçekleştirecek ve bu fetih dalga dalga Anadolu'da yankılanacaktır " diyen MHP'li Yılmaz şunları söyledi:

Kıymetli dava arkadaşlarım; Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin takdirleriyle, 6 Nisan 2026 tarihinde, İstanbul İl Başkanlığı görevi tarafıma tevdi edildiğinde, büyük bir gururun yanı sıra üzerimizdeki mesuliyetin büyüklüğünü de hissettik.
Hemen o gün kendimize ilk hedefi koyduk ve dedik ki İstanbulla buluşacağız, İstanbullularla kucaklaşacağız, İstanbul’da fetih ruhunu tekrar yaşatacağız. Biz bu hedefi tüm İstanbulumuz için belirlerken, kendi iç cephemizle ilgili şu hakikatin de farkındaydık.
Biz önce kendi iç cephemizi tahkim etmeli, sokak sokak, ilçe ilçe Ülküdaşlarımızla buluşmalıydık. İl ve İlçe yönetimlerimiz oluşur oluşmaz onlardan ilk isteğim, ilk talimatım da bu oldu. Yolu Üç Hilal’in kutlu ışığıyla aydınlanan, yüzü her daim Ankara’ya dönük olan, davasına ve teşkilatına sadakatle bağlı her bir dava arkadaşımıza ulaşacak ve onları kucaklayacağız dedik. İşte şimdi bir aradayız, Milliyetçi Ülkücü Hareket’in İstanbul’daki vuslatındayız.

Bizler, önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben diyebilen, söz konusu vatan için feda olunca bir adım öne çıkan, Türk milliyetçiliği fikrinin yegane merkezi, Milliyetçi Ülkücü Hareket’in mensuplarıyız. Başbuğumuz’un ‘Ülkücülük sadece MHP’de olur’ sözünü emir telakki ettik. Hiçbir odağın etki alanına kapılmadık, düştüğü dalı unutup savrulan hiçbir yaprağın arkasından koşmadık. Şimdi burada, sizlerin huzurunda bir kez daha söylemek isterim ki;
Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı olarak; Başbuğumuzun bizlere vasiyetini yerine getirmek için gündüz yetmiyorsa gece de çalışarak, yürümek yetmiyorsa koşarak, konuşmak yetmiyorsa haykırarak, Teşkilatımızın tüm unsurlarıyla, çalışacağım, çalışacağım, çalışacağım. size yemin size söz.

Milliyetçi Ülkücü Hareket, şanlı tarihi boyunca, söz konusu olan devlet ve milletse, taşın altına sadece elini değil, tüm gövdesini koymakta bir an bile tereddüt etmemiştir. İşte hep birlikte gördük, 15 Temmuz 2016 tarihinde, ülkemizi ele geçirme hevesindeki emperyalist batı koalisyonunun, içerideki işbirlikçi hainleri kullanarak giriştiği işgal planına hep birlikte şahit olduk. Türk ve Türkiye düşmanları hain darbe girişimini başlattığı an, Milliyetçi Hareket Partimizin Genel Merkezinden gür bir ses yükseldi ve Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli ihanete dur mesajını verdi!

TÜRK TARİHİNİN VAROLUŞ REFLEKSİ: CUMHUR İTTİFAKI
Hemen ardından Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli tarihi bir adım attı ve milli iradenin kudretiyle cumhur ittifakını kurdu. Ne bir hesap, ne de bir pazarlık. Ne bir makam, ne de bir mevki ihtirası. Türk tarihinin varoluş refleksi, Türk milletinin varlık ve birlik yemini Cumhur İttifakı’nda vücut buldu.
Kıymetli dava arkadaşlarım; Cumhur İttifakı, Cihan İmparatorluğumuzun büyük medeniyet mirasını Cumhuriyetimize taşıyan sarsılmaz ve kutlu bir köprüdür.
Bu bakımdan; Cumhur İttifakı protokolünü çok iyi anlayacağız ve bu milli reflekse güç vereceğiz,

Milliyetçi Hareket Partisi, Türk milliyetçiliğinin siyasetteki tek ve vazgeçilemez kalesidir, Türk milletinin umududur. İşte bu sebeple; Milletimiz ne zaman darda hissetse, devletimiz ne zaman hain pusulara muhatap olsa, gözler milli umudun ve fedakarlığın kalesi olan Milliyetçi Hareket Partisi’ne dönmüştür.

MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ TEHLİKEYİ GÖRÜR VE SEZER

Milliyetçi Hareket Partisi, Tehlikeyi görür ve sezer, Gerektiği an elini değil tüm gövdesini taşın altına koyar. Milliyetçi Ülkücü Hareket’in Kıymetli Mensupları, Değerli dava arkadaşlarım! Bölgemizdeki savaşlar, maalesef ülkemiz üzerinde yapılan karanlık hesapların adeta habercisi. Yüz yıl önce vatanımızı işgal için gelen düşman yine hazırlık yapıyor. Bekliyorlar ki, Türkiye tökezlesin, Umuyorlar ki, iç karışıklık ülkemizi esir alsın.
Ancak, etnik kışkırtmalarla çözülmemizi bekleyenler, karanlık planlarını yaparken yine bir şeyi unuttular:
Dün vatanımızdaki işgalcileri nasıl ki Kuvayi Milliye söküp attıysa, bugün de Milliyetçi Hareket ve onun neferleri var!
Nitekim; Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin tam da bu noktada ortaya koyduğu “Terörsüz Türkiye” hamlesi ülkemiz üzerindeki karanlık oyunları bozmuştur. Terör örgütü fesh olmuş, teslim olma sürecine girmiştir. Genel Başkanımızın bu stratejik hamlesinden sonra tek bir Mehmetçiğimizin bile burnu kanamamıştır.
Tam bu noktada Sayın Genel Başkanımızın 12 Haziran 2026 tarihinde Türkgün Gazetemize verdiği beyanattaki şu sözlerini tekraren size aktarmak isterim;
Kim neyi arzularsa arzulasın, biz hak yolunda hakikat yolunda yürümeye devam edeceğiz. “Türk ve Türkiye Yüzyıl’ının” yapısal sütunlarını oluşturmanın ve bölgesel huzurun en önemli adımının “Terörsüz Türkiye” olduğu gerçeğinin her daim altını çizeceğiz.
Amacımız; “Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın” dayanaklarını oluşturmak, tarihsel birikim ve deneyimlenmiş geçmişi referans alıp, günün gerçekleriyle sentezleyerek bir dünya inşa etmektir. Terörsüz Türkiye yol haritamızı bu doğrultuda hukuk, ahlak ve demokratik siyaset çerçevesinde belirleyip iyi niyetle uyguluyoruz. Çatışmayı değil uzlaşmayı, ayrıştırmayı değil bütünleşmeyi, kavgayı değil barışı savunuyor, Türkiye’yi ve Türk milletini geleceğe birlikte taşıma iradesine güveniyoruz.

Terörsüz Türkiye’nin, ortak aklı ve toplumsal mutabakatı önceleyen, dürüst ve samimi adımlarla dış dayatmalara kapalı, bin yıllık kardeşliği daha da kuvvetlendirecek gelecek inşasının teminatı olduğuna inanıyoruz.
Kıymetli Dava arkadaşlarım;

"KARDEŞLİK KALBİMİZDE, GELECEK AKLIMIZDA"

Kongrelerimizin ana temasını oluşturan bu sözün kalbinde ülke, millet, devlet sevgisi bulunan herkes için büyük anlamlar taşıdığına inanıyorum. Hem kendi içimizde hem de Vatanımızın her karış toprağında kardeşlik hukukumuzu tesis etmeden iç cephemizi güçlendirmemiz mümkün olabilir mi. Asla
Ve tam da bu noktada, gelecekte Güçlü ve refah içinde bir Türkiye için, çok yıllar önce Aziz Atatürk’ün Nutkunda tarif ettiği, esasen sarsılmaz kardeşliğimizin kılavuzu niteliğindeki, İÇ cephenin güçlendirilmesine ilişkin satırlarını sizlerle paylaşmak istiyorum:

“Asıl olan iç cephedir. Bu cephe bütün memleketin, bütün milletin meydana getirdiği cephedir. Dış cephe, doğrudan doğruya ordunun düşman karşısındaki silahlı cephesidir. Bu cephe sarsılabilir, değişebilir, mağlûp olabilir; fakat bu durum, hiçbir zaman bir memleketi, bir milleti yok edemez. Önemli olan, memleketi temelinden yıkan, milleti tutsak ettiren, iç cephenin çökmesidir. Bu gerçeği bizden daha çok bilen düşmanlar, bu cephemizi yıkmak için yüzyıllarca çalışmışlar ve çalışmaktadırlar.”
Evet, Kıymetli dava arkadaşlarım; Gördüğünüz gibi karanlık oyun dün neyse, bugün de o.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler