Artan yağışların kuraklık tehlikesini ortadan kaldırmadığını belirten Prof. Dr. Yusuf Demir, “Su petrolden daha değerli olacak” diyerek uyardı. 2026 meteorolojik verilerin küresel ölçekte rekor sıcaklıklar öngördüğünü hatırlatan Demir, yağış dağılımının önemine dikkat çekti.
Dünyanın iklim değişikliğinin etkilerini her geçen yıl daha sert hissettiğini belirten Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, önemli açıklamalar yaptı.
Son dönemde artan yağışların kuraklık riskini ortadan kaldırmadığına dikkat çeken Demir "İklim değişikliği artık sadece yağış miktarını değil, zamanını, şiddetini ve dağılımını da değiştiriyor. Bu durum, aynı yıl içinde hem sel hem de kuraklık felaketlerinin yaşanmasına neden oluyor" dedi.
Demir, artan sıcaklıklar, değişen yağış rejimleri ve ani hava olaylarının artık "yeni iklim gerçeği" haline geldiğini söyledi. Demir, meteorolojik verilerin 2026 yazında küresel ölçekte rekor sıcaklıklar öngördüğünü de hatırlattı.
“DENGELİ DAĞILMASI ÖNEMLİ”
Türkiye'nin 2025-2026 su yılında normalin üzerinde yağış aldığını ve son yılların en yağışlı dönemlerinden birinin yaşandığına işaret eden Demir, şöyle uyardı:
Biz yağışların sadece miktarı değil, yağışların şiddeti, yağışların düşüş süresi, yağışın düşüş zamanı, yağışın dağılımının çok önemli olduğunu her seferinde ifade ediyoruz. Yağışın düşmesi çok, yağış almamızdan ziyade bunun dengeli dağılması önemli.
KARADENİZ’DE HEYELANI TETİKLİYOR
Demir,iklim krizinin Karadeniz Bölgesi'nde de alışılmadık riskler doğurduğunu belirterek, Orta ve Doğu Karadeniz'de kısa süreli aşırı yağışların sel ve heyelanları tetiklediğini işaret etti.
Demir, şunları söyledi:
Dünya Meteoroloji Örgütünün raporlarına göre bütün dünyada yaz aylarında bir sıcaklık artışı bekliyoruz. Bu sıcaklık artışının yani küresel iklim etkisinin sadece etkisini çölleşme ve kuraklık olarak da tanımlamak yanlış olur. Çünkü küresel iklim etkisinin biz tarımda, gıda güvenliğinde, su kaynaklarının azalmasında veya korunmasında, enerji üretiminde, halk sağlığında, kısacası bütün yerel ekonomilerin etkilenmesinde ön plana çıktığını görüyoruz.
Demir alınması gereken önlemleri ise şöyle sıraladı: