Ana içeriğe geç

Yeni Asya göklere çıkardı: Fethullah'ın Nurcu "aslanı"

Yeni Asya gazetesi geçen hafta arka arkaya yayınladığı yazılarla Bekir Berk’i öve öve bitiremedi. Peki kimdir Bekir Berk? Nurcuların anılarında nasıl yer alıyor? 1971'de birlikte tutuklandığı Fethullah Gülen'le örgütsel ilişkisi hangi boyuttaydı? Yakından bakalım...

Yeni Asya göklere çıkardı: Fethullah'ın Nurcu "aslanı"
Odatv
16

Nurcuların önde gelen isimlerinden Av. Bekir Berk 14 Haziran 1992’de vefat etti.

Yeni Asya gazetesi geçen hafta arka arkaya yayınladığı yazılarla Bekir Berk’i öve öve bitiremedi.

Berk, 2 Mayıs 2026’da yayınladığımız Nurcularda istihbarat depremi başlıklı haberimizin öznesiydi.
Said Nursi’nin talebelerinden Üzeyir Şenler, Genelkurmay'ın Nurcuların listesini aldığını ve bazı gençlerin istihbaratta görevlendirildiğini açıklamış bunu organize eden kişinin de Bekir Berk olduğunu belirtmişti.

Şenler, Nurcu liderlerden Avukat Bekir Berk’in ekibinde yer alan bir isimdi. İddiasına göre, Bekir Berk, 1960 ihtilalinden sonra Nur çevresine “Genelkurmay bağlantılı” bir teklif getirdi: "Tüm cemaatin listesi çıkarılacak, uygun görülen isimler istihbarata alınacak."

Olay, Gazeteci Mustafa Aydın’ın Zaman gazetesinde editör olduğu dönemde, 23 Ağustos 2012 tarihinde Said Nursi’nin talebesi Üzeyir Şenler ile Bursa’daki evinde yapılan görüşmede ortaya çıktı.

DEDESİ ATATÜRK'ÜN KORUMA BİRİMİNDE

Muhalif Nurcuların, Gladyo aparatı olmakla suçladığı Berk, Fetullah Gülen’le birlikteNurcu örgütlenmesinin başında olan isimlerden biriydi.

Berk, 1926 Ordu doğumlu. Oğlu Avukat Ertuğrul Hakan Berk’in anlatımına göre, Topal Osman müfrezelerinde yer alan dede Mustafa Berk, Cumhuriyet döneminde emniyet teşkilatına alınıyor, komiser rütbesine yükseliyor ve Atatürk döneminde de Dolmabahçe Sarayı’nın koruma biriminde çalışıyor.

CENAZESİNİ FETULLAH GÜLEN KILDIRDI

Bekir Berk, 1992 yılında vefat ettiğinde cenazesini Fethullah Gülen’in bizzat kıldırmasıyla tekrar göz önüne gelmişti. Gülen’in ona Beyazıt’ta bir ev alması, İngiltere ve Türkiye’deki tedavi masraflarını doğrudan karşılaması da dostluklarının derinliğini gösteriyor.
FETÖ lideri Gülen 2 Mayıs 1971’de gözaltına alındı, 21 Mayıs 1971’de tutuklandı. Bekir Berk de 18 Haziran 1971 gecesi Balıkesir’de gözaltına alındı. İki isim de İzmir’de açılan “Nurculuk” davasında yargılandı ve laik devlet düzenini değiştirme çalışmaları sebebiyle ceza aldı.

FETULLAH'IN ASLANI BEKİR BERK

İhsan Atasoy, 2004 yılında Bekir Berk’in hayatını yazdığı kitapta Fethullah Gülen’in Berk’i bir aslana benzettiğini yazıyor:

“Fethullah Gülen Hocaefendi, İzmir’de 1971’de ceza evinde merhum Bekir Berk’le beraber kaldığı dönemle ilgili hatıralarını “Küçük Dünyam” adlı hatıra kitabında şöyle anlatıyor: “Rahmetli Bekir Bey, hassas bir insandı. Bir gün bana şöyle demişti: ‘Benim bu hafakanlarım var ya! Biliyor musun neye benziyorum? Bir aslana! Hani tutar kafese kapatırlar; Hiçbir şey yapamaz. Sağa döner: ‘Mırrr!’ Sola döner: ‘Mırrr.’” (s. 37)

KENDİLERİNİ SAHABEYE BENZETİYORLAR

Fetullah Gülen’e göre Berk “bir heyecan ve aksiyon” adamıydı. Gülen’in anlatımına göre Berk kendisine ‘Ben sahabeden kime benziyorum?’ diye sorduğunda Gülen “bilhassa Hz. Ömer dememek için” gayret ediyor ve başka isimler söylüyormuş. (s. 38)

İhsan Atasoy’un yazdığı Bekir Berk kitabında FETÖ yöneticisi Abdullah Aymaz’ın da övgü dolu anıları yer alıyor.

FETÖ'CÜLER BEKİR BERK'E MİNNETTAR

FETÖ mensupları sadece dün değil bugün de Berk’i saygıyla anıyor.

Raindrops TV Youtube kanalı, 6 Nisan 2025'te Said Nursi’nin talebesi Bekir Berk’le ilgili videolar yayınladı. Anlatımlarda, Berk’in Fetullah Gülen’in en yakın dostu olduğu ifade edilmişti.
FETÖ firarisi Reha Yeprem’in anlatıcı olduğu videoda, Bekir Berk’in mücadelelerine örnek olduğu açık açık söyleniyor. (Aydınlık, 9 Nisan 2025)

Muhalif Nurcular, 2010 yılında FETÖ’nün Şahdamar yayınevinden yayınlanan, “Hakkın Yılmaz ve Sarsılmaz Müdafii Bekir Berk” kitabının da işbirliği delilleriyle dolu olduğunu belirtiyor.

MUSTAFA KUTLULAR'IN ANLATIMIYLA BEKİR BERK

Bekir Berk’in o dönem örgütsel açıdan üzerinde olan isim ise Nurcu liderlerden Mehmet Kutlular

Yeni Asya gazetesinin eski genel yayın yönetmenlerinden Bünyamin Ateş 70’li yılların başındaki durumu facebook sayfasında şöyle özetliyor:

“1973 yılında –Yazıcılar hariç- bütün Nurcuların ve hatta ‘abilerin de abisi’ tartışmasız Mehmet Kutlular idi. Gazete vasıtasıyla arkasına aldığı yazar, çizer takımı ve geniş okuyucu kitlesiyle Av. Bekir Berk, Mehmet Fırıncı, Mehmed Emin Birinci ve Abdülvahit Mutkan’a bile efelenecek bir pozisyona ulaşmıştı”

YÜZ KIZARTICI OLAY UNUTTURULDU

Mehmet Kutlular’ın yıldızının en parlak olduğu bir dönemde Bekir Berk hakkında ortaya atılan yüz kızartıcı bir olay Nurcular arasında büyük bir çalkantıya neden oluyor.

Mehmet Kutlular, “İşte Hayatım” isimli hatıra kitabının 203. sayfasından 220. sayfasına kadar ağırlıklı olarak Av. Bekir Berk’le ilgili bir cinsel skandalı anlatıyor.

Kutlular, Berk’in yurt dışına çıkmak zorunda kaldığı olay yanında, 1990 yılında cemaatte yaşanan bölünme ve hemen ardından Yeni Asya olarak Ankara Kocatepe Camii’nde düzenledikleri mevlit gerekçe gösterilerek gözaltına alınmalarında da Bekir Berk’i suçluyor.

BEKİR BERK KUTLULAR'I GÖZALTINA ALDIRIYOR

Kutlular, dönemin İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu ve Turgut Özal’la yakınlığını kullanan Bekir Berk’in bu iki olayın sorumlusu olduğunu belirtiyor. Yani, Kutlular ve arkadaşlarını 15 gün gözaltına aldıran ve sonra DGM’de yargılatan isim yıllarca aynı davaya baş koyduğunu zannettiği Avukat Bekir Berk.

Kutlular, Berk’in Türkiye’yi terk etmesine neden olan olayı kitabında şöyle anlatıyor:

“1973’ün ortaları veya 1974 olması lazım, bir ‘Bekir Ağabey’ meselesi ortaya çıkarıldı. Birtakım dedikodular yayıldı. Bu dedikodular ağabeyler tarafında ciddiye alındı. Anadolu noktasında İstanbul’da hizmet eden bizlere karşı olumsuz anlamda kullanılmak istendi.
TABİÎ İŞİN BİR BOYUTU BİR ÖLÇÜDE DOĞRUYDU, ama öyle abartıldığı tarzda ‘istismâr edilme’ tarzında değildi.
Konu bir ölçüde açıklığa kavuşana kadar hizmetimizde, cemaatimizde büyük sıkıntı ortaya çıktı. İlk olarak ağabeyler Bekir Ağabeyi temsil yetkisinden ittifakla azlettiler.
Düşüncelerini, ‘Bundan sonra hiçbir da’vâya girmeyecek, bizimle münasebet kurmayacak, gerekirse İstanbul’dan ayrılacak, hatta yurtdışına çıksa daha iyi olur’ şeklinde açıkladılar. Bunu karara dönüştürdüler ve bu kararı Bekir Abiye bildirme vazifesini de bana verdiler.” (s. 203 vd.)

"Abilerin", Türkiye’yi terk etmesi yönündeki kararlarını tebliğ ettiğinde Bekir Berk “Yaa, öyle mi?” şeklinde tepki verir. Kutlular devamla “O hâdiseden sonra ben ve birkaç arkadaştan başka hiç kimse Bekir Ağabeye gidemedi, gitmedi. Bir kısmı istese de gidemedi. Çünkü ağabeylerin kararı söz konusu idi” diyor.

BEKİR BERK SUUDİ ARABİSTAN'DA

Bekir Berk, hemen o yıl Suudî Arabistan’a gidiyor ve Cidde Radyosu Türkçe Yayınlar Bölümü'nde programlar yapmaya başlıyor.

Kutlular, hatıralarında Nurculuk içinde hâlâ tartışma konusu olan “bekâr vakıflar” konusuna da değiniyor.

NURCULAR EVLENMEYE KARAR VERİYOR

Nurcular arasında evlenmeyip Nur medreselerinde kalarak hayatını “hizmet”e vakfeden isimlere “vakıf” deniyor.

Kutlular, “Bekir Ağabey meselesi hizmetimiz açısından çok önemli sonuçlar doğurmuştur. Bunlardan biri de genelde vakıf nur talebelerinin ‘evlenme durumunda’ kalmalarıdır. Özelde ise benim de evlenme gereği hissetmemdir.” diyor.

"AYRI ODALARDA KALMAYI PRENSİP EDİNDİM"

Nurcuların aksine, hayatını Risâle-i Nur hizmetine vakfedenler ille de bekâr olacaklar diye bir şart olmadığı görüşünü Kutlular, şöyle savunuyor:

“Bekir Ağabey meselesinden sonra artık evliliğin bir gereklilik olduğuna inandım. İnancıma göre hayatta en mühim mesele namus ve haysiyet meselesidir. Böyle ulvi ve kudsi bir davada, böyle mübarek bir cemaatin içinde bu tarafımızı rencide edici ve zedeleyici dedikodular yayılmaya başlayınca evlenmeye karar verdim. Böyle dedikodular çıkınca [..] bir arada olduğumuz arkadaşlarla konaklama ihtiyacı olduğunda ayrı odalarda kalmayı prensip edindim”

Mehmet Kutlular, “büyük abiler” istese de, “Bekir Ağabeyin Türkiye’ye dönmesine ben engel oldum” diyor ve daha sonra yaşanan olayların kendisini haklı çıkardığını söylüyor.

NURCULAR BÖLÜNÜYOR

Mehmet Fırıncı ile Mehmet Kutlular arasında yaşanan ve cemaatin Yeni Nesil ve Yeni Asya gazeteleri etrafında ikiye bölünmesine yol açan 1990 yılındaki ihtilafta, Bekir Berk, Londra’daki kanser tedavisi bitmeden apar topar Türkiye’ye getiriliyor.

Berk’in Mehmet Fırıncı ve ekibine destek olduğunu söyleyen Kutlular, Fırıncı ile kendi arasında arabuluculuk yapması için iki yazarı Bekir Berk’e gönderiyor.

Heyet hastaneye gittiklerinde 70’li yıllardaki skandalda adı geçen C.U.’ı Bekir Berk ile baş başa sohbet ederken buluyor ve şaşırıyorlar. Heyet, gördükleri manzarayı ve aldıkları olumsuz tepkiyi Kutlular’a aktarıyor. Kutlular, hem arabulucuk ricalarının karşılıksız kalmasına hem de yıllar önceki skandalda adı çıkmış kişiyle Berk’in hâlâ birlikte olabilmesine tepki gösteriyor.

KUTLULAR: BEKİR BERK, ÖZAL’IN DESTEĞİYLE BİZİ TASFİYE ETTİ

Mehmet Kutlular hatıralarında, iki olayda Bekir Berk’in etkin rol oynadığını vurguluyor. 3 Ocak 1990’da Yeni Nesil gazetesindeki arkadaşlarının ve kendisinin Yenibosna’daki gazete binasına sokulmamalarının arkasında Bekir Berk’in olduğunu aktarıyor. Kutlular “O günün Başbakanı Turgut Özal ve İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu’nun desteğiyle Bekir Ağabey bizi gazeteden attırdı” diye not düşüyor.

Berk’in baş rolünde yer aldığı 1990 yılı Ekim ayında yapılan Ankara Kocatepe Camii’ndeki “mevlit” sonrasında yaşananları da Mehmet Kutlular özetle şöyle anlatıyor:

“Kocatepe Mevlidi sonrası koparılan irtica yaygarası neticesi ben ve bazı arkadaşlarımın 15 gün süreyle nezarette tutulmamızın arkasında da yine Bekir Berk’in olduğunu güvenilir kaynaklardan öğrendim.
Bekir Ağabey yine devreye Başbakan Özal ve İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu’yu sokarak bizleri iki hafta süreyle nezâret altında mağdur ve perişan etti.
Abdülkadir Aksu bu dönemde zaman zaman Fırıncı Ağabeyi telefonla arayarak ‘Bir emriniz, bir sıkıntınız var mı?’ diye sordu. Bekir Ağabeyin taraf tutması neticesi cemaatin şak diye ikiye bölünmesinde önemli rolü olmuştur.”

Görüldüğü gibi Nurcu liderler Av. Bekir Berk'i Yeni Asya'nın yazdığı gibi "efsane biri" olarak değil özel yaşamı tartışma konusu olan ve bir süre sonra "hizmet"i bölen bir figür olarak tarif ediyor. Böyle bir kişiyi de Fethullah Gülen "aslan" olarak niteliyor...
Mustafa İlker Yücel
Odatv.com

Kaynağa Git

İlgili Haberler