2026 Dünya Kupası'nda gruptan çıkamayarak turnuvaya erken veda eden A Milli Futbol Takımı'nda, sportif başarısızlığın ardından saha dışında yaşanan krizler gün yüzüne çıkmaya başladı.
Gazeteci Serdar Ali Çelikler'in Neo Spor ekranlarında aktardığı son dakika kulis bilgilerine göre; kadroda yer alan 26 milli futbolcu, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu tarafından turnuva öncesinde kendilerine hediye edileceği vaat edilen Bodrum'daki villaları reddetme konusunda oy birliğiyle anlaştı.
Bargilya'daki 'Kuş Cenneti' Detayı
TFF Başkanı Hacıosmanoğlu, Dünya Kupası biletinin alınmasının ardından maliyetini şahsi olarak karşılayacağı Bodrum'daki konutları oyunculara vereceğini duyurmuştu. Ancak Serdar Ali Çelikler, söz konusu arazinin Bargilya Köyü'nde bulunduğunu ve bölgenin "Kuş Cenneti" statüsünde yer aldığını belirtti.
Arazinin imar izni problemleri yaşadığını ve sürekli mahkemelik olduğunu ifade eden Çelikler, "İzin çıkmadığı için Milli Takım'a villa vereceğim denilerek süreç kolaylaştırılmak istendi. Bodrum'u mahvedecekti. Tüm futbolcuların villaları istemediklerini ABD maçından sonra TFF’ye iletecek olmasından çok mutlu oldum" şeklinde konuştu.
Kaptanlar Personele Ceplerinden Prim Dağıttı
Kamp sürecinde yaşanan bir diğer ciddi krizin ise prim ödemelerinde olduğu öne sürüldü. İddialara göre, Kosova maçı sonrası futbolcu başına 1 milyon Euro olarak açıklanan primler, daha sonra TFF tarafından 500 bin Euro'ya düşürüldü ve ödemeler taksitlendirildi. Bu durumun takım çalışanlarına (staff) yansıyan payı da ciddi oranda düşürmesi üzerine takımın tecrübeli isimleri devreye girdi. Hakan Çalhanoğlu'nun 150 bin Euro, Merih Demiral'ın 200 bin Euro ve diğer oyuncuların da 100'er bin Euro toplayarak kendi ceplerinden milli takım personeline prim dağıttığı belirtildi.
Arizona Kampında Anksiyete ve Psikolojik Destek Eksikliği
Serdar Ali Çelikler'in iddiaları kamp şartlarındaki yetersizlikleri de gözler önüne serdi. Futbolcuların Arizona'daki kamp ortamından ve otel şartlarından hiç memnun kalmadığı ifade edilirken, takımın turnuva sürecinde yoğun bir "anksiyete" (kaygı bozukluğu) yaşadığı vurgulandı. Üst düzey stres altında olan milli takıma mentör, psikolog veya psikiyatr gibi mental destek uzmanlarının götürülmemesi ve alternatif bir kamp lokasyonu ayarlanmaması, TFF yönetimine yöneltilen eleştirilerin odak noktasını oluşturdu.