Ana içeriğe geç

Murat Emir'den Çankaya Belediyesi önünde protesto: O sandığı getirmek boynumuzun borcu

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Çankaya Belediyesi'ne yönelik operasyonu protesto ederek, "O sandığı getirmek bizim boynumuzun borcudur" dedi. Emir, gözaltıları "siyasi operasyon" olarak nitelendirip erken seçim çağrısı yaptı.

Murat Emir'den Çankaya Belediyesi önünde protesto: O sandığı getirmek boynumuzun borcu
Halk TV
16

CHP Ankara İl Örgütü, Çankaya Belediyesi'ne yönelik düzenlenen ve aralarında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de bulunduğu 36 kişinin gözaltına alındığı operasyonu belediye binası önünde protesto etti.

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, yapılan bu müdahaleyi eleştirerek adli süreçlerin siyasi operasyonlara dönüştürüldüğünü söyledi.

"İLK SANDIKTA SANDIĞA GÖMECEĞİZ."

Gözaltı kararlarına tepki gösteren ve yargı eliyle CHP kadrolarına yönelik iddialar üretildiğini söyleyen Emir, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Bu haksız, hukuksuz, usul hukukunu altüst eden, düşman hukuku olan şafak vakti yapılan operasyonu duyduktan sonra buraya koşan Ankaralılara, bugün burada toplananlara, buraya gelemese bile yüreği burada olanlara teşekkür ederim. Biz burada Çankaya Belediyesi'ne yapılan bu hukuksuz operasyonu kabul etmeyeceğimizi söylemek için geldik. Ankara halkının iradesini, adliyedeki bir avuç çalışana teslim etmeyeceğimizi söylemek için geldik. Çankayalının iradesine sahip çıkmak için geldik. Demokrasiye, sandığa, oyumuza ve adalete sahip çıkmak için geldik. Ne bugün yapılanlar ne bugüne kadar yapılanlar asla hukuki değil, içerisinde adalet yok, içinde yasa yok. Adliyelerde üretilen yargı kolları tarafından üretilen iftiracıların iddialarıyla doldurulan dosyalar üzerinden CHP kadrolarına kirli, siyasi operasyon çekilmektedir. Biz bu operasyona karşı bugüne kadar nasıl dimdik durduysak, asla eğilmeyeceğiz, bir adım geri atmayacağız ve bu kirli operasyonları, siyasi kumpasları kuranları ilk sandıkta sandığa gömeceğiz."

"BURASI SUÇ ÖRGÜTÜ YERİ DEĞİL, GAZİ'NİN ÇANKAYA'SI!"

Konuşmasının devamında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in dürüstlüğüne ve kurumsal şeffaflığa vurgu yapan Murat Emir, belediyenin zaten devletin tüm kurumları tarafından her an denetlendiğini hatırlattı.

Operasyonun yapılış biçimindeki çaresizliğe dikkat çeken Emir, masumiyet karinesinin çiğnenmemesi gerektiğinin altını çizerek şunları kaydetti:

"Biz Hüseyin Can Güner'i yakinen tanıyoruz, biliyoruz, güveniyoruz. Hem başkanımızın hem de çalışma arkadaşlarının veremeyeceği tek bir hesap olmadığını çok iyi biliyoruz. Burası suç örgütü kurulacak bir yer değil. Burası Cumhuriyet'in başkenti Ankara'nın kalbi Çankaya. Gazi'nin Çankaya'sı. Burada hizmet üretilir, burada vatandaşın derdi dinlenilir. İçişleri Bakanlığı 150 metre ötede, Adalet Bakanlığı 200 metre ötede, 500 metre ötede Sayıştay var, burası sürekli denetlenilir, her türlü hesap verilir. Sabahın bir vakti, burada sanki bir terör örgütü varmış gibi suçüstü yapacaklarmış gibi gelmeleri çaresizliğin göstergesidir. Çaresiler çünkü tek kör kuruş bulamadılar, bulamıyorlar, bulamayacaklar. 19 Mart darbesinde Ekrem Başkan'ı sonrasında diğer başkanları da demir parmaklık arkasına koyduklarında da söylemişti, yargılayın, sonuna kadar yargılayın ama tutuksuz yargılayın. Anayasayı askıya almayın, masumiyet karinesini yok saymayın."

YARGI MENSUPLARINA ÇAĞRI: "HUKUKA SAYGINIZ KALDIYSA TUTUKLAMAYIN"

Belediye Başkanı Güner'in operasyonu haber aldığı an kaçmak yerine hukuki sürece saygı duyarak hareket ettiğini belirten Murat Emir, adaletin siyasi korkulara alet edilmemesi gerektiğini söyledi.

İmamoğlu davasından bu yana süregelen baskıların CHP'nin kurumsal gücünü yıkmayı hedeflediğini belirterek yargı mensuplarına şöyle seslendi:

"Adliyedeki hakimlere, savcılara sesleniyorum. Adalet istiyoruz, hukuk istiyoruz, elinizdeki kanunları uygulayın. Hüseyin Can Güner, operasyon haberi aldığında önce uçak biletlerini aldı, sonrasında Sayın Genel Başkanımızla konuştu. Hüseyin Can Güner'i de diğer arkadaşlarımızı hukuka saygınız kaldıysa tutuklamayın. Hüseyin Can Güner, buradaki çalışma arkadaşlarına son verdiği talimatta ne dedi biliyor musunuz? Kolluk kuvvetlerine zorluk çıkartmayın dedi. Çünkü biz ne olursa olsun adalet talep ediyoruz, hukuk talep ediyoruz. Hukukun sonuna kadar yanındayız. Biz bu operasyonların niye yapıldığını biliyoruz. Bir kişi var, o bir kişi çok korkuyor. Bacakları titriyor. İlk seçimde koltuğumu kaybedeceğim diye kara kara düşünüyor, geceleri uyuyamıyor. İşte bu yüzden önce Ekrem Başkan'ı tutukladılar. Hiçbir delille iddialarına ispatlayamadılar, iddianameleri tel tel döküldü. İmamoğlu'na 14 saat savunma yapma hakkı bile tanımaya cesaret edemediler. Bunu başaramayanlar CHP'nin kurumsal kimliğini çökertirsek acaba Özgür Özel'in acaba bu kadroların acaba milletin iktidar yürüyüşünü durdurabilecek miyiz diye kirli bir plan daha yaptılar. Ama o plan da sizin önünüzden döndü, sizin ayaklarınızın altında tuzla buz oldu. Biz, milletimizleyiz. Milletimizle beraberiz. Milletimizle yürüyoruz. Milletimizle kol kola yürüyoruz. Milletimiz ne derse öyle yürüyeceğiz. Bu mücadeleyi ne butlancılara, ne saraydaki kirli operasyonculara, ne CHP'yi bölebilir miyiz diyen kişilere asla bırakmayacağız. Eninde sonunda başaracağız, birlikte başaracağız. Demokrasiyi de adaleti de özgürlüğü de hep birlikte getireceğiz."

"O SANDIĞI GETİRMEK BİZİM BOYNUMUZUN BORCUDUR!"

Türkiye’nin önünde çok kritik bir rejim ve sistem yol ayrımı bulunduğunu ifade eden Emir, CHP olarak toplumun tüm kesimlerini kucaklayarak bu düzeni sandıkta değiştireceklerini söyledi.

Seçim meydanını işaret eden grup başkanvekili, kararlılık mesajını şu cümlelerle tamamladı:

"Demokrasilerde karar günü sandık günüdür. O sandığı getirmek bizim boynumuzun borcudur, o sandık geldiği gün sizin önünüze mührü basacağınız bir parti amblemi koymak bizim boynumuzun borcudur. Onların içini patlatmak da sizin boynunuzun borcudur. Bizim yapacağımız budur. Türkiye bir yol ayrımındadır. Türkiye bir cumhuriyet olarak mı devam edecektir, yoksa bir monarşi midir, tek adam rejimi olarak mı devam edecektir? Türkiye'de seçim olacak mıdır, seçimler göstermelik mi olacaktır? İşte buna karar vereceksiniz. Bilin ki, inanın ki biz bu mücadeleyi hep birlikte yılmadan, bu korkuya boyun eğmeden, bir adım geri atmadan, hep birlikte bütün milletimizle kimseyi ayrıştırmadan, ama ezilenleri ama yoksulları ama işçileri, ama emeklileri, ama kenarda bırakılanları, şiddet kurbanı kadınları, umutsuz gençleri kimseyi geride bırakmadan hep birlikte değiştireceğiz. Hep birlikte başaracağız. Anayasayı askıya alanlar, hukuka darbe yapanlar, demokrasiyi yok sayanlar, sandığı kaçıranlar, belediye başkanlarımızı tutuklayarak, onları korkutabileceklerini sananlar eninde sonunda kaybedecekler."

Söz alan ve yaşananları önceki baskı dalgalarının bir devamı olarak nitelendiren eski CHP Ankara İl Başkan Vekili Yüksel Işık da sürece dair şu ifadeyi kullandı:

"Belediyelerimize yönelik bu operasyonlar, butlan operasyonunun devamıdır. Biz bu operasyonların hepsini aşacağız" (ANKA)

Kaynağa Git

İlgili Haberler