MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yaşar Yıldırım, Muğla Dalaman'da 15. Olağan İlçe Kongresi'nde açıklamalarda bulundu.
MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin selamlarını ileterek sözlerine başlayan MHP'li Yıldırım, "Bugün Milliyetçi Hareket Partisi’ni eleştirenlerin en çok söylediği sözlerden biri şudur: “Milliyetçi Hareket Partisi sürekli güvenlikten bahsediyor.” Evet… Biz önce güvenlik deriz. Çünkü güvenlik olmadan ekonomi olmaz. Güvenlik olmadan ticaret olmaz. Güvenlik olmadan eğitim olmaz. Güvenlik olmadan ibadet olmaz. Güvenlik olmadan yatırım olmaz. Güvenlik olmadan huzur olmaz." dedi.
"MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ HER ZAMAN “ÖNCE GÜVENLİK.” DEMİŞTİR"
Satırbaşları şöyle oldu:
İnsanların canı, malı, namusu emniyette değilse, istediğiniz kadar zengin olun, istediğiniz kadar makam sahibi olun; bunların hiçbir anlamı kalmaz. Bugün dünyanın en zengin ülkelerine bakın. Petrolü var…
Doğalgazı var… Serveti var… Ama güvenliklerini başkalarına emanet etmiş durumdalar. Kendi güvenliğini başkasının insafına bırakan milletler, bağımsız karar veremez. Bu sebeple Milliyetçi Hareket Partisi her zaman “Önce güvenlik.” demiştir.

"GÜVENLİK İHMAL EDİLDİĞİNDE, REFAH DA BİR GECEDE ELİNİZDEN GİDER"
Dünya çok tehlikeli bir dönemden geçiyor. Bir tarafta Orta Doğu’da savaşlar… Diğer tarafta Rusya-Ukrayna savaşı… Körfez bölgesinde yaşanan gelişmeler… Hürmüz Boğazı etrafındaki gerilim…
Henüz hiçbir mesele tamamen sona ermiş değildir.
Ukrayna, savaş başlamadan önce Avrupa’nın refah seviyesi yüksek ülkelerinden biriydi. İnsanları huzur içinde yaşıyordu. Fakat savaşla birlikte milyonlarca insan mülteci hâline geldi. Bugün Avrupa’nın birçok şehrinde Ukraynalı ailelerin nasıl bir hayat mücadelesi verdiğini hepimiz görüyoruz. Demek ki güvenlik ihmal edildiğinde, refah da bir gecede elinizden gider.
"BİZİM BAŞIMIZDA BİR LİDER VARDIR"
Bizim başımızda sıradan bir siyasi parti genel başkanı yoktur. Bizim başımızda bir lider vardır. Lider, bugünü değil; yarını gören insandır. Lider, on yıl sonrasını, yirmi yıl sonrasını hesap eden insandır. Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli yıllardır güvenlik siyasetini bunun için savunmaktadır. Çünkü önce devlet yaşayacak ki millet huzur içinde yaşayabilsin. Önce vatan korunacak ki ekonomi büyüsün. Önce sınırlar güvence altında olacak ki yatırım gelsin.
Biz öyle sıradan bir coğrafyada yaşamıyoruz. Biz Anadolu’dayız. Dünyanın en stratejik coğrafyasındayız.
Bu topraklar tarih boyunca Selçuklu’nun da, Osmanlı’nın da emaneti olmuştur. Ecdadımız at sırtında sadece toprak fethetmedi. Adaleti de fethetti. Hakkı da götürdü. Nizamı da götürdü. Böylesine önemli bir coğrafyada yaşıyorsanız güçlü olmak mecburiyetindesiniz.
Bugün hamdolsun Türkiye savunma sanayiinde büyük mesafeler kat etmiştir. Yüzde seksenin üzerinde yerlilik oranına ulaşılmıştır. Karada… Havada… Denizde… Türk Silahlı Kuvvetleri caydırıcı bir güce sahiptir. Asıl önemli olan da budur. Caydırıcı olmak. Güçlü olmazsanız herkes toprağınıza göz diker.
Ama güçlü olursanız kimse size yan gözle bakamaz.
Bunun en güzel örneklerinden biri Pakistan’dır. Yıllar önce dönemin Başbakanı Navaz Şerif, bütün ekonomik sıkıntılara rağmen nükleer silah programını tamamlayacaklarını söyledi. Vatandaşlar, “Ayağımızda ayakkabı yok.” dediler. O ise, “Gerekirse dağdan ot yeriz ama bu caydırıcı güce sahip oluruz.” dedi. Bugün görüyoruz ki o stratejik karar, Pakistan’ın güvenliği açısından çok önemli bir adım olmuştur.
"TÜRKİYE, BULUNDUĞU COĞRAFYADA EN GÜVENİLİR VE EN GÜÇLÜ ÜLKELERDEN BİRİ HÂLİNE GELMİŞTİR"
Bugün Avrupa’nın yaşadığı endişeye de dikkat edin. Yıllarca güvenliklerini başkalarına bıraktılar. Şimdi ise geceleri rahat uyuyamadıklarını kendileri ifade ediyorlar. Peki biz niçin rahat uyuyoruz? Çünkü güçlü bir devletimiz var. Çünkü güçlü bir ordumuz var. Çünkü güvenliği önceleyen bir devlet aklımız var.
Çünkü milletini düşünen bir liderimiz var. Allah’a hamdolsun bugün Türkiye, bulunduğu coğrafyada en güvenilir ve en güçlü ülkelerden biri hâline gelmiştir.
Elbette sıkıntılar vardır. Ekonomik problemler vardır. Hayatın getirdiği zorluklar vardır. Bunların da üstesinden yine birlikte geleceğiz. Ancak hiçbir ekonomik mesele, devletimizin bekasından, milletimizin güvenliğinden daha önemli değildir. Can güvenliği varsa ekonomi de düzelir. Huzur varsa yatırım da gelir. İstikrar varsa refah da büyür. Sözlerime son verirken, bu güzel kongrenin Milliyetçi Hareket Partimize, Dalaman’ımıza, Muğla’mıza ve aziz Türk milletine hayırlar getirmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum."