Ana içeriğe geç

Dışişleri Bakanı Fidan: İsrail sadece Türkiye'nin değil tüm dünyanın sorunu

Dışişleri Bakanı Fidan katıldığı canlı yayında soruları yanıtladı. Fidan, NATO Zirvesi'nden ABD ile ilişkilere kadar geniş bir yelpazede konuşurken İsrail'in yalnızca Türkiye için değil tüm dünya için bir sorun olduğunu belirtti

Dışişleri Bakanı Fidan: İsrail sadece Türkiye'nin değil tüm dünyanın sorunu
Aydınlık
16

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, CNN Türk'te Hande Fırat'ın sorularına yanıt verdi. Fidan, 7-8 Temmuz'da Ankara'da yapılacak olan NATO Zirvesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump'ın bir araya geleceğini ifade etti. ABD'nin Türkiye'ye yönelik sürdürdüğü CAATSA yaptırımlarını kaldırmak için çabaladıklarını ancak çeşitli lobilerin buna engel olduğunu belirtti. Fidan, İsrail'in eylemlerinin yalnızca Türkiye değil tüm dünya için bir sorun olduğunun altını çizdi.

Fidan'ın sözlerinden öne çıkan vurgular şu şekilde:

"ABD yönetimi ve sayın Trump’ın NATO zirvesine katılacağını teyit ettiler. Bu NATO topluluğu için önemli bir haber. Ayrıca Sayın Trump buna katılıyor çünkü davet eden Sayın Erdoğan. Eğer davet eden Sayın Erdoğan olmasaydı, katılmayacaktı. Bu artık büyük bir stratejik denklem oldu, bu denklem günümüzdeki meydan okumaları, çatışmaları, sıkıntıları, ittifaktaki kaymakları göz önünde aldığınızda ne kadar büyük bir rol oynadığını görürsünüz. Burada Cumhurbaşkanımızın küresel liderlik vizyonu, geliştirdiği ilişki ağı, oluşturduğu güven, insanlar nazarındaki prestij ve Türkiye'nin geldiği nokta önemlidir.

"ABD ile yıllar içinde inişli çıkışlı konularımız var. Ticaret, ekonomi, eğitim, teknoloji alanlarında iyi yürüyen alanlar var, bunları ilerletmeye çalışıyoruz. Özellikle jeopolitik konular, Obama döneminde başlayan Suriye'deki politika değişikliği ve rejime olan mücadelenin DEAŞ'a dönmesi, YPG'nin desteklenmesiyle Türkiye'nin milli güvenliğine tehdit oluşturan bir politika vardı. Trump'ın ikinci döneminde bu terk edildi. Bu en büyük sorunun kalkması oldu.

'NEREYE GİTMEK İSTEDİĞİMİZİN ÇOK İYİ FARKINDAYIZ'

"Lübnan'daki barışın sağlanması konusu önemli. Gazze barış planında yine bir noktaya kadar beraber çalışma imkanımız oldu savaşın durdurulması için. Belli konularda Türkiye-Amerika ilişkileri gerçekten iyi olduğu zaman bölgedeki istikrarı da etkiler durumda oluyor. Biz kendi hedeflerimizin çok iyi farkındayız, nereye gitmek istediğimizin çok iyi farkındayız.

CAATSA YAPTIRIMLARINDA SON DURUM

"Bir taraftan devam eden konular var, kongre üzerinden yıllar içerisinde kalmış, çözülememiş konular var. Bunlardan birisi CAATSA meselesi. Yani Türkiye ile ilgili spesifik kararlar alınabiliyor zaman zaman ama hani kurumsal olarak kalıcılığı olan tek negatif husus şu anda budur. Çünkü Türkiye hemen hemen son üç dört yıldır bütün yaptırımları birçok ülkeden kaldırdık. Ve çoğu da idari yaptırımlardı. Bir bu kalmıştı. Bu konuda da biz gereken adımları atıyoruz. Çünkü hem Sayın Cumhurbaşkanımız hem Sayın Trump da bunu kaldırma yönünde güçlü bir irade var. Geçen sene Eylül'de Washington'da bir araya geldiğinde iki lider bu konuda irade beyanında bulundular. Bakanlara da talimat verildi bu sorunun çözülmesi için. Genel hatları ile iyi giden bir ilişki var. CAATSA yaptırımlarının kaldırılması için bazı adımlar ve çalışmalar var. İşlemlerin yerine getirilmesi ile Kongrede süreç aynı olmayabilir. Ancak iradi anlamda bir sıkıntı yok. Kongrede süreç nasıl gidecek ona bakarız.

"Türkiye’ye yönelik genel yaptırımların kaldırılması için çalışıyoruz. CAATSA’nın yasaya bakan bir durumu var ancak diğer konularda yaptırımların kaldırılması için çok sistemli çalışmalarımız oldu. Bu konuda etkilerini görüyoruz. Bir yandan Halk Bankası davası diğer yandan Türkiye’nin talep ettiği konularda engellerin kaldırılması ve daha rasyonel bir ilişkiye dönülmesi. NATO üyesi olmayan ve ABD ile ortak çıkarı olmayan bir çok ülkeye askeri mühimmat satılırken Türkiye’ye satılmaması Trump yönetiminde izah edilir bir durumu yok. Kongreye sızmış bir takım Türkiye aleyhindeki düşüncülerin etkisini bu tür olaylarda görüyoruz.

BÖLGESEL İŞBİRLİĞİ VURGUSU

"Stratejik ve kardeşlik ilişkilerini de bulunduğumuz bölge ülkelerini de aynı zamanda görüş olarak ve gayri resmi olarak o platformda temsil ediyoruz. Mısır bir şey dediği zaman onun etki alanındaki ülkeleri, Suudi Arabistan bir şey dediğinde onun etki alanındaki ülkeler ki herkes masaya kendi etki alanını da getiriyor. Bu 4 ülkenin masaya gelip bir konuyu konuşmaları bile siyasi sembolizm açısından önemli bir aşamadır. Bu aşamanın daha stratejik sonuç verecek bir mekanizmaya evrileceğine inanıyorum.

"Cumhurbaşkanımızın da vizyonu bu yönde. Bir şey meyve vermeden büyük bir deklarasyonda bulunmak istemiyoruz. Bu yönde çalışmak bizim boynumuzun borcu. Bu sistemi Ortadoğu’nun yanı sıra Kafkaslar’da, Balkanlar’da, Afrika’da aynı şeyi yapmaya çalışıyoruz. Stratejik havzalardaki yaklaşımımız budur.

'BU KADAR SORUNUN KESİŞTİĞİ BAŞKA BİR ZAMAN OLMADI'

"Trump’ın NATO Zirvesi’ne gelecek olması başlı başına bir şey. Bu en önemli husus. Bunun yanında Amerika kendi rolünü Trump döneminde yeniden tanımlamaya çalışıyor. Avrupa ikinci dünya savaşından beri bu denli tehdit altında hissetmemişti. Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının yanı sıra ABD’nin kendini yeniden tanımlaması başka bir alan oluşturuyor. Ticaret alanlarını söylemiyorum bile. Yükselen başka aktörler var, Çin durdurulamıyor, marketlerin, ticaretin, teknolojinin yeniden dağılımı. Güvenlik ittifakının biri bu tarihi dönemeçte bir araya gelmesi tarihidir. Bu kadar sorunun kesiştiği başka bir zaman olmadı. Türkiye’nin bu süreci yönetmesi ve taşıma sorumluluğunu alması kendiliğinden olan bir olay değildir. Cumhurbaşkanımızın uzun erimli liderliği, uluslararası bütün sorunları sonuna kadar yaşaması, içeride ve dışarıda girdiği tüm mücadeleler ve dünyanın nereye gittiği ile ilgili sahici bir vizyonunum olmasıdır. Bir çok lider bu pozisyonda olmayabiliyor."

Kaynağa Git

İlgili Haberler