Ana içeriğe geç

KYK bursu tuzla buz oldu, öğrenci sofrası makarnaya sıkıştı

İstanbul’daki 300’ü aşkın öğrencinin beslenme krizini ve bütçe baskısı altında şekillenen gündelik yaşam mücadeleleri son araştırma raporunda ortaya çıktı.

KYK bursu tuzla buz oldu, öğrenci sofrası makarnaya sıkıştı
Yeniçağ
16

Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cemil Yıldızcan öncülüğünde Temmuz 2025 - Haziran 2026 tarihleri arasında yürütülen araştırma, İstanbul’daki 300’ü aşkın öğrencinin beslenme krizini ve bütçe baskısı altında şekillenen gündelik yaşam mücadelelerini gözler önüne seriyor.

Birgün Gazetesi’nde Atahan Uğur’un haberine göre; araştırma bulguları, sorunun yalnızca aç kalmaktan ibaret olmadığını; yetersiz beslenme, utanç, sosyal izolasyon ve gıdaya erişim kaygısıyla örülü yapısal bir krize dönüştüğünü ortaya koyuyor.

BURSLAR ENFLASYON KARŞISINDA ERİDİ

Türk-İş verilerine dayanan ekonomik göstergeler, öğrencilerin alım gücündeki dramatik gerilemeyi açıkça belgeliyor. Sağlıklı ve yeterli beslenmenin aylık maliyeti son dört yılda yaklaşık yüzde 462 oranında artarken, aynı süreçte KYK burslarındaki artış yüzde 371 seviyesinde kaldı. Bu dengesizlik neticesinde bursun sağlıklı beslenme maliyetini karşılama oranı adeta eridi. 2022 yılında temel beslenme maliyetinin yaklaşık yarısını karşılayabilen KYK bursu, 2026 yılına gelindiğinde bu maliyetin ancak yüzde 41'ine yetebilir hale geldi.

“GİZLİ GIDA GÜVENCESİZLİĞİ”

Araştırma sonuçlarını değerlendiren Doç. Dr. Cemil Yıldızcan, mevcut tabloyu “gizli gıda güvencesizliği” kavramıyla tanımlıyor. Meseleyi sadece hiç yemek bulamamak şeklinde ele almanın eksik olacağını belirten Yıldızcan; öğrencilerin nitelikli gıdaya düzenli erişememesini, öğün küçültmesini ve ucuz gıdalarla günü geçiştirmesini bu güvencesizliğin temel göstergeleri olarak açıklıyor.

Asıl sorunun yeterli, sağlıklı ve iyi gıdaya insan onurunu koruyarak, suçluluk ve utanç hissetmeden erişebilmek olduğunu vurgulayan Yıldızcan, bütçe darlığı nedeniyle arkadaş ortamlarında aç olduğu halde "ben tokum" demek zorunda kalan öğrencilerin varlığına dikkat çekiyor. Öyle ki araştırmaya katılan öğrencilerin yaklaşık üçte biri, sırf gıda maliyetleri yüzünden sosyal çevresinden çekilmek zorunda kaldığını ifade ediyor.

GÜNDE İKİ ÖĞÜN "ÖĞRENCİLİK HALİ" OLARAK KANIKSANIYOR

Çalışmaya katılan gençlerin yaklaşık yüzde 70'i günde iki öğün ya da daha az yemek yediğini beyan ediyor. Yıldızcan, iki öğünle yetinmenin zamanla öğrenci olmanın doğal bir bedeli gibi algılanıp olağanlaştırıldığına vurgu yapıyor.

Aile yanında yaşayan öğrencilerde günde iki öğün veya daha az yeme oranı yüzde 57 seviyesindeyken, aile evinden ayrılıp tek başına ya da yurtta kalan öğrencilerde bu oran yüzde 80’e kadar tırmanıyor. Aile evinden çıkmanın yemek hazırlama, saklama ve bütçeleme yükünü tamamen bireyselleştirdiğini söyleyen Yıldızcan, barınma ve ulaşım giderleri arttıkça gıdaya ayrılan payın zorunlu olarak daraldığını ifade ediyor.

KYK bursu tuzla buz oldu, öğrenci sofrası makarnaya sıkıştı - Resim : 1

FİYAT SAĞLIĞIN ÖNÜNE GEÇİYOR: SOFRALARDA MAKARNA SIKIŞMASI

Ekonomik darboğaz öğrencilerin ne yemek istediklerinden ziyade neyi ödeyebileceklerine odaklanmalarına yol açıyor. Ankete katılanların yaklaşık üçte ikisi gıda alışverişinde ilk kriter olarak fiyata baktığını söylerken, yine benzer bir oran maddi yetersizlikler nedeniyle ucuz ve indirimli ürünlere yöneldiğini belirtiyor.

Katılımcıların yarısından fazlası ekonomik nedenlerle sağlıklı beslenemediğini kabul ederken, her iki öğrenciden biri ayın sonuna doğru gıda miktarını azalttığını, her 10 öğrenciden dördü ise sık sık öğün atladığını dile getiriyor. Öğrencilerin yarıdan fazlasının haftada en az üç gün makarna tüketmesi ve hazır/işlenmiş gıdalara yönelmesi de bütçenin nitelikli beslenmeyi ertelettiğinin somut bir simgesi olarak öne çıkıyor.

YALNIZ BIRAKILAN GENÇLİK VE GIDA ADALETİ MÜCADELESİ

Krizin derinleşmesine karşın öğrencilerin kamu desteğinden yoksun bırakıldığı görülüyor. Araştırmaya katılanların yaklaşık yüzde 80'i son bir yıl içinde doğrudan hiçbir gıda desteğinden yararlanmadığını beyan ederken, kampüslerde sağlıklı ve uygun fiyatlı yemeğe kolayca erişebildiğini söyleyenlerin oranı yalnızca yüzde 14'te kalıyor. Yıldızcan, gıdaya erişimin eğitime erişimin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak devletten belediyelere, YÖK'ten üniversite yönetimlerine kadar tüm kurumlara sorumluluk çağrısında bulunıyor.

KYK bursu tuzla buz oldu, öğrenci sofrası makarnaya sıkıştı - Resim : 2

GIDA ADALETİ KOLEKTİFİ'NDEN HAK TALEBİ

Araştırma sürecinin bir parçası olarak kurulan Gıda Adaleti Kolektifi ise bu sorunu ortak bir mücadele zeminine taşımayı hedefliyor. Kolektif üyesi Galatasaray Üniversitesi öğrencisi Beyza Beyhan, gıdanın piyasa metası olmaktan çıkarılıp kamusal bir hak haline getirilmesi gerektiğini savunuyor. Beyhan; yetersiz burslar, niteliksiz yemekhane menüleri ve kantinlerdeki fahiş fiyatlar karşısında çaresiz tüketici rolünü reddettiklerini, vegan, vejetaryen ve glutensiz beslenme dahil her tabağın eşit ve nitelikli olması için kampüsler arası dayanışmayı büyüteceklerini ifade ediyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler