İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Deniz Demirhan yaptığı açıklamada, kuzeybatıdan gelen sıcak hava dalgasının başta Edirne ve Trakya olmak üzere Ege, Akdeniz ve Marmara'yı etkisi altına aldığını söyledi.
İstanbul'daki hava sıcaklıklarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Demirhan, "İstanbul, kuzeybatıdan gelen sıcak hava dalgasının etkisinde. Özellikle bugün ve çarşamba günü Anadolu yakasında sıcaklıkların 32 derece olması bekleniyor. Bu sadece ölçülen sıcaklık. Eğer hissedilen sıcaklığa bakacak olursak burada bir de nem etkisi ortaya çıkıyor. Tabii ki nemle birleştiğinde hissedilen sıcaklık sağlığımızı bozacak dereceye, 40 derecelere kadar çıkabilir. Bu da hassas bünyeli olan kişileri, çocukları, yaşlıları, kronik rahatsızlığı olanları çok rahatlıkla etkileyebilecek bir hava sıcaklığıdır." diye konuştu.
Demirhan, deniz kıyılarındaki yüksek buharlaşmanın nem oranını artırdığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Nem içerme kapasitesi arttığı zaman nem ve sıcaklık birleştiğinde hissedilen sıcaklığı da artırıyor. Hissedilen sıcaklık şöyle bir şey, dışarı çıktığınızda üzerinizdeki buharlaşması gereken o nemli his sizin üzerinizde buharlaşamıyor. O nemli yapışkan his hiçbir zaman kaybolmuyor, vücudunuzdaki nem atmosfere karışamıyor çünkü atmosfer neme doymuş vaziyette. Bu nedenle vücut üzerindeki hissedilen sıcaklık çok daha fazla oluyor. O yüzden tehlikeli bir hava var."
İstanbul'un en sıcak bölge olmadığını ancak kentleşmenin oluşturduğu "şehir ısı adası" etkisinin önemli bir risk oluşturduğuna işaret eden Demirhan, "İstanbul, geceleri soğuyamayan bir şehir. Gündüz de aşırı ısındığı için hiçbir zaman soğuyamayan, nefes alamayan bir şehir anlamına geliyor. Bundan kurtulmak için bir bina, beton yapı ve asfalt yapıldığı zaman hemen yakınına bir park yapılması gerekli. O zaman şehir nefes alır." ifadelerini kullandı.
GEREKSİZ SU TÜKETİMİ VE ORMAN YANGINI RİSKİNE KARŞI UYARI
Demirhan, vatandaşlara günün en sıcak saatlerinde uzun süre güneş altında kalmamaları çağrısında bulunarak, şunları tavsiye etti:
"Dışarı çıkarken bir şapka takarak ya da uzun süre güneşin altında durmayarak güneşten korunmamız gerekli. Mümkünse bir termos ya da bir su şişesini yanımızda taşımak gerekli. Özellikle bugünlerde su tüketimimizi artırmamız, kapalı giysiler giymemiz, terimizi çekecek ve bizi serinletecek pamuklu ve keten kıyafetler giymemiz gerekiyor. Tabii ki sokak hayvanlarını unutmamak lazım. Bizim içeri girme imkanımız var ama onların içeri girme imkanı da yok. Dışarıya bir kap su koymak çok önemli."
Yüksek sıcaklıkların su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığını, barajlarda buharlaşmanın yaz aylarında önemli su kayıplarına neden olduğunu vurgulayan Demirhan, yağışların yetersiz kaldığı dönemlerde suyun daha dikkatli kullanılması, duş süresinin kısaltılması, çamaşır ve bulaşık makinelerinin tam dolu çalıştırılması, araç yıkama gibi gereksiz su tüketiminden kaçınılması uyarılarında bulundu.
Sıcak havanın orman yangını riskini de yükselttiğine işaret eden Demirhan, ormanlara giriş yasaklarına uyulmasının büyük önem taşıdığının altını çizerek, ormanlarda bırakılan atıkların yüksek sıcaklık ve güneş radyasyonunun etkisiyle kolaylıkla yangına neden olabileceğini, kuru otların temizlenmesi ve insan kaynaklı risklerin en aza indirilmesi gerektiğini belirtti.