ABD Başkanı Donald Trump, ikinci yönetim döneminin “ilk gününde” kitlesel sınır dışı uygulamalarını başlatma vaadiyle kampanya yürütmüştü. Göreve geldikten sonra özellikle Demokratların yönettiği kentleri hedef alan göçmen operasyonları hız kazandı. Bu süreçte yalnızca 1 Ocak ile 11 Haziran 2025 arasında 105 binden fazla kişi sınır dışı edildi.
Trump yönetimi, uygulamaları Amerikalılara daha fazla iş imkanı sağlama ve göçmenlerin “Hispanik işleri” ile “Siyahların işleri” olarak tanımlanan alanlarda istihdamı sınırladığı iddiasını sona erdirme gerekçesiyle savundu. Ancak Brookings’in son araştırmasına göre, ICE operasyonları iş gücü piyasasında tam tersi bir etki yarattı.
Araştırmacılar, ICE operasyonlarının ABD ekonomisinde hem ABD doğumlu hem de yabancı doğumlu çalışanları kapsayan toplam 668 bin iş kaybına yol açtığını tespit etti. ICE faaliyetlerinin en yoğun yaşandığı şehirlerde iş kayıplarının zamanla arttığı ve her bir tutuklama için yaklaşık 30 işin kaybedildiği belirlendi.
ICE OPERASYONLARI ZAMANLA DAHA FAZLA İŞ KAYBINA NEDEN OLDU
Brookings araştırmasına göre, ICE operasyonlarının ardından yaşanan iş kayıpları yalnızca tutuklanan kişi sayısıyla sınırlı kalmadı. ABD’de işsizlik oranı Nisan 2023’ten bu yana kademeli olarak yükselirken, araştırmacılar ICE faaliyetlerinin etkisini ayrıştırmak için en fazla tutuklamanın yaşandığı şehirlerdeki istihdam değişimlerine odaklandı.
ICE, Ocak-Haziran 2025 döneminde en yoğun operasyonların gerçekleştiği 86 şehirde yaklaşık 52 bin kişiyi gözaltına aldı. Güney sınırındaki Laredo kentinde, ICE operasyonları öncesinde aylık ortalama 6 olan gözaltı sayısı, operasyonların başlamasının ardından aylık ortalama 803’e yükseldi.
Deportation Data Project verilerine göre, Trump’ın ikinci yönetim döneminin ilk yılında ICE sokak tutuklamaları 11 kat arttı.
Araştırmada, ICE faaliyetlerinin en yoğun yaşandığı şehirlerin en üst çeyreğinde istihdamın ortalama yüzde 0,73 gerilediği belirtildi. Knoxville, Houston ve San Diego gibi şehirler bu grupta yer aldı.
Araştırmacıların ICE faaliyetleri artmadan en az altı ay önceki istihdam verilerini inceleyebildiği şehirlerde ise istihdam, ICE artışı yaşamayan kentlere kıyasla yüzde 1,48 düştü.
Çalışma, Ocak-Haziran 2025 arasında gerçekleşen ICE operasyonlarını ve Eylül 2025’e kadar olan istihdam eğilimlerini kapsadı. Araştırmacılar Marcela Escobari ve Ian Seyal, bu veriler ışığında sonraki aylarda istihdamdaki düşüşün daha da derinleşmiş olabileceğini değerlendiriyor.
İŞ KAYBI ABD DOĞUMLU ÇALIŞANLARI DA ETKİLEDİ
Brookings çalışması, ICE operasyonlarının ABD doğumlu çalışanlar üzerinde de olumsuz sonuçlar doğurduğunu gösteren diğer araştırmalarla paralellik taşıyor. Colorado Boulder Üniversitesi araştırmacıları, gözaltına alınan her bir belgesiz erkek çalışan için yaklaşık altı erkeğin iş gücünden ayrıldığını ortaya koymuştu.
Brookings araştırmasına göre, ICE operasyonları sonucunda kaybedilen 668 bin işin 51 bin ile 297 bin arasındaki kısmı ABD doğumlu çalışanlara aitti.
Göçmen iş gücünün yoğun olduğu inşaat, konaklama ve gıda hizmetleri sektörleri operasyonlardan en fazla etkilenen alanlar arasında yer aldı. Araştırmacılar, bu sektörlerdeki kayıpların Amerikalı çalışanları da doğrudan etkilediğini belirtti.
Örneğin inşaat sektöründe göçmen işçiler konut üretiminin temel parçalarından birini oluşturuyor. Bu iş gücünün eksilmesi, ABD doğumlu proje yöneticileri, elektrikçiler ve yapı denetçileri gibi çalışanların da işlerini sürdürememesine yol açabiliyor.
Brookings Küresel Ekonomi ve Kalkınma Programı Başkan Yardımcısı ve Direktörü Marcela Escobari, birçok işletmenin eksilen çalışanları kolayca yerine koyamadığını belirtti. Escobari’ye göre yeni çalışan bulmak ve eğitmek zaman aldığı için işletmeler küçülmeye gidiyor ya da tamamen kapanıyor; bu da daha geniş çaplı iş kayıplarına neden oluyor.
OPERASYONLAR YEREL EKONOMİLERDE DAHA GENİŞ BİR ETKİ YARATTI
ICE’ın iş yeri baskınları, ev gözaltıları ve yasal statüye sahip göçmenlerle Amerikalıların da gözaltına alınması gibi kamuoyunda geniş yankı uyandıran operasyonları, ekonomide daha geniş bir caydırıcı etki yarattı.
Pennsylvania Üniversitesi tarafından cep telefonu ve kredi kartı verileri kullanılarak yapılan bir araştırma, ICE faaliyetlerinin yaya trafiğinde ve tüketici harcamalarında düşüşe yol açtığını ortaya koydu.
Escobari, operasyonların yarattığı yaygın korkunun ICE ile doğrudan temas yaşamayan kişileri de etkilediğini belirtti. Buna göre birçok kişi dışarı çıkmayı azalttı, daha az harcama yaptı ve bu durum mal ve hizmetlere olan talebi baskılayarak yeni iş kayıplarına yol açtı.
Araştırmacıların “korkuya dayalı talep baskılanması” olarak tanımladığı bu etki, göçmen çalışan oranının yüksek olmadığı sektörlerde de hissedildi. Örneğin sanat ve eğlence sektörü, insanların evlerinden daha az çıkması nedeniyle istihdam kaybı yaşadı.
ARAŞTIRMACILAR DAHA BÜYÜK EKONOMİK ETKİ BEKLİYOR
Brookings araştırmacıları, ICE operasyonlarının uzun vadede ekonomi üzerinde daha büyük olumsuz etkiler yaratabileceğini öngörüyor.
Çalışmanın yazarlarından, Brookings kıdemli araştırma analisti Ian Seyal, fiyat artışlarının gündeme gelebileceğini belirtti. Seyal’e göre mal ve hizmet fiyatlarının yanı sıra, inşaat süreçlerindeki gecikmeler nedeniyle konut fiyatlarında da artış yaşanabilir.
Araştırma, göçmenlere yönelik yoğun operasyonların yalnızca sınır dışı edilen ya da gözaltına alınan kişileri değil, yerel ekonomileri, işletmeleri ve ABD doğumlu çalışanları da etkileyen geniş kapsamlı sonuçlar doğurduğunu ortaya koyuyor.