Ana içeriğe geç

Atalay Tanrıverdi’den Düşünür Koleji Genel Merkezi’nin Van Kampüsü açıklamasına yanıt

Van Düşünür Koleji’nin eski işletmecisi Atalay Tanrıverdi, Düşünür Koleji Genel Merkezi tarafından Van Kampüsü’ne ilişkin yapılan kamuoyu açıklamasına yazılı bir açıklamayla yanıt verdi. Tanrıverdi, Genel Merkezin sürece ilişkin kamuoyuna aktardığı bazı bilgilerin ellerindeki belge ve kayıtlarla örtüşmediğini öne sürerek, yaşanan süreçteki idari ve mali işlemlerin yargı mercilerince bütün yönleriyle değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Atalay Tanrıverdi’den Düşünür Koleji Genel Merkezi’nin Van Kampüsü açıklamasına yanıt
Haberler.com
16

Tanrıverdi, Genel Merkezin Van Kampüsü’nde yaşanan sorunların bağımsız bir franchise işletmesinden kaynaklandığı, Genel Merkezin yalnızca destek verdiği, açılan davaların kazanıldığı ve mağduriyetlerin giderildiği yönündeki açıklamalarına katılmadığını belirtti. Açıklamasında, toplantı kayıtları, kira sözleşmeleri, banka ve POS hareketleri, muhasebe yazışmaları ile çeşitli resmi belgelerin farklı bir tablo ortaya koyduğunu iddia etti.

Eski işletmeci, Van Kampüsü’nün yönetim sürecinde Genel Merkezin yalnızca danışmanlık veya mali destek vermekle sınırlı kalmadığını öne sürerek, öğretmen ve yöneticilerle gerçekleştirilen toplantılarda kampüs yönetiminin Genel Merkeze devredildiğinin ifade edildiğini, maaş, satın alma, personel ve mali süreçlere ilişkin kararların da bu kapsamda değerlendirildiğini savundu.

Tanrıverdi, kira ilişkilerinin sona erdirilmesi ve yeni kira sözleşmelerinin Genel Merkez bünyesindeki şirketler üzerinden yapılması, öğrenci ödemelerinin Genel Merkeze ait banka hesapları ve POS cihazları aracılığıyla tahsil edilmesi ile personel ve tedarikçi ödemelerinin merkezi muhasebe tarafından yürütülmesinin de açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti.

Açıklamasında, Genel Merkezin mali sorunlardan 2025 yılı Ağustos ayında haberdar olduğunu belirtmesine rağmen, sonraki dönemde okulda kitap ve kıyafet satışlarının Genel Merkez organizasyonuyla yürütüldüğünü ileri süren Tanrıverdi, bu süreçte gerçekleştirilen mali işlemlerin kamuoyuna ayrıntılı şekilde anlatılması gerektiğini kaydetti.

Devir sürecinin “çok ortaklı yapı” nedeniyle tamamlanamadığı yönündeki açıklamaya da değinen Tanrıverdi, süreci hangi ortakların hangi işlemlerle engellediğinin somut olarak açıklanmasını istedi. Yaklaşık 450 öğrenci, çok sayıda veli ve çalışanın etkilendiği süreçte yalnızca genel ifadeler kullanılmasının kamuoyunu yeterince aydınlatmadığını savundu.

Tanrıverdi, Van Kampüsü öğrencilerinin başka bir özel okula yönlendirilmesi sürecinin de Genel Merkez tarafından organize edildiğini ileri sürerek, velilere gönderilen bilgilendirme mesajlarının bu iddiayı desteklediğini öne sürdü.

Öğrencilerin farklı bir okula yönlendirilmiş olmasının tüm mağduriyetleri ortadan kaldırmadığını ifade eden Tanrıverdi, personel, SGK ve resmi kapanış işlemlerinden kaynaklanan idari ve mali sonuçların eski işletme üzerinde kaldığını, ayrıca velilere bankalar aracılığıyla yüksek tutarlı iadeler yapıldığını belirtti.

Genel Merkezin “açılan tüm davaların kazanıldığı” yönündeki açıklamalarına da değinen Tanrıverdi, söz konusu davalara ilişkin mahkeme kararlarının, esas ve karar numaraları ile kesinleşme durumlarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini ifade etti. Devam eden yargı süreçleri bulunması halinde kesin ifadeler kullanılmasının yanlış algıya neden olabileceğini savundu.

Tanrıverdi, açıklamasının sonunda Van Kampüsü’nde yaşanan sürece ilişkin tüm iddiaların tek taraflı açıklamalarla değil, ilgili kira sözleşmeleri, banka kayıtları, muhasebe belgeleri, toplantı kayıtları ve resmi evrakların bağımsız yargı mercilerince birlikte değerlendirilmesiyle netlik kazanacağını belirtti.

Kaynağa Git

İlgili Haberler