Arjantin, Cumhurbaşkanı Javier Milei'nin yeniden seçilmek için sandık başına gitmeye hazırlandığı 2027 yılında ciddi döviz borcu sınavıyla karşı karşıya kalacak.
Ancak mali disiplindeki ilerleme ve ekonomik istikrar, yatırımcıların bu sürecin yönetilebileceğine olan inancını artırıyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre Güney Amerika ülkesinin 2027 yılında ödemesi gereken döviz cinsinden anapara miktarı 23 milyar doları aşıyor.
Faiz ödemeleri de eklendiğinde bu miktar 32 milyar doların üzerine çıkıyor. Bu tablo, ülkenin 2022 ve 2023 yıllarından bu yana karşılaştığı en yüksek yıllık borç yüklerinden birini oluşturuyor.
O dönemde borç ödemeleri, IMF'nin ülkeye aktardığı milyarlarca dolarlık yeni kaynaklarla finanse edilmişti.
Arjantin'in finansal istikrarını desteklemek amacıyla üç uluslararası finans kuruluşu, ülkeye toplam 42 milyar dolarlık yeni destek paketi sağlandığını duyurdu.
Bu kapsamda IMF, ülke için dört yıllık 20 milyar dolarlık yeni kurtarma programını onayladı. Dünya Bankası Arjantin ekonomisine 12 milyar dolar aktaracağını açıklarken, Amerikan Devletleri Kalkınma Bankası (IDB) da 10 milyar dolarlık anlaşma planladığını bildirdi.
Ekonomi Bakanı Luis Caputo, Buenos Aires yönetiminin IMF, Dünya Bankası ve IDB dahil olmak üzere çeşitli kaynaklardan 60 gün içinde 19 milyar dolar almayı beklediğini belirtti.
Bu miktarın 12 milyar dolarlık ilk diliminin IMF yönetim kurulu kararıyla acilen serbest bırakılacağı kaydedildi. Dünya Bankası ise Arjantin için 1,5 milyar dolarlık kaynağın derhal kullanıma sunulacağını açıkladı.
IMF Başkanı Kristalina Georgieva, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, programı hükümetin reformları ilerletme, büyümeyi teşvik etme ve halkın yaşam standartlarını yükseltme kararlılığına yönelik güven oyu olarak nitelendirdi.
Georgieva, Milei yönetiminin ekonomiyi istikrara kavuşturma yolunda kaydettiği ilerlemeyi övdü.
Kendisini "anarko-kapitalist" olarak tanımlayan Cumhurbaşkanı Milei, televizyondan yayımlanan ulusa sesleniş konuşmasında, Arjantin'in gelecek 30 yılda en güçlü ekonomik büyümeye sahip ülke olacağını söyleyerek ekonominin "daha önce hiç olmadığı kadar" büyüyeceğini ifade etti.
Bu paket, Arjantin'in Washington merkezli IMF'ye üye olduğu 1956 yılından bu yana aldığı 23. kurtarma paketi olma özelliği taşıyor.
Ülkenin, IMF tarihinin en büyük kredisi olan 2018 yılındaki anlaşmadan kalan 44 milyar dolarlık borcu daha önce yeniden yapılandırılmıştı.
Kazanılan yeni kaynakların, Merkez Bankasının rezervlerini güçlendirmesi ve enflasyonla mücadele sürecinin devam etmesini sağlaması öngörülüyor.
Ekonomi Bakanı Caputo, bu kaynaklar sayesinde 2019 yılından bu yana uygulanan ve ekonominin işleyişine zarar veren döviz kontrollerinin kaldırılacağını açıkladı.
Merkez Bankası açıklamasına göre döviz kontrollerinin yerine peso, dolar karşısında 1000 ile 1400 peso arasında belirlenen bantta dalgalanmaya bırakıldı.
Arjantin vatandaşlarının ayda en fazla 200 dolar satın alabilmesine yönelik sınırlama da kaldırıldı.
Ayrıca ihracatçılar için uygulanan farklılaştırılmış döviz kuru uygulamasına son verilirken, yabancı hissedarlara kâr payı dağıtımına 2025 yılından itibaren izin verildiği ve dış ticaret ödemelerinin vadelerinin esnetildiği duyuruldu.
Arjantin'in risk primi, Milei'nin sıkı mali politikaları, Merkez Bankasının yeniden dolar alımına başlaması ve uluslararası tahvil piyasalarına girmeden kısa vadeli düşük maliyetli finansman sağlama başarısı sayesinde son sekiz yılın en düşük seviyesi olan 420 baz puana kadar geriledi.
Reuters'a konuşan Ekonomi Bakanlığı sözcüsü "Gelecek yıl kesinlikle bir dolar sıkıntısıyla karşı karşıya kalmayacağız çünkü ciddi bir ticaret fazlamız var ve tüm borç vadeleri önceden finanse edildi" ifadelerini kullandı.
Ancak IMF uzmanlarının hazırladığı raporda, net uluslararası rezerv birikiminin program hedeflerinin altında kalması nedeniyle ülkeye onay verilmesine rağmen "olağanüstü riskler" bulunduğu uyarısı yapıldı.
Raporda, Arjantin'in borcunun sürdürülebilir olduğu ancak bunun yüksek olasılık taşımadığı belirtildi.
Moody's Ratings Ülke Riskleri Kıdemli Yetkilisi Jaime Reusche, finansman akışının ülke için daha rahat hale geldiğini belirterek "Piyasa erişimi olmasa bile Arjantin'in 2027 taahhütlerinin tamamını yerine getirme olasılığının giderek arttığını görüyoruz" dedi.
Reuters'a konuşan Reusche, Arjantin'in rezervlerini kısmen kullanarak, alternatif finansman kaynakları ve ihracat gelirlerindeki artışın desteğiyle bu süreci atlatabileceğini kaydetti.
UBS Küresel Varlık Yönetimi Gelişmekte Olan Amerika Pazarları Yatırım Grubu Başkanı Alejo Czerwonko "Arjantin’in 2027 yılındaki borç vadeleri oldukça büyük ve bu durum kritik bir genel seçimle çakışıyor" uyarısında bulundu.
Czerwonko, buna karşın ülkenin son derece yaratıcı bir finans ekibine sahip olduğunu, yerel hukuk kapsamındaki dolar tahvilleri ve çok taraflı finansal kuruluşlardan alınan kredilerle süreci önceden planladığını vurguladı.
Ayrıca ABD'nin Trump yönetimi müttefiki olan Milei'ye olağanüstü destek sağladığını ve yeni ABD kredilerinin de dışlanamayacağını ekledi.
Gelecek hafta ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in Arjantin'i ziyaret ederek ülkenin reformlarına tam destek vermesi bekleniyor.
Ülkede Milei hükümetinin uygulamaya koyduğu büyük yatırımları teşvik programları kapsamında onaylanan projelerin tutarı 25 milyar doları aştı.
Tarım, enerji, madencilik ve altyapı sektörlerine vergi ve gümrük kolaylıkları sağlayan bu projelerin orta vadede döviz girişini artırması bekleniyor.
Ancak bu yatırımların üretime dönüşmesi zaman alacağından, 2027 yılı bir geçiş köprüsü niteliği taşıyor. Hükümet bu süreçte yerel hukuk kapsamındaki nakit piyasası tahvil ihraçlarına yeniden başladı.
2021-2024 yılları arasında hiç yapılmayan bu ihraçlar, 2025'te 1 milyar dolar, 2026'nın ilk beş ayında ise 3 milyar doları aşan seviyelere ulaştı.
AFP'ye konuşan Buenos Aires Üniversitesi'nden siyaset bilimci Belen Amadeo "Milei’nin bu anlaşmaya nefes almak kadar ihtiyacı var" değerlendirmesini yaptı.
Amadeo, istikrarsızlık ve enflasyonun yükselmesi durumunda halkın hızla dolara yöneleceğini, bu durumun da ekonomik programı tehlikeye atabileceğini belirtti.
Milei yönetimi, kamu harcamalarını kısmak amacıyla on binlerce kamu çalışanının işine son verdi, bakanlık sayısını yarıya indirdi ve enflasyona endeksli emekli maaşı artışlarını veto etti. Bu önlemler sayesinde ülke son on yıldaki ilk bütçe fazlasını kaydetti.
Mart 2026 itibarıyla yıllık enflasyon yüzde 55,9 seviyesine geriledi. Bu oran, 2023 sonundaki yüzde 211 seviyesine kıyasla önemli bir düşüşe işaret etse de küresel düzeydeki en yüksek enflasyon oranlarından biri olmayı sürdürüyor.
Mart ayındaki aylık enflasyon ise şubat ayındaki yüzde 2,4 seviyesinden yüzde 3,7'ye yükseldi.
Uygulanan sıkı kemer sıkma politikaları enflasyonu düşürürken, halkın alım gücünde gerileme, istihdam kayıpları ve tüketici harcamalarında ciddi bir daralmayı da beraberinde getirdi.