Ana içeriğe geç

IEA Euronews'e: Avrupa sanayisini kurtarmanın anahtarı elektrifikasyon

Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, Euronews’e, AB’nin sanayi rekabetçiliğini artırmak için “elektrik çağı”nı benimsemesi gerektiğini söyledi. #TheEuropeConversation

IEA Euronews'e: Avrupa sanayisini kurtarmanın anahtarı elektrifikasyon
Euronews Türkçe
16

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, Euronews’e yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği’nin ekonomik egemenliğini korumak ve zorlanan sanayi kollarını yeniden canlandırmak istiyorsa, ulaştırma ve ağır sanayinin elektrifikasyonuna yatırım yapmasının doğru enerji stratejisi olduğunu söyledi.

“Elektriği yenilenebilir kaynaklardan, nükleer enerji ve belki de doğal gazdan üretebiliriz ve ekonomilerimizi mümkün olduğunca elektrifikasyona dayalı hale getirmeliyiz” diyen Birol, fosil yakıtlardan elektrik temelli bir ekonomiye geçiş yapılması gerektiğini savundu.

Birol’un açıklamaları, AB’nin, ABD öncülüğündeki İran’la çatışma ve küresel petrol ve gaz arzının yaklaşık yüzde 20’sini taşıyan kilit deniz yolu Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasıyla daha da ağırlaşan bir enerji kriziyle karşı karşıya olduğu bir döneme denk geliyor.

Bu kesinti, hanelerin enerji faturalarını yükseltti ve halihazırda zaten yüksek elektrik fiyatlarıyla boğuşan ve rekabet gücü zayıflayan ağır sanayi üzerindeki baskıyı artırdı. Üreticiler, tırmanan üretim maliyetlerinin yaygın kapanmalara yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

IEA’nın tavsiyeleri doğrultusunda AB liderleri, elektrikli araçlara (EV), ısı pompalarına ve ağır sanayide fosil yakıtla çalışan yüksek fırınların elektrik ark ocaklarıyla değiştirilmesine yönelik yatırımları giderek daha fazla destekliyor. Amaç, birliğin enerji ithalatının hâlâ yaklaşık yüzde 60’ını oluşturan fosil yakıtlara bağımlılığı azaltmak.

Ancak üye devletler ve sanayi için hedefler içermesi beklenen Avrupa Komisyonu’nun uzun zamandır beklenen elektrifikasyon stratejisi iki kez ertelendi ve artık 22 Temmuz’da yayımlanması planlanıyor.

Eleştirmenler, AB’nin enerji dönüşümünün, altyapı ve tüketicilerin ayak uydurabileceğinden daha hızlı ilerlediğini savunuyor. Kaygılar arasında yetersiz elektrikli araç şarj ağları, depolama imkânlarının sınırlı olması, yüksek elektrik maliyetleri ve elektrik şebekelerindeki tıkanıklık yer alıyor.

Fransa elektrifikasyona hız veriyor

Teknik zorlukların ötesinde, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, yüksek enerji maliyetlerinin haneler ve işletmeler üzerindeki baskıyı giderek artırdığını belirterek, fiyatların düşürülmesine yardımcı olmak için Brüksel’i mali kuralları gevşetmeye çağırdı.

Enerji sisteminin büyük ölçüde nükleer santrallere dayanması sayesinde fiyat şoklarından kısmen korunmuş olan Fransa, geçen ay, ithal fosil yakıtlara bağımlılığını enerji tüketiminin neredeyse yüzde 60’ından 2035’e kadar yüzde 30’a düşürmeyi hedefleyen 22 maddelik bir yol haritası açıkladı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, perşembe günü elektrifikasyonun hızlandırılması için ülke çapında bir seferberlik çağrısında bulunarak bunun alım gücünü artıracağını, rekabetçiliği güçlendireceğini ve Fransa’nın enerji egemenliğini pekiştireceğini savundu.

Otomobil üreticisi Stellantis, 2029’dan itibaren yeni nesil elektrikli araçlar üretmek üzere Mulhouse tesisine 1 milyar avronun üzerinde yatırım yapmayı planlıyor. Fransız hükümeti ayrıca 240 bin ilave şarj noktası kurmayı ve petrol ya da gazla ısınan sistemlerini değiştiren düşük gelirli haneler için sübvanse edilen bir ısı pompası kiralama programı başlatmayı hedefliyor.

“Fransa, mevcut jeopolitik bağlamda büyük bir elektrik gücü olmaktan gurur duyabilir” diyen Macron, “Bu aynı zamanda elektrik fiyatlarındaki artışların Fransa’da başka yerlere kıyasla daha sınırlı kalmasının da nedenidir” diye ekledi.

Ayrıca Almanya’daki elektrik fiyatlarının Fransa’dakinin neredeyse iki katı olduğunu belirtti.

Avrupa için bir strateji olarak elektrifikasyon

Zorluklara rağmen, perşembe günü yayımlanan IEA’nın son küresel yatırım raporu, elektriğe yönelik harcamaların artık küresel enerji yatırımlarının neredeyse yüzde 60’ını oluşturduğunu ortaya koydu; bu da Avrupa’nın sanayi ve düzenleyici hedefleriyle büyük ölçüde örtüşen bir eğilim.

Rapor, “elektrik çağı”nın, Çin elektrifikasyon yatırımlarında küresel liderliğini sürdürürken aynı zamanda bir Avrupa projesine de dönüşmekte olduğunu gösteriyor.

Raporda, “Son on yılda yenilenebilir enerjiye, nükleere, elektrifikasyona ve verimliliğe yapılan yatırımlar, başlıca yakıt ithalatçısı bölgelerde enerji güvenliğini somut biçimde iyileştirdi ve emisyonları azalttı” ifadesine yer verilirken, AB, Çin, Japonya ve Güney Kore ile birlikte öne çıkarıldı.

IEA’ya göre, bazı ülkelerde sübvansiyonların azaltılmasına rağmen 2026’nın ilk çeyreğinde Avrupa’da elektrikli araç satışları yüzde 30, ısı pompası satışları ise yüzde 17 arttı.

Enerji ajansı dena’ya göre Almanya’da ısı pompaları ülkenin en çok satan ısıtma teknolojilerinden biri haline geldi. Geçen yıl satılan yeni ısıtma sistemlerinin neredeyse yarısını ısı pompaları oluşturdu ve 2025, satışların ilk kez gaz kazanlarının önüne geçtiği yıl oldu.

Rapor ayrıca Avrupa’da elektrik şebekeleri ve depolamaya yönelik yatırımların arttığına dikkat çekerek, Brüksel’in uzun süredir hafife aldığı bir sorunun altını çizdi: İletim ağları yükseltilmeden üretim kapasitesinin artırılması yeni kırılganlıklar yaratıyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler