Doğu Karadeniz’de birinci sürgün yaş çay hasadı devam ediyor. ÇAYKUR’un işleme kapasitesi nedeniyle alımlar yavaşlayınca üretici, hasat edilen ürünü özel sektöre vermek zorunda kaldı. Özel sektör ise alım fiyatı 35 lira olarak açıklanmasına rağmen fiyatı 28 liraya kadar düşürdü. Rize Ziraat Odası Başkanı, ‘hasada ara verelim’ dedi, ÇAYÜDAD Başkanı Mustafa Mavi de hazırladıkları ‘Çay Kanunu’ taslağına vurgu yaptı.
Çay Üreticileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (ÇAYÜDAD) Başkanı Mustafa Mavi, çay alımlarında yine kaos yaşandığını belirtti, süreci şöyle anlattı:
“Kurban dolayısıyla çay bekletildi. Bayramdan sonra da hasat başladı, izdiham oldu. Bazı üreticilerimiz mayıs ayı içinde çayı bitrmeye çalıştı. Çünkü, ÇAYKUR mayıs ayında aldığı ürünün parasını haziranda veriyor. Bu yüzden de üretici hasadı mayıs ayında bitirmek istedi. ÇAYKUR da yoğunluktan dolayı randevulu sistem ve kontenjan uygulamasına geçti. Bunu fırsat bilen özel sektör ise fiyatı düşürdü, vadeleri de 10 aya kadar uzattı. Kaos oluştu.”
Mavi, üreticilere şu çağrıyı yaptı: “Acele etmeyin, ÇAYKUR elindeki çayı bitirsin, sonra rahat rahat satalım. Özel sektöre ucuz fiyattan çay vermeyelim.”
TEK ÇARE ÇAY KANUNU
Mustafa Mavi, yıllardır bölgenin beklediği ‘Çay Kanunu’nun sorunların tek çözümü olduğunu belirtti. Bazı kesimler tarafından üreticinin kırmızı çizgilerinin kabul edilmediğine dikkat çeken Mavi, üreticilerle ve bölge STK’larıyla birlikte taslak kanun hazırladıklarını bildirdi.
TAVİZ VERMEDİLER
Mavi, bugüne kadar hazırlanan taslakların neden yasalaşmadığını şöyle anlattı:
“2007’den beri Çay Kanunu taslaklarıyla; önerileriyle hemhal olduk. Bütün kesimlerin, siyasi partilerin hazırladıkları taslaklar bize geldi, biz de görüşlerimizi bildirdik ama maalesef ortak bir metin üzerinde uzlaşamadık. Bizim de kırmızı çizgilerimiz var, onlar da bazı şeylerden taviz vermedi ve maalesef bugüne kadar gelindi.
“Biz de dernek olarak üreticilerle, muhtarlarla ve STK’larla beraber bir taslak hazırladık, çalışmalarımız sürüyor. Olgunlaştırıp milletvekillerine sunacağız ve ‘yasalaştırın’ diyeceğiz.”
TÜKETİCİYİ DE ÜRETİCİYİ DE KORUMALI
Mustafa Mavi, taslaktaki en önemli maddeleri şöyle sıraladı:
“Temsilde adalet istiyoruz. Ulusal Çay Konseyi vardı, üretici burada temsil edilmiyordu. Hep sanayiciler oluyordu. Kurulda üreticinin oy hakkı olmasını istiyoruz. Taban fiyatın altında alım olmasın istiyoruz. Geciken çay paralarında yaptırım uygulansın istiyoruz. Tüketici, aldığı kuru çayın kime ait olduğunu bilmeli. Paketlerin içinde ne olduğunu bilmeli. Bu kanun üreticiyi de tüketiciyi de özel sektörü de ÇAYKUR’u da koruyacak bir kanun olacak.”

TÜKETİCİ ÇÖP ÇAY İÇTİĞİNİ BİLMİYOR
Mustafa Mavi, bugüne kadar bazı kesimler tarafından ‘taban fiyat ve kurullarda üreticinin temsil edilmesi’ konuları dışında uzlaşılamayan maddelerden birini de şöyle açıkladı:
“Paketlere konulan çayların muhteviyatı paketlere yazılmıyor. Çöpten dönüştürülen çaylar, paketlere konuluyor ve kanunda boşluk olduğu için paketlerin üzerinde ne olduğu yazılmıyor. Tüketici, çayı aldığı zaman doğal çay alıyorum, zannediyor. Halbûki çayın içinde yüzde 50 çöp çaydan dönüştürülmüş sahte çaylar var. Bunu kesinlikle kabul etmiyoruz. Çöp koyan varsa da bunun pakete yazılmasını istiyoruz. ‘Yüzde 50 çöpten dönüştürülmüş, karbonatla harmanlanarak renklendirilmiş’ diye yazılsın. O zaman tüketici ne tükettiğini bilir. Bunu çok önemsiyoruz. Çöp çay tüketilmediğinde bizim yaş çayımız daha da değerlenecek, özel sektör de kaliteli çay alacak.”