Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Darbe girişimine karşı Türk milletinin ortaya koyduğu direniş sayesinde 15 Temmuz'un tarihe altın harflerle yazıldığını belirten Eren, bu direnişin milli iradenin yalnızca millete ait olduğunu tüm dünyaya gösterdiğini vurguladı.
Türkiye'de demokrasi mücadelesinin uzun yıllara dayandığına dikkati çeken Eren, "15 Temmuz'u ayrıcalıklı kılan hususların başında, vesayete karşı milletin bizatihi kendisinin verdiği mücadele geliyor." dedi.
Eren, darbe girişiminin yurt dışındaki odaklar tarafından organize edildiğini ancak milletin, Türkiye'de demokrasiye müdahaleye izin vermeyerek buna dur dediğini ifade etti.
Türkiye'nin darbeler tarihinde, halkın iradesini darbelerin ardından sandıkta ortaya koyduğunu belirten Eren, "Bu kez millet işi o gece çözdü, seçime bırakmadı. Çünkü o gece meydanlar kaybedilseydi milli irade teslim olacaktı. 15 Temmuz'u diğer darbe girişimlerinden ayıran birçok husus var ancak en önemlisi, milletin o gece 'yeter' diyerek darbeler tarihine son vermiş olmasıdır." değerlendirmesinde bulundu.
Eren, TİKA'nın Türkiye'nin kamu diplomasisinin öncü kurumlarından biri olduğunu belirterek, dünyanın dört bir yanında faaliyet yürüttüklerini ve ulaşmadıkları coğrafyanın bulunmadığını kaydetti.
"15 Temmuz ile alakalı 177 proje ve faaliyeti hayata geçirdik"
Dünyada 53 ülkedeki 57 ofisle faaliyet gösterdiklerini, 170'ten fazla ülkede kalkınma projeleri yürüttüklerini belirten Eren, şöyle devam etti:
"TİKA bugüne kadar yüz binlerce insanın hayatına dokundu ve Türkiye'nin stratejik aklıyla merhamet elini dünyanın dört bir yanına ulaştırdı. Bu kapsamda Türkiye'nin tezlerinin ve Türk milletinin verdiği mücadelenin anlatılması da diğer kurumlarımızda olduğu gibi, şüphesiz görevlerimiz arasında yer alıyor. Bugüne kadar TİKA olarak, 15 Temmuz 2016'dan bu yana farklı ofislerimizde 15 Temmuz'la ilgili 177 proje ve faaliyeti hayata geçirdik. Bunların bir kısmı kültürel etkinlik, bir kısmı ise somut projeler oldu."
Bu yıl 30'u aşkın faaliyet gerçekleştirdiklerini aktaran Eren, bugüne kadar Mozambik, Kenya ve Sırbistan başta olmak üzere çeşitli ülkelerde 10'dan fazla 15 Temmuz Parkı ile kalıcı projeleri hayata geçirdiklerine işaret etti.
15 Temmuz Derneği ile birlikte şehit ailelerine yönelik faaliyetler yürüttüklerini kaydeden Eren, "10 ülkeye 30 aile götürüyoruz. Sırbistan'daki parkı 15 Temmuz şehitlerimizden 3'ünün evlatları ile beraber açacağız. Kalanlar da diğer 9 ülkeye gidecekler. 30 aile gönderiyoruz. Onlara 15 Temmuz'un unutulmadığını, TİKA tarafından, Türkiye tarafından unutturulmadığını görsünler. Oradaki parkları, kütüphaneleri, 15 Temmuz etkinliklerini görsünler. Ve şehitlerimizin, onların babalarının, ağabeylerinin hatıralarının yad edildiğini ve yaşatıldığını görsünler istiyoruz." dedi.
Eren, gençlere yönelik çağrısında, 15 Temmuz gecesine ait görüntüleri izlemelerini ve o gece verilen mücadelenin ne kadar sahici olduğunu bizzat görmeleri gerektiğini belirtti.
FETÖ'nün bu milletin kendi evlatlarını devşirerek yine bu millete karşı silah olarak kullanmak isteyen bir zihniyetin ürünü olduğuna değinen Eren, "15 Temmuz'un bize öğrettiği en önemli şey, önceliği Türkiye, bu topraklar ve bu ülkenin insanları olmayan anlayışlardan uzak durulması gerektiğidir. Bizim kendi münevverimiz, entelektüelimiz ve kanaat önderlerimiz var." dedi.