Recep ŞENYURT-ADANA
Türkiye’nin su ve enerji alanında kritik bir eşikten geçtiğini ifade eden ARC Su ve Enerji Başkanı Alkan Canbay, organize sanayi bölgelerinde (OSB) yüzde 80’e varan su geri kazanımının mümkün olduğunu söyledi. Güneş enerjisiyle çalışan su arıtma sistemlerinden deniz suyu arıtımına, yapay zekâ destekli izleme teknolojilerinden uluslararası projelere kadar geniş bir alanda faaliyet gösterdiklerini anlatan Canbay, “Su ve enerji güvenliği sağlanmadan sürdürülebilir kalkınmadan söz edilemez” dedi. Su ve enerji yönetiminde geliştirdikleri yüksek mühendislik çözümleriyle hizmet verdiklerini belirten Canbay, su ve enerji yönetiminin artık yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve stratejik bir zorunluluk haline geldiğini belirterek, özellikle OSB'lerde yürütülen dönüşüm projelerinin Türkiye’nin geleceği açısından büyük önem taşıdığını bildirdi.
“Sanayici için su önemli bir problem”
AB Yeşil Mutabakatı kapsamında OSB'lerin önemli sorumluluklar üstlendiğini vurgulayan Canbay, OSB’lerde su geri kazanım projelerine yönelik talebin hızla arttığını belirtti. Canbay, “OSB'ler yalnızca yasal zorunlulukları yerine getirmekle yetinmiyor. Yüzde 75- 80 seviyelerine ulaşan su geri kazanım hedefleri belirliyorlar. Bu, doğal su kaynaklarının korunması açısından son derece önemli” diye konuştu. Bir OSB'nin günlük 100 bin metreküp su tüketmesi halinde, bunun 75 bin metreküpünün yeniden kazanılmasının devasa bir tasarruf anlamına geldiğini ifade eden Canbay, bu yaklaşımın yeraltı ve yüzey su kaynakları üzerindeki baskıyı ciddi ölçüde azaltacağını kaydetti. Son yıllarda yaşanan kuraklıkların sanayi için yeni riskler ortaya çıkardığını belirten Canbay, “Sanayiciye su bulamamak ve yeni kaynak oluşturamamak artık ciddi bir problem haline geldi. Tam bu noktada suyun geri kazanılması büyük önem taşıyor. Ancak bunun için ileri mühendislik, doğru projelendirme ve yüksek verimli tesisler gerekiyor. Biz de şartname hazırlığından projelendirmeye, uygulamadan imalata kadar tüm süreci uçtan uca yönetebiliyoruz” diye konuştu. ARC’nin son dönemdeki en önemli yatırımlarından birinin Adana Hacı Sabancı OSB'de hayata geçirildiğini belirten Canbay, 40 bin metreküp kapasiteli ileri teknoloji atık su arıtma tesisi inşa ettiklerini açıkladı. İnşaatı, mühendisliği ve işletmeye alma süreçlerini de üstlendikleri projenin 24 ayda tamamlanacağını belirten Canbay, “Tesisleri inşaat değil, doğru kurgulanmış otomasyon ve mühendislik altyapısı çalıştırır” diyerek sanayicileri ve OSB yönetimlerini sadece yatırım maliyetine değil, tesisin 20-30 yıllık işletme ömrüne odaklanmaya davet etti. Yeni kurulan Tarsus OSB’nin proje müellifi olan ARC’nin, içme ve kullanma suyu tesisini teslim ederken, atık su arıtma tesisinin projelendirme çalışmalarını “terzi usulü” bir yaklaşımla sürdürdüğünü aktaran Canbay, Tarım OSB’de ise Ceyhan Nehri’nden alınan suyu çok hassas bir filtrasyonla arıtarak günde 20 bin metreküp sulama suyu sağlayacak tesisin 1 Eylül itibariyle devreye alınacağını aktardı. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’in Türkiye’de düzenlenecek olmasının önemli bir fırsat olduğunu söyleyen Canbay, “İklim değişikliğini konuşurken suyu göz ardı etmek mümkün değil. Türkiye, bu zirve sayesinde hem deneyimlerini dünyaya anlatma hem de yeni finansman kaynaklarına erişme fırsatı elde edecek” dedi.
Deniz suyu önemli olacak
Canbay, özellikle deniz suyu arıtma projelerinin daha fazla gündeme geleceğini bildirdi. Türkiye’nin kuraklık riskine karşı Ege, Akdeniz ve Marmara bölgelerinde deniz suyu arıtımına geçmesinin artık bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Canbay, yatırımcılara ve kamuya kritik bir uyarıda bulundu. Devasa tesisler yerine daha sürdürülebilir ve işletmesi kolay, bölgesel riskleri azaltan 5 bin ila 20 bin metreküplük dağınık tesislerin kurulması gerektiğini belirten Canbay, şöyle devam etti: “Deniz suyu tuzlu, agresif ve 70 bara varan yüksek çalışma basıncına sahip zor bir su. Sektörde ‘uygun fiyata tesis aldım’ demek büyük bir hata. Yanlış teknoloji ve korozyona açık sıradan ekipman seçimi yüzünden 6 ayda devre dışı kalan çok tesis var. ARC olarak bugüne kadar oteller, enerji santralleri ve demir-çelik tesisleri dahil 20’nin üzerinde deniz suyu arıtma projesini başarıyla hayata geçirdik. Türkiye’deki gerek deniz suyu, gerek nehir, gerek geri kazanım ve atık su tesislerinde önceliği su güvenliği başlığı altında toplamaları gerekir.”
Su ve karbon ayak izi yapay zekâyla izleniyor
Su ve enerjiyi aynı çatı altında buluşturan bir yaklaşım geliştirdiklerini ifade eden Canbay, yeni dönemde güneş enerjisiyle çalışan su arıtma teknolojilerine odaklandıklarını kaydetti. Su arıtma süreçlerini yenilenebilir enerjiyle desteklemeyi hedeflediklerini dile getiren Alkan Canbay, “Güneş enerjisiyle çalışan su arıtma yöntemleri üzerinde çalışmalarımızı başlattık. Su ve enerji birlikte ele alındığında işletmelerin karbon ayak izi, su ayak izi ve yeşil dönüşüm süreçleri çok daha etkin yönetilebiliyor. Aynı zamanda yapay zekâ tabanlı enerji ve su izleme sistemlerimizi geliştirerek kurduğumuz tesislerde hem suyu hem de enerjiyi anlık olarak izleyebilen ve raporlayabilen altyapılar oluşturuyoruz” dedi.
Sıkıntılı bölgelere konteyner tipi arıtma tesisi
Üzerinde çalıştıkları en yenilikçi projelerden birinin güneş enerjisiyle çalışan konteyner tipi arıtma tesisleri olduğunu belirten Canbay, bu sistemlerin kendi enerjisini üreten, atık suyu arıtabilen ve sıfır atık yaklaşımıyla çalışabilen mobil tesisler olduğunu açıkladı. Canbay, COP 31 kapsamında kendi enerjisini üreten ve sıfır atıkla çalışan mobil konteyner tipi arıtma ünitelerini sergileyeceklerini aktardı. Güneş panelleri açıldığı anda her noktada su arıtabilen bu sistemlerin özellikle suya erişimi olmayan kıyı ülkeleri için büyük ihracat potansiyeli taşıdığını dile getiren Canbay, şirketin Libya’da 100 farklı köye hizmet veren konteyner tipi arıtma sistemleri kurduğunu, Kazakistan’da fabrika kurulumunu sürdürdüğünü, Almanya’da ARC Water & Energy Germany markasıyla şirket kurulum süreçlerini tamamlamak üzere olduklarını ayrıca Gürcistan’da Dünya Bankası standartlarında yeterlilik sağlayan sayılı Türk firmalarından biri olduklarını aktardı.