Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın tarafından hazırlanan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına sunulan yeni kanun teklifiyle, kamu kurumlarına atanan ve aynı zamanda yükseköğrenim hayatına aktif olarak devam eden memurların çalışma koşullarında köklü bir değişikliğe gidilmesi öngörülüyor. Hazırlanan yasa teklifi, incelenmek ve değerlendirilmek üzere Plan ve Bütçe Komisyonu’na sevk edildi.
DERS VE SINAV PROGRAMINA GÖRE ESNEK ÇALIŞMA MODELİ
Meclis genel gündemine taşınan kanun teklifi, kamuda görev yaparken bir yandan da üniversite eğitimini sürdüren memurların mesai saatlerinin, devam ettikleri okulun ders ve sınav takvimine göre yeniden ayarlanmasını hedefliyor.
Teklif kapsamında yasalaşması istenen temel düzenlemeler ve uygulanması talep edilen çalışma modelleri şu şekilde sıralandı:
ÇALIŞMA SAATLERİNİN DÜZENLENMESİ: Kamu görevlilerinin eğitim hayatlarını kesintisiz sürdürebilmelerini desteklemek amacıyla, mesailerin ders ve sınav programlarına uyumlu hale getirilmesi.
ALTERNATİF ÇALIŞMA BİÇİMLERİ: Süreç içerisinde memurlara esnek çalışma saatleri tanınması ve görev yaptıkları kurumlarda çalışma yeri uyarlaması gibi modern destekleyici modellerin uygulanabilmesine imkan sağlanması.
"EĞİTİM HAKKINA ERİŞİMDE YAPISAL EŞİTSİZLİKLER MEVCUT"
Milletvekili Beritan Güneş Altın tarafından sunulan kanun teklifinin gerekçe bölümünde, eğitim hakkının hem ulusal mevzuat hem de Türkiye’nin imza koyduğu uluslararası sözleşmeler vasıtasıyla güvenceye bağlanmış en temel insan haklarından biri olduğu anımsatıldı. Ancak günümüzdeki sosyo-ekonomik şartlar altında eğitim hakkına erişimin; sınıfsal eşitsizlikler ile ayrımcı yapısal engeller nedeniyle her vatandaş ve her toplumsal tabaka için maalesef adil ve eşit koşullarda gerçekleşmediği savunuldu.
Gerekçede, bu yapısal eşitsizlik durumundan en derin şekilde etkilenen kesimlerin başında devlet koruması altında yetişmiş olan gençlerin geldiği aktarıldı. Sosyal devlet ilkesinin, her bir vatandaşın yaşamını onurlu, güvenceli ve eşit bir biçimde sürdürebileceği şartları hazırlamayı devletin asli ve kaçınılmaz bir ödevi olarak tanımladığı vurgulandı. Bahse konu vatandaşlar devlet korumasında büyüyen gençler olduğunda ise kamusal sorumluluğun çok daha hayati bir nitelik kazandığı ve bu bireylerin yaşam boyu desteklenmesinin yasal bir zorunluluk olduğu ifade edildi.
2828 SAYILI KANUN KAPSAMINDAKİ GENÇLER HEDEFLENİYOR
Yasa teklifinin detaylarında, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu kapsamında devlet korumasında büyüyerek kamu kurum ve kuruluşlarında memur statüsüyle istihdam edilen gençlerin önemli bir bölümünün, bir yandan resmi görevlerini ifa ederken diğer yandan da yükseköğrenimlerini tamamlamak için çaba gösterdiğine dikkat çekildi.
Buna karşın, yürürlükte olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun mevcut mesai ve çalışma düzenlemelerinin, bu gençlerin eğitim yaşamlarını verimli şekilde sürdürebilmeleri için gereksinim duydukları esnekliği ve destekleyici çalışma ortamını sunmaktan uzak kaldığı tespiti yapıldı.
"MEVCUT SİSTEM KEYFİ UYGULAMALARA VE İDARİ TAHAKKÜME ZEMİN HAZIRLIYOR"
Kanun teklifinin gerekçesinde, kamuda çalışan öğrencilerin karşılaştığı idari zorluklar şu sözlerle eleştirildi:
"Mevcut idari pratiklerde, kamuda çalışıp aynı zamanda yükseköğrenimine devam eden bu gençlerin eğitim haklarını kullanabilmeleri bütünüyle kurumların veya kurumlardaki ilgili idarecilerin şahsi takdirine ve inisiyatifine bırakılmış durumdadır. Uygulamada amir takdirine bağlı olarak çözümler üretilse de, bu durum kurumdan kuruma değişen keyfi uygulamalara, eşitsizliklere ve gençler üzerinde bir idari tahakküm kurulmasına zemin hazırlamaktadır."
DÜZENLEME BİR HAK OLARAK YASALAŞACAK
Sunulan yasa teklifi ile; 2828 sayılı Kanun kapsamında kamu görevine yerleştirilmiş olan ve aktif bir şekilde yükseköğrenim eğitimine devam eden kamu emekçilerinin eğitim haklarının tamamen yasal güvence altına alınması amaçlanıyor.
Teklif içeriğinde; sunulan kamu hizmetinin sürekliliği ve aksamaması esas alınarak; gece vardiyası ve nöbet usulü çalışma saatlerinin esnetilmesi, sınav dönemlerinde personeli destekleyici özel izinlerin tanımlanması ve ders programlarına tam uyumlu esnek mesai saatleri gibi uygulamaların idarecilerin inisiyatifinden çıkarılarak memurlara birer yasal "hak" olarak tanınması öngörülüyor.