Ana içeriğe geç

Yüz tanıma kamerası ilk haftada 19 kişiyi yakaladı: Türkiye’de sistem nasıl işliyor

Batı Avustralya’da canlı yüz tanıma kameraları bir haftada 130 binden fazla kişiyi taradı, 19 kişi yakalandı; iki alarm yanlış çıktı. Türkiye’de Emniyetin 13 bin kamera için açtığı ihale ise yasal sınırlar ve kitlesel gözetim tartışmasını yeniden gündeme getirdi.

Yüz tanıma kamerası ilk haftada 19 kişiyi yakaladı: Türkiye’de sistem nasıl işliyor
Odatv
16

Batı Avustralya’da denenmeye başlanan yüz tanıma sistemi, ilk haftasında 130 binden fazla kişinin yüzünü taradı. Kameraların ürettiği 33 uyarı sonucunda 19 kişi yakalanırken iki uyarının yanlış eşleşme olduğu ortaya çıktı. Türkiye’de de Emniyetin yüz tanıma kamerası alımı için açtığı büyük ihale, teknolojinin hangi yasal sınırlar içinde kullanılacağı sorusunu gündeme getiriyor.

130 BİN KİŞİ BİR HAFTADA TARANDI

Batı Avustralya polisi, gerçek zamanlı yüz tanıma sistemini beş aylık pilot uygulamayla Perth sokaklarında kullanmaya başladı. İşaretli bir polis aracına yerleştirilen kameralar, görüş alanına giren kişilerin yüzlerini dakikada yüzlerce kez tarayabiliyor.

Sistem, kameradan aldığı görüntüyü biyometrik şablona dönüştürüyor ve yaklaşık 4 bin kişinin yer aldığı polis listesindeki fotoğraflarla karşılaştırıyor. Listede hakkında yakalama kararı bulunan kişiler, bazı ağır suçların şüphelileri, kayıtlı çocuk istismarcıları ve kayıp kişiler bulunuyor.

Pilot uygulamanın ilk haftasında 130 binden fazla yüz tarandı. Sistem 33 kez alarm verirken bu uyarılar 19 kişinin yakalanması, iki kayıp kişi için sağlık kontrolü yapılması ve kayıtlı 21 faille temas kurulmasıyla sonuçlandı.

TANITIM SIRASINDA ALARM VERDİ

Uygulamanın en dikkat çekici anı, polis yetkililerinin Mirrabooka Otobüs Terminali’nde düzenlediği basın toplantısında yaşandı. Polis Müdürü Col Blanch sistemi gazetecilere anlatırken kameralar kalabalıktaki bir kadın için alarm verdi.

Polislerin yaptığı kimlik kontrolünde kadının mahkemeye çıkmadığı için arandığı belirlendi. Kadın basın toplantısı devam ederken polis aracına götürüldü.

Yetkililere göre sistemin verdiği uyarı, tek başına gözaltı ya da kimlik kontrolü için yeterli sayılmıyor. Her eşleşmenin önce görevli bir polis tarafından incelenmesi, ardından kişinin kimliğinin başka bilgilerle doğrulanması gerekiyor.

İKİ YANLIŞ EŞLEŞME ÇIKTI

Sistemin ilk haftasında verdiği iki uyarının yanlış olduğu belirlendi. Yetkililer bu kişilerin kısa sürede serbest bırakıldığını savunsa da sonuç, yüz tanıma teknolojisinin hata payına ilişkin tartışmaları büyüttü.

ABD Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsünün araştırmaları, yanlış eşleşme oranlarının kullanılan algoritmaya ve kişilerin demografik özelliklerine göre önemli ölçüde değişebildiğini gösteriyor. Özellikle bir kişinin büyük bir veri tabanında arandığı sistemlerde yanlış alarm, suçsuz bir insanın şüpheli olarak işaretlenmesine neden olabiliyor.

Batı Avustralya polisi, eşleşmeyen kişilerin yüz verilerinin anında silindiğini, görüntülerin kaydedilmediğini ve kameraların kullanıldığı noktalara uyarı levhaları yerleştirildiğini açıkladı. Buna karşılık eyaletin Bilgi Komiserliği, uygulama hazırlanırken kendilerine danışılmadığını duyurdu.

Komiserlik, biyometrik verilerin şifre gibi değiştirilemeyeceğine dikkat çekerek sistemin zaman içinde başka amaçlarla kullanılabileceği uyarısında bulundu. Kurum ayrıca insanların sürekli izlendiğini düşünmesinin protestolara katılma, görüş açıklama ve kamusal alanda bulunma davranışını değiştirebileceğini belirtti.

TÜRKİYE’DE DE YÜZ TANIMA İHALESİ

Türkiye’de yüz tanıma sistemleri havalimanlarında kimlik doğrulama, bazı işyerlerinde giriş-çıkış kontrolü ve güvenlik kameralarının incelenmesi gibi farklı alanlarda kullanılıyor. Ancak pasaport sahibinin yüzünü belgedeki fotoğrafla karşılaştıran sistem ile sokaktaki herkesi bir arananlar listesinde sorgulayan sistem aynı yöntemi kullanmıyor.

Birincisinde kişinin kimliği bire bir doğrulanırken canlı yüz tanımada kalabalıktaki her yüz geniş bir veri tabanıyla karşılaştırılıyor. Bu nedenle kamusal alandaki uygulama çok daha geniş bir gözetim alanı oluşturuyor.

Yüz tanıma kamerası ilk haftada 19 kişiyi yakaladı: Türkiye’de sistem nasıl işliyor - Resim : 2

Emniyet Genel Müdürlüğü, Mart 2025’te 13 bin yüz tanıma sistemi kamerası, 2 bin 500 kamera aparatı ve 2 bin 500 saha ağ anahtarı için ihale açtı. İhale belgelerinde kameraların hangi kentlerde ve hangi koşullarda kullanılacağına ilişkin kamuoyuna ayrıntılı bir uygulama çerçevesi sunulmadı.

Türkiye’de kent güvenlik kameraları uzun süredir suç sonrasında görüntü incelemek, araçları takip etmek ve şüphelileri belirlemek amacıyla kullanılıyor. Yüz tanıma teknolojisi ise kayıtların insan gözüyle incelenmesinden farklı olarak kalabalıktaki kişilerin otomatik biçimde taranmasına imkan veriyor.

YÜZ VERİSİ “ÖZEL NİTELİKLİ”

Kişisel Verileri Koruma Kanunu’na göre bir kişiyi özgün biçimde tanımaya yarayan yüz şablonu, özel nitelikli kişisel veri kabul ediliyor. Bu verinin işlenebilmesi için kanunda sayılan hukuki şartlardan birinin bulunması, işlemin belirli bir amaçla sınırlı kalması ve ölçülü olması gerekiyor.

Kişisel Verileri Koruma Kurulu, Nisan 2026’da aldığı ilke kararıyla çalışanların mesai takibinde parmak izi veya yüz tanıma gibi biyometrik yöntemlerin kullanılmasının ölçülülük şartını karşılamadığını belirtti. Kurul, geçerli açık rıza alınsa bile kart, PIN veya imza gibi daha az müdahaleci yöntemler varken biyometrik veri işlenemeyeceğine hükmetti.

Odatv.com

Kaynağa Git

İlgili Haberler