Ana içeriğe geç

Emtiada El Nino alarmı! Uzmanından altın, petrol ve teknoloji analizi

Ekonomist ve Emtia Piyasaları Uzmanı Zafer Ergezen, Nasıl Bir Ekonomi TV YouTube kanalında yayınlanan Paranın İzinde programında yaklaşmakta olan El Nino doğa olayının tarım ürünleri üzerindeki etkilerini, altın ve petroldeki yeni fiyat beklentilerini ve teknoloji hisselerindeki son durumu değerlendirdi. Ergezen’e göre piyasaları hareketli bir dönem beklerken, bazı ürünlerde rekolte endişeleri fiyatları yukarı çekebilir.

Emtiada El Nino alarmı! Uzmanından altın, petrol ve teknoloji analizi
Ekonomim.com
16

Zafer Ergezen, El Nino etkisinin kakaoyu bir günde %7 yükselttiği, altının eylül sonrası 5.000 doları hedeflediği ve petrolün 70-80 dolar bandında dengeleneceği bir piyasa tablosu çiziyor. Tropikal ürünlerdeki rekolte risklerinin 2027'ye kadar sürebileceğini belirten Ergezen, teknoloji tarafında ise yapay zekayı bir ‘balon’ değil, önümüzdeki 10 yılı şekillendirecek kalıcı bir değişim dönemi olarak nitelendiriyor.

El Nino’nun tarım emtiaları üzerindeki etkisi

Zafer Ergezen, dünya genelinde etkisini hissettirmeye başlayan El Nino olayının özellikle Uzak Doğu Asya ve Hindistan'da kuraklığa yol açarak tarımsal üretimi olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Bu durumun özellikle kahve, kakao, palmiye yağı, pirinç ve pamuk gibi tropik ürünlerin fiyatlarında yukarı yönlü beklenmedik hareketlere neden olabileceği uyarısında bulundu. Ergezen, El Nino’nun etkilerinin 2027’nin ilk çeyreğine kadar sürebileceğini ve bu durumun yağışların az olduğu bir kış mevsimine işaret ettiğini ifade etti.

Buna karşın, gıda fiyatlarında genele yayılan enflasyonist bir etki beklemediğini söyleyen Ergezen, buğday ve mısır gibi ürünlerde rekolte artışlarının olumsuz etkileri absorbe edebileceğini dile getirdi. Türkiye açısından stratejik öneme sahip olan fındıkta ise yağışların bol olması nedeniyle yüksek rekolte beklendiğini, ancak bu durumun fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti.

Altın yatırımcısı için yeni senaryo: 5.000 dolar hedefi

Altın fiyatlarındaki gerilemeyi değerlendiren Ergezen, sene başındaki senaryoların değiştiğini ve güçlü dolar endeksi ile yüksek faizlerin kıymetli metaller üzerinde baskı kurduğunu ifade etti. Mevcut durumda ons altının 4.000 ile 4.400 dolar bandı arasında sıkışmış bir seyir izlemesini beklediğini kaydeden Ergezen, fiyatların 3.900 - 3.950 dolar seviyesinin altına sarkmasını beklemiyor.

Ergezen, altındaki asıl yükselişin ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirim ihtimallerinin artacağı yılın son çeyreğinde yaşanabileceğini ve bu dönemde 5.000 dolar seviyesinin test edilebileceğini öngörüyor. Ancak bu seviyenin üzerinde kalıcı bir kapanış beklemediğinin de altını çizdi.

Petrol ve endüstriyel metallerde beklentiler

Petrol piyasasında arz artışının ve Hürmüz Boğazı'nın açık olmasının fiyatları aşağı çektiğini belirten Zafer Ergezen, brent petrolün 70 - 80 dolar bandında dengeleneceğini öngörüyor. Eğer OPEC arz kesintisine gitmezse, fiyatların savaş öncesi seviyeler olan 60 dolarlara kadar çekilme ihtimali bulunduğunu da sözlerine ekledi.

Endüstriyel metaller tarafında ise bakır ve alüminyumun yapay zeka altyapısı ve elektrikli araç talebi nedeniyle güçlü kalmaya devam edeceğini ifade etti. Gümüş için ise daha temkinli bir tablo çizen Ergezen, faiz baskısı nedeniyle gümüşün ons altına göre daha fazla baskılanabileceğini ve bu yıl için 88 - 90 dolar seviyelerinin tepe noktası olarak kalacağını tahmin ediyor.

Teknoloji hisseleri ve özel kredi piyasasındaki riskler

Teknoloji hisselerinde bir ‘balon’ olduğu iddialarına katılmayan Ergezen, yapay zekanın kalıcı bir değişim dönemi başlattığını ve bu alandaki yatırımların önümüzdeki 5-10 yıl boyunca süreceğini belirtti. SpaceX yatırımlarını ise bugünün değil, ‘uzay madenciliği ve kolonileşme’ gibi geleceğin satın alınması olarak nitelendirdi.

Son olarak ABD’deki özel kredi piyasalarında yaşanan fon çıkışı sıkıntılarına değinen Ergezen, bu durumun henüz bir Lehman Brothers krizi yaratacak boyutta olmadığını belirtti. Kaldıraç oranlarının 2008 krizindeki kadar yüksek olmamasının riskleri sınırladığını ancak piyasadaki likidite talebinin yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler