Kapsülün içine yerleştirilen en dikkat çekici nesnelerden biri ise, 2026 yılının mobil teknolojisini, el üstü bilgisayar ve görüntüleme standartlarını temsil etmesi için seçilen Cosmic Orange renkli bir iPhone 17 Pro Max oldu.
NIST (Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü) ile Kongre Kütüphanesi gibi önemli kurumların ortaklığında hazırlanan 400 kiloluk özel paslanmaz çelik silindir kapsül, ABD'nin 500. kuruluş yıl dönümü olan 4 Temmuz 2276 yılında açılacak. Tam 250 yıl boyunca yer altında kalacak olan bu yüksek teknoloji ürünü kutuda, Wright Kardeşler'in uçağından kumaş parçaları ve kel kartal tüyü gibi tarihi simgelerin yanı sıra günümüz dijital kültürünün bir elçisi olarak Apple'ın en yeni amiral gemisi yer alıyor.
250 YIL SONRA BİR iPHONE ÇALIŞABİLİR Mİ?
Telefonun 2276 yılında gün yüzüne çıktığında çalışıp çalışmayacağı, bilim insanları ve teknoloji dünyasında büyük bir merak ve tartışma konusu başlattı. Uzmanlar, lityum-iyon bataryaların kimyasal yapıları gereği birkaç on yıl içinde tamamen bozulacağını ve sızıntı yapabileceğini belirtiyor. Cihazın fiziksel olarak zarar görmemesi adına bataryasının sökülerek mi kapsüle konulduğu yoksa gelecekteki şarj yöntemleri için özel bir modifikasyon mu yapıldığı henüz netleşmiş değil. Kapsül, içindeki donanımların oksitlenmesini ve korozyona uğramasını önlemek adına tamamen hava ve su geçirmez özel bir indiyum contayla mühürlenmiş durumda. Ancak elektrik mühendisleri, yarı iletkenlerin (EEPROM ve flash hafıza çipleri) enerji olmadan veriyi tutma ömrünün en fazla 200 yıl civarında olduğunu, bu yüzden 250 yıl sonra telefonun teknik olarak bir "tuğladan" farksız kalabileceğini vurguluyor.
GELECEK NESİLLER İÇİN BIRAKILAN DİJİTAL MİRAS
Eğer 250 yıl sonraki teknoloji bu cihazı bir şekilde çalıştırmayı veya içindeki verilere erişmeyi başarırsa, geleceğin insanları telefonun Notlar (Notes) uygulamasına özel olarak yüklenmiş dijital eserleri, kayıtları ve 2026 yılına ait malzemsel kültür belgelerini inceleme fırsatı bulacak. Tamamen nöral implantların veya bugün hayal bile edilemeyen kuantum teknolojilerinin kullanılacağı tahmin edilen 2276 yılında, fiziksel ve ekranlı bir akıllı telefonun insanlık için tıpkı bugünün buharlı makineleri veya antik tabletleri gibi bir arkeolojik eser niteliği taşıması bekleniyor.