Ana içeriğe geç

Deepfake riski büyürken kimlik doğrulamada çok katmanlı güvenlik uyarısı

Yapay zekâ destekli deepfake içeriklerin yaygınlaşması, uzaktan işlemlerde yalnızca yüz tanımaya dayalı güvenliği tartışmaya açtı.

Deepfake riski büyürken kimlik doğrulamada çok katmanlı güvenlik uyarısı
12 Punto
16

Üretken yapay zekâ teknolojilerinin hızla gelişmesi, uzaktan kimlik doğrulama süreçlerinde yeni güvenlik tartışmalarını beraberinde getiriyor. Gerçek kişilere ait görüntü ve seslerden üretilen deepfake içerikler, özellikle bankacılık, telekomünikasyon, sigortacılık ve kamu hizmetleri gibi uzaktan işlem yapılan alanlarda kullanılan doğrulama yöntemlerini hedef alabiliyor.

Kimlik doğrulama çözümleri geliştiren biOnay, bu riskler karşısında yalnızca yüz görüntüsüne dayalı sistemlerin yeterli olmayabileceğini belirtti. Şirkete göre güvenlik, çipli Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı’nın okutulması, karttaki güvenli alanların kontrol edilmesi ve gerektiğinde çipte kayıtlı parmak izi doğrulamasıyla desteklenmeli.

YÜZ TANIMA TEK BAŞINA YETERLİ OLMAYABİLİR

Deepfake teknolojilerinin yüz görüntüsünü taklit edebilmesine karşın, fiziksel çipli kimlik kartı ve çipte yer alan parmak izine dayalı doğrulamanın aynı şekilde kopyalanmasının mümkün olmadığı vurgulanıyor. Bu nedenle uzmanlar, kimlik doğrulamada tek bir biyometrik veriye bağlı kalmayan, farklı güvenlik unsurlarını birlikte kullanan modellerin önem kazandığına dikkat çekiyor.

Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun (KVKK) “Yapay Zekâ Sistemlerinde Kişisel Verilerin Korunmasına Dair Tavsiyeler” dokümanında da yapay zekâ sistemlerinin kişisel veriler açısından yeni riskler doğurabileceği belirtiliyor. Belgede özellikle biyometrik verilerin işlenmesinde veri minimizasyonu, güvenlik ve hesap verebilirlik ilkelerinin gözetilmesi gerektiği ifade ediliyor.

Elektronik Kimlik Doğrulama Sistemi (EKDS) yaklaşımında doğrulama yalnızca görüntü analizine dayanmıyor. Süreç, kişinin sahip olduğu çipli kimlik kartındaki güvenli bilgiler ile kart sahibinin eş zamanlı parmak izi doğrulamasını birlikte kullanıyor. Böylece güvenlik, yüz tanıma gibi tek katmanlı bir kontrolün ötesine taşınıyor.

biOnay Genel Müdürü Ümit Yaşar Usta, yapay zekânın yalnızca savunma tarafında kullanılmadığını, saldırganların da aynı teknolojilerden faydalanabildiğini söyledi. Usta, “Yapay zekâ yalnızca savunma tarafında kullanılmıyor. Aynı teknoloji, daha gerçekçi deepfake görüntüler oluşturmak, kimlik doğrulama sistemlerini yanıltmaya yönelik yeni yöntemler geliştirmek için de kullanılabiliyor” dedi.

Usta, özellikle video konferans veya uzaktan kimlik doğrulama süreçlerinde sadece yüz tanıma teknolojilerine güvenmenin ileride daha büyük riskler oluşturabileceğini belirterek, kimlik doğrulamanın kişinin sahip olduğu güvenli bir unsurla desteklenmesi gerektiğini kaydetti. Çipli kimlik kartı, kriptografik doğrulama ve biyometrik kontrolün birlikte kullanıldığı çok katmanlı modellerin daha güçlü koruma sağlayabileceğini ifade etti.

Biyometrik verilerin merkezi sistemlerde saklanmamasının da kişisel verilerin korunması açısından ek bir güvenlik katmanı oluşturduğu vurgulanıyor. Usta, bazı vakalarda sahte kimlikle banka hesabı açmayı başaran dolandırıcıların, Tapu Müdürlüklerinde kullanılan çip ve parmak izi doğrulaması sırasında tespit edildiğini aktardı.

Haber Kaynağı : 12punto

Kaynağa Git

İlgili Haberler