Ana içeriğe geç

Çapa yemekhane işçilerinden birlikte mücadele çağrısı ‘Hiçbir hakkımızdan vazgeçmeyelim’

Çapa Tıp Fakültesi'nde haksız yere işten atılan taşeron yemekhane işçilerinin direnişi 15. gününde işçileri ziyaret eden EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, taşeron sistemini "kölelik düzeni" olarak nitelendirerek işçilerin kadrolu ve güvenceli işe iade edilmesini talep etti

Çapa yemekhane işçilerinden birlikte mücadele çağrısı ‘Hiçbir hakkımızdan vazgeçmeyelim’
Evrensel
16

İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesinde taşeron firmaya bağlı çalışırken bir gecede gerekçe gösterilmeden işten çıkarılan yemekhane işçileri, işe iade, güvenceli ve sendikalı çalışma ile kıdem ve ihbar tazminatları başta olmak üzere tüm ücret alacaklarının eksiksiz ödenmesi talebiyle sürdürdükleri direnişin 15. gününde hastane bahçesinde bir araya geldi. DİSK/Gıda-İş öncülüğünde gerçekleştirilen eylemde Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, DİSK/Gıda-İş Genel Başkanı Olcay Ozak ve SES işyeri temsilcisi Güneş Cengiz açıklamalarda bulundu. İşçiler ayrıca hasta yakınlarına, sağlık emekçilerine ve yurttaşlara taleplerini anlatan bildirileri dağıtmayı sürdürdü.

Direniş alanında konuşan Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, işçilerin ekmekleri ve gelecekleri için verdikleri mücadelenin yanında olduklarını belirterek Emek Partisinin direniş boyunca dayanışmasını sürdüreceğini söyledi. Çapa'da 8 yıldan 20 yıla kadar değişen sürelerde çalışan işçilerin hastanenin yemek hizmetini yıllarca aksatmadan yürüttüğünü hatırlatan Aslan, buna rağmen bir gecede işten çıkarılmalarının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Bunun taşeron sisteminin işçi sınıfına dayattığı güvencesizliğin sonucu olduğunu belirten Aslan, Çapa gibi Türkiye'nin köklü bir kamu hastanesinde hâlâ taşeron çalışma düzeninin sürdürülmesine tepki gösterdi.

Sağlık hizmetinin doktorundan hemşiresine, yemekhane işçisinden güvenlik ve temizlik emekçisine kadar bir bütün olduğunu vurgulayan Aslan, sağlık hizmetinin nitelikli yürütülebilmesi için tüm çalışanların kadrolu ve güvenceli istihdam edilmesi gerektiğini söyledi. İşten çıkarılan tüm işçilerin haklarıyla birlikte işe geri alınmasını isteyen Aslan, taşeron sistemine son verilmesi çağrısı yaptı. İşçilerin örgütlü mücadelesinin sonuç alacağını belirten Aslan, "Bu direniş mutlaka başarıyla bitecek, mutlaka buradaki işçiler kazanacak" dedi.

‘Haklarınızdan vazgeçmeyin, mücadeleye katılın’

DİSK/Gıda-İş Genel Başkanı Olcay Ozak da işçilerin 15 ila 23 yıla varan kıdemlerinin ödenmeden kapının önüne konulduğunu belirterek Çalışma Bakanlığı müfettişlerine seslendi. Hastanede yeni ihaleyi alan firmanın işçileri yalnızca beş aylık sözleşmelerle çalıştırmaya hazırlandığını söyleyen Ozak, içeride çalışmaya devam eden işçilere geçmiş haklarından feragat etmeleri yönünde baskı yapıldığını kaydetti. İşçilere bu dayatmayı kabul etmemeleri çağrısında bulunan Ozak, "Haklarınızdan vazgeçmeyin, mücadeleye katılın. Birlikte mücadele edersek mutlaka kazanacağız" dedi. Taşeron sisteminin yalnızca işçilerin haklarını değil, hastanelerde sunulan yemek hizmetinin niteliğini de olumsuz etkilediğini belirten Ozak, hastane yönetimine seslenerek "Geçici olan yöneticiler, kalıcı olan emekçilerdir" ifadelerini kullandı.

‘İşçilere haklarından vazgeçmeleri dayatılıyor’

SES işyeri temsilcisi Güneş Cengiz ise Çapa'da yıllardır temizlik, güvenlik ve yemek hizmetlerinde taşeron çalışma sisteminin sürdüğünü belirterek sağlık emekçilerinin uzun yıllardır kadro ve iş güvencesi için mücadele verdiğini hatırlattı.

Mücadele sayesinde yıllık izin, düzenli ücret ve kreş gibi hakların kullanılmaya başlandığını söyleyen Cengiz, bugün ise yeni taşeron firmanın işçilere "Kıdem tazminatı davalarınızı açmazsanız ve sendikalı olmazsanız sizinle sözleşme imzalarız" şeklinde hukuka aykırı koşullar dayattığını belirtti. İçeride çalışmaya devam eden işçilere de geçmiş haklarından vazgeçmeleri yönünde baskı yapıldığını ifade eden Cengiz, yaşananların yalnızca Çapa'daki işçileri değil tüm taşeron çalışanları ilgilendirdiğini belirterek mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı.

İşçiler bildirilerini dağıtmayı sürdürdü

Basın açıklamasının ardından işçiler, direnişin hazırladıkları bildirileri hasta yakınlarına, sağlık emekçilerine ve hastane çevresindeki yurttaşlara dağıttı. "Çağrımızdır" başlıklı bildiride, pandemi dönemi de dahil olmak üzere 20 yıla varan emeklerinin bir gecede yok sayıldığı belirtilerek kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmediği, promosyon haklarının gasp edildiği ifade edildi. Bildiride, "Taşeron sisteminin bizleri bir eşya gibi görmesini kabul etmiyoruz. Kadrolu ve güvenceli çalışma hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz. İşimizi, ekmeğimizi ve insanca yaşayabileceğimiz bir ücreti istiyoruz" denildi. İşçiler, direnişlerini işe geri dönene ve tüm haklarını alana kadar sürdüreceklerini yineledi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler