Ana içeriğe geç

Küresel piyasalarda yeni haftada takip edilecek 4 gelişme hangileri?

Küresel pay piyasaları geçen hafta karışık bir seyir izlerken, gelecek hafta gözler başta ABD Merkez Bankası (Fed) olmak üzere büyük merkez bankalarının para politikası kararları ile ABD'deki makroekonomik verilere çevrildi.

Küresel piyasalarda yeni haftada takip edilecek 4 gelişme hangileri?
Ekonomist Dergisi
16

Küresel pay piyasaları geçen hafta, Orta Doğu'daki jeopolitik riskler, ABD'deki tarife gündemi ve yapay zeka temasının devam edip etmeyeceğine yönelik değerlendirmelerle karışık bir seyir izlerken, gelecek hafta gözler başta ABD Merkez Bankası (Fed) olmak üzere büyük merkez bankalarının para politikası kararları ile ABD'deki makroekonomik verilere çevrildi.

Geçen hafta Orta Doğu'da yeniden yükselen jeopolitik tansiyonun enerji maliyetlerini yukarı çekeceği endişeleri varlık fiyatları üzerinde etkili olmaya devam etti. ABD-İran geriliminin Hürmüz Boğazı dışında enerji arzında önemli diğer güzergahlara yayılma riskiyle petrol fiyatlarındaki yükseliş bu hafta da sürdü. Brent petrolün varil fiyatı 21 Mayıs'tan bu yana ilk kez 100 doları gördü.

Analistler, ABD'nin İran'a yönelik askeri operasyonlarını genişletmesi ve çatışmaların kara harekatına dönüşmesi halinde, başta enerji arzı olmak üzere küresel ticaret akışlarında aksaklıklar yaşanabileceğini, bunun da gıda tedarik zincirleri üzerinde ilave baskı oluşturabileceğini belirtti.

Artan petrol fiyatları küresel çapta enflasyonist baskıların daha da güçlenebileceğine yönelik korkuları körükledi. Bu durum merkez bankalarına yönelik "şahin" beklentilerin artmasına yol açtı. Fed'e ilişkin tahminler, yıl sonuna kadar 2 faiz artışı ihtimalleri çevresinde yoğunlaştı.

Analistler, para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed'in bu ayki toplantısında politika faizini yüzde 66 ihtimalle sabit bırakması beklendiğini ifade ederken, bankanın eylül veya ekim toplantılarının birinde atacağı şahin adımın ardından aralıkta da ilave faiz artışı yapacağına ilişkin tahminlerin yüzde 80'e çıktığını söyledi.

Gelecek hafta Fed'in faiz kararı, Fed Başkanı Warsh'ın sözle yönlendirmelerindeki tonlaması ve ileriye dönük fiyat istikrarı mesajları piyasaların ana odak noktasını oluştururken, ABD'deki büyüme, kişisel tüketim harcamaları verileri ve önemli teknoloji şirketlerinin finansal sonuçları yakından takip edilecek.

Öte yandan ABD'de Donald Trump yönetimi, zorla çalıştırma yoluyla üretilen malların ithalatını yasaklamada ve bu yasağı etkin şekilde uygulamada yetersiz kaldıkları gerekçesiyle 1974 tarihli Ticaret Yasası'nın 301. Bölümü kapsamında yürütülen soruşturmalar sonucunda ülkenin 60 ticaret ortağına yüzde 10 veya yüzde 12,5 oranında gümrük vergisi uygulanacağını duyurdu.

Trump yönetiminin son hamlesi, ABD Yüksek Mahkemesi'nin Uluslararası Acil Ekonomik Yetkiler Yasası'na (IEEPA) dayandırılarak uygulanan tarifelerin yasaya aykırı olduğuna hükmetmesinin ardından 24 Şubat'ta 122. Bölüm kapsamında devreye sokulan 150 gün süreli yüzde 10 oranındaki geçici küresel tarifelerin süresinin dolmasına kısa süre kala geldi.

Donald Trump, ayrıca Avrupa Birliği'nin (AB) Amerikan teknoloji şirketlerine uyguladığı para cezalarını eleştirerek, Birliğe karşı 301. Bölüm kapsamında soruşturma başlatılacağını ve tarife uygulanabileceğini açıkladı.

Diğer taraftan, hızlanan bilanço sezonunda geçen hafta ABD'li önemli teknoloji şirketlerinin finansal sonuçları takip edildi. Bu şirketlerin büyük bölümünün beklentileri aşan finansal sonuçlar açıklamasına karşın, gelecek dönemde artırmayı planladıkları sermaye harcamalarının karlılığa ne ölçüde katkı sağlayacağına ilişkin soru işaretleri varlığını korudu.

Analistler, Alphabet, Tesla, IBM ve Intel'in geçen hafta açıkladığı bilançoların ardından gelecek hafta Microsoft, Meta, Amazon ve Apple'ın finansal sonuçlarının izleneceğini belirtti.

Enflasyon beklentilerinin yukarı yönlü katılık kazanması ve Fed'in faiz patikasına yönelik tahminlerle tahvil piyasalarındaki satış baskısı durulmadı. Geçen hafta ABD'nin 2 yıllık tahvil faizi yüzde 4,38 ile 12 Şubat 2025'ten bu yana zirve seviyesini test etti. ABD 10 yıllık tahvil getirisi de yüzde 4,72'ye çıkarak yaklaşık 17 ayın en yüksek seviyesine ulaştı.

ABD'nin 2 yıllık tahvil faizi haftayı önceki haftaya göre yaklaşık 16 baz puan artışla yüzde 4,35'te, ABD 10 yıllık tahvil faizi yaklaşık 15 baz puan yükselerek yüzde 4,69'da tamamladı.

Dolar endeksi haftalık bazda yüzde 0,7 artışla 101,5 seviyesine çıkarken, ABD yönetiminin uygulamaya aldığı tarifelerin küresel ticaret gerilimlerini artırabileceği endişeleriyle altının onsu ise haftayı pozitif tarafta kapattı. İki hafta üst üste değer kaybeden altının onsu, geçen haftayı yüzde 0,9 yükselişle 4 bin 55 dolardan tamamladı.

Güçlü kalmaya devam eden dolar, yükselen tahvil faizleri ve Fed'e yönelik şahin öngörüler altının ons fiyatını baskıladı. Altının onsu haftayı yüzde 1,3 değer kaybıyla 4 bin 119 dolarda tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı ise yüzde 9,9 artışla 96,8 dolara çıktı.

New York borsası negatif seyretti

ABD'de pay piyasaları geçen hafta negatif seyretti. Haftalık bazda New York borsasında S&P 500 yüzde 0,61, Nasdaq endeksi yüzde 2,13 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,38 düştü.

Kurumsal tarafta bilanço detaylarına bakıldığında Alphabet'in yılın ikinci çeyreğindeki geliri, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 24 artarak 119,8 milyar dolara yükseldi. Şirketin net karı da aynı dönemde yüzde 298 artışla 112,1 milyar dolara ulaştı. Alphabet, geçen yılın ikinci çeyreğinde 28,2 milyar dolar net kar elde etmişti.

IBM de 2026 yılının nisan-haziran dönemine ilişkin bilançosunu açıkladı. Buna göre, şirketin yılın ikinci çeyreğinde elde ettiği gelir, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1 artarak 17,2 milyar dolara ulaştı. Şirketin net karı ise ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1 azalarak 2,17 milyar dolara geriledi.

IBM'in Üst Yöneticisi Arvind Krishna, şirketin gelir artışını ve karlılığını hızlandırmak, yapay zeka ile otomasyon yoluyla şirket genelinde verimliliği artırmak ve inovasyonu hızla ticarileştirmeye yönelik yatırımları yoğunlaştırmak için adımlar attıklarını belirtti.

Diğer yandan ABD'li elektrikli otomobil üreticisi Tesla'nın net karı, bu yılın ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 5 azalışla 1,11 milyar dolara geriledi. Şirketin toplam geliri ikinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 26 artarak 28,2 milyar dolara ulaştı. Tesla, 2025'in aynı döneminde 22,5 milyar dolar gelir elde etmişti.

ABD'li çip üreticisi Intel'in geliri, bu yılın ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 25 arttı. Şirket, bu yılın üçüncü çeyreğindeki gelir beklentisinin 15,8 milyar ile 16,8 milyar dolar aralığında olduğunu bildirdi. İkinci çeyrek finansal sonuçlarının beklentileri aşmasına rağmen Intel'in hisseleri yüzde 7,9 değer kaybetti.

Gelecek hafta pazartesi dayanıklı mal siparişleri, Dallas Fed imalat aktivite endeksi, salı toptan stoklar, Richmond Fed sanayi endeksi, Conference Board tüketici güven endeksi, çarşamba Fed'in faiz kararı, Fed Başkanı Warsh'ın açıklamaları, perşembe büyüme, kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi, haftalık işsizlik maaşı başvuruları, cuma Michigan tüketici güven endeksi verileri takip edilecek.

Avrupa'da BoE'nin faiz kararı yatırımcıların odağında

Avrupa borsaları, geçen hafta İtalya hariç alıcılı seyrederken, gelecek hafta için gözler İngiltere Merkez Bankasının (BoE) para politikası kararına çevrildi.

Geçen hafta Avrupa Merkez Bankası (ECB), 3 temel politika faizini piyasa beklentileri doğrultusunda sabit bıraktı.

Karar sonrası değerlendirme yapan ECB Başkanı Christine Lagarde'ın, Orta Doğu'daki savaş nedeniyle yaşanan enerji şokunun enflasyona ilişkin tam etkilerinin henüz ortaya çıkmadığını söylemesi, mevcut risklerin bölge geneline daha belirgin şekilde hissedilebileceğine yönelik korkuları körükledi.

Lagarde, kararın oybirliğiyle alındığı bilgisini paylaşarak önümüzdeki haftalarda gelişmeleri ve gelecek verileri çok yakından takip etmek için uygun bir konumda oldukları sonucuna vardıklarını bildirdi.

Enflasyon görünümüne yönelik risklerin yukarı yönlü olduğu ve enerji şokunun daha da şiddetlenebileceği uyarısında bulunan Lagarde, bunun diğer fiyatlar ve ücretler üzerindeki etkisinin beklenenden daha güçlü olabileceğini belirtti.

Lagarde, enerji şokunun ikinci tur etkilerinin ortaya çıkabileceğine ilişkin riskleri de özellikle yakından izlediklerinin altını çizerek, "İkinci tur etkiler konusunda endişeliyiz ancak şu aşamada ikinci tur etkilerin ortaya çıktığına ilişkin belirgin işaretler görmüyoruz." dedi.

Halihazırdaki riskler çerçevesinde piyasalarda ECB'nin eylül toplantısında faiz artışına gitmesi bekleniyor.

Bölgede geçen hafta açıklanan verilere göre, İngiltere'de yıllık enflasyon haziranda yüzde 2,6 ile yüzde 2,7 olan beklentilerin altında gerçekleşti. Enflasyon, Mart 2025'ten beri görülen en düşük seviyede ölçüldü.

Öte yandan Avrupa Birliği (AB) üyeleri, Ukrayna'nın 2026 ve 2027 yıllarındaki acil savunma ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik 90 milyar avroluk kredi programına İngiltere'nin katılmasına onay verdi.

Bu gelişmelerle geçen hafta İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 1,31, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,40 ve Almanya'da DAX endeksi yüzde 1,17 artarken, İtalya'da MIB 30 endeksi yüzde 0,15 düştü.

27 Temmuz'da başlayacak haftada pazartesi Almanya'da IFO iş ortamı güven endeksi, perşembe Avro Bölgesinde büyüme, işsizlik oranı, tüketici güven endeksi, BoE faiz kararı, Almanya'da enflasyon, büyüme, çarşamba Avro Bölgesi'nde sanayi üretimi, perşembe İngiltere'de sanayi üretimi, cuma Avro Bölgesi'nde enflasyon, Almanya'da işsizlik oranı verileri karşılanacak.

Asya'da gözler BoJ'un kararında

Asya borsalarında geçen hafta Güney Kore hariç pozitif bir seyir öne çıkarken, Orta Doğu'da jeopolitik gelişmelerin yanı sıra yapay zekada yatırım ve harcamaların artabileceğine yönelik beklentilerin sürmesi risk iştahını destekledi. Gelecek hafta ise Japonya Merkez Bankasının (BoJ) faiz kararı yatırımcıların odağında olacak.

Bununla birlikte bölgede açıklanan makroekonomik veriler de yakından takip edildi. Japonya'da açıklanan enflasyon verileri hızlanmaya işaret etti.

Ülkede haziranda yıllık enflasyon yüzde 1,7 ile beklentilere paralel gerçekleşse de önceki aya göre yükseliş gösterdi. Ayrıca yüksek petrol fiyatlarının ekonominin geneline de yansımaya başlamasıyla ülkede çekirdek enflasyon haziran ayında yüzde 1,6 olarak gerçekleşti ve mayıs verisine göre hızlandı.

Japonya'da dış ticaret üst üste iki aydır açık vermeye devam etti. Ülkede ihracat haziranda yüzde 19,3, ithalat yüzde 25,4 arttı. İthalattaki artışın etkisiyle ülkede dış ticaret dengesi 406,9 milyar yen (yaklaşık 2,5 milyar dolar) açık verdi.

Bu arada Çin'de kredi faiz oranları sabit bırakıldı. Ulusal Bankalar Arası Fon Merkezi, 1 yıllık kredi faiz oranını yüzde 3'te, 5 yıllık kredi faiz oranını ise yüzde 3,5'te sabit tuttu.

Söz konusu gelişmelerle haftalık bazda Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 1,91 düşerken Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,67, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,33, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 1,63 yükseldi.

Gelecek hafta pazartesi Çin'de sanayi karları, cuma Japonya'da BoJ'un faiz kararı, Tokyo TÜFE, işsizlik oranı, sanayi üretimi, perakende satışlar, Çin'de imalat sanayisi ve hizmet sektörü PMI verileri takip edilecek.

TCMB politika faizini değiştirmedi

Yurt içinde geçen hafta satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da, BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 0,27 düşüşle 13.943,87 puandan kapandı.

Geçen hafta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37'de sabit tuttu. Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranının yüzde 40’ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranının da yüzde 35,5’te sabit tutulduğu bildirilen duyuruda, "Enflasyonun ana eğilimi, haziran ayında sınırlı bir miktar gerilemiştir. Öncü veriler ana eğilimin temmuz ayında geçici olarak yükseleceğini ima etmektedir." ifadesine yer verildi.

Öte yandan TCMB, ödemeler dengesi istatistiklerinde revizyona gitti.

Ödemeler Dengesi Finans Hesabı'nın belirli kalemleri, Ödemeler Dengesi ve Uluslararası Yatırım Pozisyonu İstatistikleri'nin veri kalitesini artırmak amacıyla yürütülen idari kayıtlara dayalı mikro veri temelli analizlerinden elde edilen sonuçlar doğrultusunda revize edilecek.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, Türkiye'nin kredi notuyla ilgili bir karar almazken ülkeye ilişkin periyodik incelemesini tamamladığını bildirdi. Kuruluştan yapılan açıklamada, bunun bir kredi notu değişikliği anlamına gelmediği ve kısa vadede bir kredi notu eylemi gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine dair bir gösterge niteliği taşımadığı belirtildi.

Açıklamada, Türkiye'nin kredi notunun, ülkenin büyük, çeşitlendirilmiş ve dinamik ekonomisi ile düşük kamu borcu yükü tarafından desteklendiği kaydedildi.

Dolar/TL, haftayı önceki haftalık kapanışın yüzde 0,4 üzerinde 47,3350'den tamamladı.

Gelecek hafta yurt içinde perşembe ekonomik güven endeksi, işsizlik oranı, cuma dış ticaret dengesi takip edilecek.

Kaynağa Git

İlgili Haberler