Ana içeriğe geç

Trump’ın ‘rica’sı eski defterleri açtı: Dünya Kupası'na damga vuran siyasiler

ABD Başkanı Trump'ın, kırmızı kart cezalısı Folarin Balogun'un oynayabilmesi için FIFA nezdinde girişimde bulunduğu iddiası, Dünya Kupası tarihindeki siyasi müdahaleleri yeniden gündeme taşıdı. Mussolini'den Hitler'e, Videla'dan Kuveyt Prensi'ne uzanan tartışmalı olaylar...

Trump’ın ‘rica’sı eski defterleri açtı: Dünya Kupası'na damga vuran siyasiler
Odatv
16

İşgal ettiği ülkenin futbolcularına kendi takımına alan diktatör kim? 35 bin ton tahıl gönderdi, futbolculara 50 bin dolar verdi maçı kazandı finale yükseldi; bu hangi takım?

Dünya Kupası'nda siyaset hiç eksik olmadı: Mussolini'den Trump'a uzanan tartışmalı müdahaleler hep devam etti. ABC'de yer alan habere göre Trump'ın Balogun girişimi, Dünya Kupası tarihindeki siyasi müdahaleleri yeniden gündeme getirdi. ABD Başkanı Donald Trump'ın, Belçika ile oynanan son 32 turu maçı öncesinde kırmızı kart cezalısı Folarin Balogun'un oynayabilmesi için FIFA Başkanı Gianni Infantino'ya baskı yapması, Dünya Kupası tarihindeki siyasi müdahaleleri yeniden gündeme getirdi. İspanyol gazetesi ABC, futbol ile siyasetin hiçbir zaman birbirinden tamamen ayrılmadığını, turnuvanın neredeyse ilk gününden bu yana devlet başkanları, diktatörler ve siyasi liderlerin Dünya Kupası üzerinde etkili olmaya çalıştığını yazdı.

TRUMP'IN 'KIRMIZI KART' HİKAYESİ YENİDEN GÜNDEMDE

ABC, yazısına dikkat çekici bir ayrıntıyla başlıyor. Trump, Beyaz Saray'da Balogun tartışması sırasında gazetecilere "Kırmızı kartın ne olduğunu bilmiyorum" dedi. Ancak gazete, Trump'ın bunu unutmuş olabileceğini hatırlatıyor.

Çünkü 2018'de FIFA Başkanı Gianni Infantino, Oval Ofis'te Trump'a sarı ve kırmızı kartın ne anlama geldiğini bizzat göstermiş, ikili kameralar önünde kartlar üzerinden espri yapmıştı. ABC, "Belki de Trump o gün kırmızı kartın istediği zaman kaldırılabileceğini düşündü" diyerek bugünkü tartışmaya ironik bir gönderme yapıyor.

Trump'ın girişiminin ardından FIFA, disiplin talimatındaki istisnai bir maddeyi işleterek Balogun'un cezasını kaldırdı. ABD'li futbolcu Belçika karşısında forma giydi ancak ev sahibi ekip sahadan 4-1'lik ağır bir yenilgiyle ayrıldı. Olay, UEFA ile Belçika Futbol Federasyonu'nun resmi itirazlarına kadar uzanan uluslararası bir tartışmaya dönüştü.

MUSSOLINI, DÜNYA KUPASI'NI PROPAGANDA ARACINA ÇEVİRDİ

ABC'ye göre siyasi müdahalenin en bilinen örneği, 1934'te İtalya'nın ev sahipliği yaptığı Dünya Kupası'ydı. Faşist lider Benito Mussolini, turnuvayı rejimin gücünü gösterecek bir propaganda aracına dönüştürdü.

Mussolini'nin hakemler üzerinde baskı kurduğu, maçlardan önce soyunma odalarına girdiği ve İtalya lehine kararlar verilmesini istediği iddiaları yıllardır futbol tarihinin en tartışmalı olayları arasında yer alıyor. Turnuva sonrasında bazı hakemlerin ömür boyu uluslararası görevlerden men edilmesi de tartışmaları daha da büyüttü.

Dönemin FIFA Başkanı Jules Rimet'in, "Bu turnuvayı FIFA değil, Mussolini düzenledi" sözü ise Dünya Kupası tarihinin en çok aktarılan ifadelerinden biri olarak hafızalara kazındı.

HITLER'İN İLHAKI SAHAYA DA YANSIDI

1938 Dünya Kupası öncesinde Adolf Hitler'in Avusturya'yı ilhak etmesi (Anschluss), futbolu da doğrudan etkiledi. Avrupa'nın en güçlü takımlarından biri olan ve "Harikalar Takımı" olarak bilinen Avusturya Milli Takımı dağıtıldı; birçok yıldız oyuncu Alman Milli Takımı'na katılmak zorunda kaldı. Böylece siyasi bir karar, Dünya Kupası'nın sportif dengesini de değiştirdi.

1978 ARJANTİN'İ

ABC'nin hatırlattığı bir başka örnek ise 1978 Arjantin Dünya Kupası. General Jorge Rafael Videla'nın askeri diktatörlüğü sırasında düzenlenen turnuva, binlerce kişinin gözaltında kaybolduğu ve işkence gördüğü bir dönemde oynandı. Finalin yapıldığı Monumental Stadı'nın hemen yakınındaki ESMA işkence merkezi ise bu dönemin sembollerinden biri olarak tarihe geçti.

Turnuvanın en tartışmalı maçı ise Arjantin'in Peru'yu 6-0 yenerek finale yükseldiği karşılaşma oldu. Arjantin'in en az dört farklı kazanması gerekirken gelen farklı galibiyet, yıllardır "şike" iddialarıyla anılıyor.
ABC, İngiliz yazar David Yallop'un iddialarına da yer veriyor. Buna göre Peru'nun maçı kaybetmesi karşılığında Arjantin'in 35 bin ton tahıl gönderdiği, bazı Perulu futbolculara 50 bin dolar ödendiği öne sürüldü. Eski Perulu milletvekili Genaro Ledesma ise maçın, Peru'daki askeri rejimin elindeki 13 siyasi tutuklunun serbest bırakılması karşılığında kaybedildiğini iddia etti. Bu iddialar hiçbir zaman kesin olarak kanıtlanamadı ancak Dünya Kupası tarihinin en büyük tartışmalarından biri olarak kaldı.

KUVEYT PRENSİ SAHAYA İNDİ

1982 Dünya Kupası ise tarihin en sıra dışı olaylarından birine sahne oldu. Fransa-Kuveyt maçında Fransızların attığı gol sonrası Kuveytli futbolcular itiraz edince, tribündeki Kuveyt Futbol Federasyonu Başkanı ve emir ailesi mensubu Şeyh Fahad Al-Ahmed Al-Sabah güvenlik görevlileriyle birlikte sahaya indi. Hakem Miroslav Stupar'a doğrudan itiraz eden prens, golün iptal edilmesini istedi.
Şaşkınlık yaratan şekilde hakem kararını değiştirdi ve golü geçersiz saydı. Olay dünya futbolunda büyük tepki topladı. Kuveyt para cezası alırken, hakem ise uluslararası maçlarda görev yapamaz hale geldi.

EV SAHİPLERİ HEP TARTIŞILDI

ABC, ev sahibi ülkelerin hakem kararlarından yararlandığı iddialarının da Dünya Kupası tarihi kadar eski olduğunu belirtiyor. Eski FIFA Başkanı João Havelange, 1966 Dünya Kupası'nda İngiltere'nin ev sahibi avantajıyla desteklendiğini öne sürerken, 1982'de İspanya'nın Yugoslavya karşısında aldığı tartışmalı penaltı ve 2002 Dünya Kupası'nda Güney Kore'nin İspanya'yı elediği çeyrek finalde iptal edilen goller de yıllardır futbol tarihinin en çok tartışılan hakem kararları arasında gösteriliyor.

Odatv.com

Kaynağa Git

İlgili Haberler