Altın fiyatlarında yılın ilk yarısında görülen geri çekilmeye karşın, madencilik sektöründe yerli üreticilerin maliyet avantajı ve verimlilik yatırımları sayesinde fiyat dalgalanmalarına karşı dirençli olduğu değerlendiriliyor.
AA muhabirinin İstanbul Sanayi Odasının (İSO) 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırmasından derlediği verilere göre, madencilik ve taş ocakçılığı yüzde 27,2 ile sektörler bazında en yüksek satış karlılığını elde ederek İSO 500 kapsamındaki faaliyet alanları arasında ilk sıraya yerleşti.
Vergi öncesi dönem karı (zararı) ile net satışlar arasındaki ilişkiyi gösteren satış karlılığı göstergesinde madencilik ve taş ocakçılığı sektörünü yüzde 25 ile tütün ürünleri imalatı, yüzde 16,5 ile temel eczacılık ürünleri ve eczacılığa ilişkin malzemelerin imalatı izledi. İçeceklerin imalatı yüzde 15,4, fabrikasyon metal ürünleri imalatı ise yüzde 11,2 satış karlılığı elde etti.
Böylece, madencilik ve taş ocakçılığı sektörü yüzde 27,2'lik satış karlılığıyla, yüzde 3,4 seviyesindeki İSO 500 ortalamasını yaklaşık 8 kat aşarak listenin zirvesinde yer aldı.
Altın fiyatları geçen yıl yatırımcısına yüzde 64,2 getiri sağlayarak 1979'dan bu yana en yüksek yıllık kazancını kaydetti. Yıla 2 bin 623 dolardan başlayan ons altın, yıl boyunca peş peşe rekorlar kırarak aralıkta 4 bin 549,94 dolara kadar yükseldi ve yılı 4 bin 313 dolardan tamamladı.
Uzmanlar, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirim süreci, merkez bankalarının güçlü altın alımları, jeopolitik riskler ve yatırımcıların güvenli liman talebinin geçen yıl altın fiyatlarındaki yükselişi desteklediğine işaret ederken, bu süreçte yükselen altın fiyatlarının altın üreticilerinin gelir ve karlılıklarını da önemli ölçüde artırdığı değerlendiriliyor.
Marttan itibaren altın fiyatlarında düzeltme hareketleri yaşanırken ons altın yılın ilk yarısını yüzde 7,1 kayıpla tamamladı.
Bu durum, geçen yıl rekor karlılık elde eden madencilik sektörünün performansına ilişkin soru işaretlerini artırırken, sektör temsilcileri finansal performansın yalnızca emtia fiyatlarına bağlı olmadığını, operasyonel verimlilik, maliyet yönetimi ve teknolojik yatırımların da şirket sonuçlarında belirleyici rol oynadığını belirtiyor.
Yüksek altın fiyatları 2025'te madencilik sektörünü zirveye taşıdı
AA muhabirine konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Türkiye Madenciler Derneği (TMD) Başkanı Mehmet Yılmaz, İSO 500'de madenciliğin karlılık lideri olmasında 2025'te altın fiyatlarında yaşanan yükselişin etkisinin yadsınamaz derecede büyük olduğunu söyledi.
Yılmaz, küresel ölçekte tırmanan jeopolitik riskler, merkez bankalarının yoğun altın alımları ve reel faiz beklentileriyle altının önemli ivme yakaladığını belirterek, "2025'te altın fiyatlarında görülen tarihi yükseliş, yerli üreticilerimizin kar marjlarını doğrudan yukarı çekti ve madencilik sektörünü yüzde 27,2'lik net satış karlılığıyla İSO 500'ün zirvesine taşıdı" dedi.
Öte yandan madencilik sektöründeki güçlü karlılığı yalnızca emtia fiyatlarındaki yükselişle açıklamanın eksik kalacağını vurgulayan Yılmaz, "Piyasa koşulları arkamızdan çok güçlü bir rüzgar estirdi ancak kalıcı başarıyı getiren unsur, son yıllarda kararlılıkla gerçekleştirdiğimiz verimlilik odaklı yatırımlar ve güçlü maliyet disiplini oldu" diye konuştu.
Sektörün kar marjı fiyat şoklarına karşı dayanıklı
Yılmaz, son aylarda altın fiyatlarında bir düzeltme hareketi yaşandığını anımsatarak, "Bu pencereden bakınca, 2025'teki olağanüstü karlılık seviyelerinin aynı şekilde, adeta otomatik olarak devam edeceğini düşünmek gerçekçi olmaz. Ancak madencilikte karlılık denklemi sadece fiyattan ibaret değil" değerlendirmesinde bulundu.
Sektörde karlılığı etkileyen üretim maliyetleri, cevher kalitesi ve enerji giderleri gibi birçok değişken bulunduğunu belirten Yılmaz, "Fiyatlar düştüğünde kar marjları elbette bir miktar esner. Ancak teknolojiye yatırım yapan, maliyetlerini etkin yöneten yerli üreticilerimiz bu süreci de başarıyla göğüsleyebilir" ifadelerini kullandı.
Altın madenciliğinde karlılığı belirleyen temel unsurların fiyat ve üretim maliyetleri olduğuna işaret eden Yılmaz, "Bir maden şirketinin uzun vadeli finansal direncini ve kalıcı rekabet gücünü üretim maliyetleri belirler. Dünyada sürdürülebilir üretim maliyetleri pandemiden bu yana yapısal olarak yükseldi. Buna karşın Türkiye'deki üreticilerimiz verimlilik yatırımlarıyla bu süreci oldukça iyi yönetiyor" görüşünü paylaştı.
Yılmaz, altın madenciliğinin kar marjının olası fiyat şoklarını absorbe edebilecek bir yapıya sahip olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Altın madenciliğinin kar marjı olası sarsıntılara karşı çok güçlü bir güvenlik duvarına sahip. Altın fiyatlarında ons başına 3 bin 500 dolara kadar sürebilecek bir düzeltme senaryosunda bile, yerli üreticilerimizin maliyet avantajı sayesinde satış karlılıklarının yüzde 50'nin altına düşmesini beklemiyoruz. Üretim hacmimiz arttıkça ölçek ekonomisi devreye girecek ve birim maliyetlerimiz daha da aşağı çekilecektir. Maliyetlerini etkin yöneten, verimliliğe ve teknolojiye yatırım yapan işletmelerimiz fiyat dalgalanmalarından en az hasarla çıkacak ve karlılık tablosundaki güçlü yerlerini koruyacaktır".