TRABZON'da müzik öğretmeni Buse Sarı ile evinin mutfak penceresine konan ve sürekli camını tıklatan martı arasında oluşan bağ görenleri tebessüm ettiriyor. Aile fertleri, maskotları haline gelen martıya, romandan esinlenerek taktığı 'Züccaciyeci Jonathan' adıyla sesleniyor. Martıyla aralarındaki bağı anlatan Sarı, "Onu gözlerinden tanıyorum. Ona yemek uzattığımda birkaç kere parmağımı gagaladı ama canımı acıtmadı. Onu besliyor olmaktan mutluluk duyuyorum" dedi.
Ortahisar ilçesinde yaşayan 2 çocuk annesi müzik öğretmeni Buse Sarı, her gün mutfak penceresi önüne konan ve camı gagasıyla tıklatan martıyı elleriyle besliyor. Buse Sarı ile penceresine konan martı arasında zamanla oluşan bağ görenlerde tebessüm uyandırıyor. Sarı'nın, 6 aydır ağırlayıp, eliyle beslediği sıra dışı misafiri, kendisine ikram edilen peynir ve sosisleri yiyor, hızını alamayıp tezgahtaki saklama kaplarını da kapıp kaçıyor. Aile fertleri, maskotları haline gelen martıya, ABD'li yazar Richard Bach'ın yazdığı 'Martı Jonathan Livingston' romanından esinlenerek taktıkları 'Züccaciyeci Jonathan' adıyla sesleniyor. Sarı, gözlerinden tanıyarak diğer martılardan ayırt edip, yiyeceklerle karşıladığı 'Züccaciyeci Jonathan'ın her anını cep telefonu kamerasıyla da kayda alıyor.
'ÇOK ALIŞTIK, MASKOTUMUZ OLDU'
Buse Sarı, ailecek martıyla kurdukları dostluğun kendilerini mutlu ettiğini belirterek, "Evde olduğum zaman camı tıklatma sesi duyuyordum. Gelip baktığımda martı olduğunu gördüm. Tezgah üzerine koyduğum eşyaları kurcalamaya başladı. Hatta 1-2 kere cam açıkken tezgah üzerinden saklama kaplarımı alıp götürdü. Aç olduğunu düşündüm ve o gün dolabımda yiyecek ne varsa verdim. Peynir, balık ve sosis verince yedi. Evdeyken geldiğini fark ettiğim zamanlarda onu besliyorum. Geldiği belli bir saat yok. Bazen sabahın erken saatlerinde bazen de öğleden sonra da geliyor. Ona bayağı alıştık, maskotumuz gibi oldu. Ben de çocukluğumdan beri hayvanları çok severim. Eşyalarımızı alıp götürdüğü için adını 'Züccaciyeci Jonathan' koyduk. Onu gözlerinden tanıyorum" dedi.
'ONU BESLİYOR OLMAKTAN MUTLULUK DUYUYORUM'
Martıyı beslemekten mutluluk duyduğunu anlatan Sarı, "2 oğlum, martının gelmesinden mutluluk duyuyor. Martının cama geldiğini görünce heyecanlanıp bana haber veriyorlar. Komşularım bu durumu fark etti mi bilmiyorum ama bazı insanlar ev yakınında hayvan beslenmesinden hoşnut kalmayabiliyor. Ona yemek uzattığımda birkaç kere parmağımı gagaladı ama canımı acıtmadı. Onu besliyor olmaktan mutluluk duyuyorum. Mutfakta iş yaparken beni izliyor, ben de onunla konuşuyorum. Bir sürü fotoğrafını ve görüntüsünü çekiyorum. Bakıp tebessüm ediyorum. Arkadaşlarımla paylaşıyorum" diye konuştu.
'ONUNLA DOST OLDUK'
Mutfak tezgahında kesici alet bırakmamaya özen gösterdiğini kaydeden Sarı, "Yaklaşık 6 aydır pencereme konuyor. Bu süreçte 'Jonathan' ile dost olduk. Onu görünce tebessüm ediyoruz, umarım o da bizden memnundur. Elimden geldiğince onu besleyeceğim. Onu sevmek hoşuma gidiyor. Cam açıkken, beslenme esnasında tezgah üzerinde eşya bırakmamaya da dikkat ediyorum. Çünkü eşyalar, dikkatini çekiyor, alıp götürüyor. Bir gün mutfaktayken 'Jonathan' geldi. Saklama kabına su koyarak pencerenin kenarına koydum. Suyu boşalttı, kabı aldı gitti. Ağzında saklama kabıyla uçtu gitti. Benim için güzel bir anı oldu. 'Jonathan' düzenli olarak gelmeye devam ediyor, ben de onu beslemeye devam edeceğim" diye konuştu.