Ana içeriğe geç

RRN yükselen medeniyetin sesi olacak

Tüm dünyada gazeteci ağı oluşturan RRN, Türkiye’yi dünyaya, dünyayı Türkiye’ye duyuruyor. Kurucu kadro amaçlarını şöyle anlatıyor: ‘Çöken medeniyetin basın ve bilgi anlayışına karşı RRN yükselen bir çağın temsilcisi ve sesi oluyor. Mazlum milletlerin sesi oluyor. Türkiye’de emekçinin sesi oluyor'.

RRN yükselen medeniyetin sesi olacak
Aydınlık
16

Araştırma ve Muhabirler Ağı (Research and Reporters Network-RRN) yayın hayatına başladı. Hem Türkiye’ye hem dünyaya Yükselen Asya’nın sesini duyurmayı amaçlayan RRN, dünyanın her noktasından uzmanlar ve gazetecilerle bir ağ oluşturdu.

Türk medyası için de yeni bir soluk olan ve bir ihtiyacı dolduran RRN’nin kurucu kadrosuyla bir araya geldik. Genel Yayın Yönetmeni Kıvanç Özdal, Baş Editör Görkem Gözet, editörler Yağmur Biçen Kaplan, Mutlu İnan ve Sosyal Medya Sorumlusu Erol Aslan’la buluştuk. RRN’nin kuruluşunu, hedeflerini konuştuk.

RRN yükselen medeniyetin sesi olacak - Resim : 1

‘TÜRKÇE VE İNGİLİZCEYE YENİ DİLLER EKLENECEK’

- RRN’nin kuruluş amacı nedir? Hangi ihtiyaçtan doğdu?

- Kıvanç Özdal: RRN’de amaç uzman isimleri ve dünya çapındaki gazetecileri bir araya getirmek. Bu yolla hem Türkiye’deki okurların dünyadaki uzmanları tanıması hem de dünya kamuoyunun yine bizim uzmanlarımıza ve muhabirlerimize ulaşabilmeleri hedefleniyor. Türkçe ve İngilizce yayın yapan bir site. Yakında başka dillerde de yayınlara başlayacağız. Türk basınında çıkan önemli tespitleri, önemli değerlendirmeleri, uzmanlarla yaptığımız röportajları, İngilizce altyazılı şekliyle hem video hem de metin olarak dünyaya sunuyoruz. Tabii Batılı merkezlerde, uzmanlarımızın sesinin duyulması son derece önemli. Tersini de yapıyoruz. Değer verdiğimiz görüşleri ve yabancı dilde yaptığımız röportajları Türkçeye çevirerek Türk kamuoyu ile buluşturuyoruz.

- Görkem Gözet: Dünya tek kutupluluktan çok kutupluluğa doğru geçiyor. Çok kutuplu dünya, haber kanallarını çeşitlendirmek ve doğru bilgiye ulaşmak zorunda. Burada büyük bir ihtiyaç var. Dolayısıyla RRN bu ihtiyacı görecek. Çok kutuplu dünyaya geçiş döneminde özellikle, bilgiye nesnel bir şekilde ulaşma kaygısı güden başta Türkiye ve dünyadaki insanlar için bir amaca hizmet edecek. RRN şu an için çok büyük ve iddialı bir çıkış yaptı.

RRN yükselen medeniyetin sesi olacak - Resim : 2

‘BURASI HAKİKAT CEPHESİ’

- Yağmur Biçen Kaplan: Burası bir hakikat cephesi. Bir savaş var; hem psikolojik hem de fiziksel. ABD hegemonyası kendi illüzyonunu oluşturmak için televizyonları, gazeteleri kullanıyor. Buna karşı da hem öncelikle Türkiye’de yayın yaptığımız için Türkiye’yi hem de tüm dünyayı hakikat cephesinde buluşturmak adına RRN’nin işlevi çok kritik. Tarafsız değiliz. Tarafımız Yükselen Asya Çağı’ndan yana, doğrudan yana.

- Erol Aslan: Dünyada RRN’ye benzer yayın yapan birçok site, dergi ve sayfa var. Aynı zamanda çok fazla yalan haber yayan, spekülasyon yaratan internet sitesi ve yayın organı var. Burada RRN’nin farkı ne? RRN ezber cümlelerle, tek taraflı bilgilerle değil, alanının uzmanı olan, üzerinde uzun yıllar çalışma yürüten isimlerle, örneğin İran Savaşı’nda direkt bölgede görev yapan, sahada çalışma yürüten uzmanlarla görüşmeler yaparak anlık doğru bilgiyi insanlara ulaştırmaya çalışıyor. Örneğin İran-ABD Savaşı var gündemde. Temas ettiğimiz isimlerin neredeyse hepsi, savaşı İran’ın kazanacağını ve İsrail-ABD cephesinin çökeceğini söylüyordu. Bugün geldiğimiz noktada İsrail ve ABD cephesinin çöktüğünü görüyoruz. Aslında bu da RRN’nin uzman görüşlerinin ve fikirlerinin ne kadar gerçekçi ve doğru bir şekilde çıktığını bize göstermiş oluyor.

RRN yükselen medeniyetin sesi olacak - Resim : 3

BATI YANKI ODASINDA

- Ayrıntıya girelim. Batı merkezlerinin oluşturduğu bir söylem ve yanılsama var. Zaman zaman bu söylemin hala geniş bir kesim tarafından kabul gördüğüne de şahit oluyoruz. RRN buna nasıl karşı koyacak?

- K.Ö.: Sorudaki yanılsama ifadesi önemli. Kendi yanılsaması ifadesi bana yankı odaları ifadesini çağrıştırdı. Bu yankı odaları artık bir noktada yöneticileri de hataya sürüklüyor. Nasıl? Örneğin Rusya’nın Ukrayna’daki özel operasyonunun başlamasının ardından Avrupa kamuoyunu ve Avrupa’daki halkları yönlendirmek için Atlantik cephesindeki medya, tek sesli bir yayına geçti. Fakat bu tek sesli yayınları sadece halklar dinlemiyor. Yöneticiler, bürokratlar herkes dinliyor ve böylece bir yankı odası oluşuyor.

Görevimiz Türk halkına, dünya halklarına gerçeği anlatmak. Peki bunu nasıl yapıyoruz? Yani nasıl kendi görüşümüzden emin oluyoruz? Çok basit bir yöntemi var; bilimsel bakış açısı. Bilimi temel aldığımızda objektif gerçeklerden ve olgulardan yola çıktığımızda, zaten gerçek önümüzde duruyor.

‘HEGEMONYA İÇİN BİLGİYİ BOZDULAR’

- G.G.: Batı çok uzun zamandır basın alanında kültürel hegemonyasını yürüttü ve kendi hegemonyasını sağlamlaştırmak için bilgiyi bozdu. Basını kendi amaçları için kullandılar. Buna ihtiyaçları vardı çünkü Batı toplumları bu bozulmayı ve bu çöküşü görseydi kendi hükümetlerine karşı ayaklanacak ve daha demokratik, daha adil, çok kutuplu, daha insan odaklı bir dünyayı talep edebileceklerdi. RRN’nin misyonu hem Türk Milleti’ne hem de dünya halklarına bu çarpıtmayı göstermek, bu çelişkiyi anlatmak. Dünyanın Atlantik’ten ibaret olmadığını, yükselen Asya uygarlığının ve büyük üretici güçlerin yeni bir medeniyet oluşturduğunu, yeni bir kutup oluşturduğunu göstermek.

RRN yükselen medeniyetin sesi olacak - Resim : 4

DOĞRU BİLGİNİN KUTBU

Dolayısıyla şunu söyleyebiliriz; Çöken bir medeniyetin basın ve bilgi anlayışına karşı RRN yükselen bir çağın temsilcisi ve sesi oluyor. İran’da Amerikan emperyalistlerine, İsrail siyonistlerine direnen mazlum milletin sesi oluyor. Türkiye’de emekçinin, üreticinin sesi oluyor. Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’nde Amerika’ya kafa tutan, kendi başına üreten bir halkın sesi oluyor. Bu nedenle RRN önümüzdeki dönemde dünya emekçilerinin, dünyadaki mazlumların ve gerçek bilgiye, doğru bilgiye ulaşmak isteyen insanların kutbu olacak.

- Yani o zaman şöyle diyebilir miyiz? RRN sadece bir fikir veya doğru haber verme platformu değil. Rota çizen, yol gösteren bir mecra aynı zamanda...

G.G.: Doğru elbette. RRN’nin her zaman üretimden, emekten, ulus devletlerin toprak bütünlüğünden yana olma, yükselen Asya Çağı’nın, Türkiye, Rusya, Çin, İran İttifakı’nın ve tüm mazlum halkların sesi olma gibi bir derdi var. Tabi bunu yaparken nesnel olacak, gazetecilik ilkelerine uyacak ve bilgiyi çarpıtmak için değil, bilgiyi tartışmak ve doğruya ulaşmak için yayın hattını kuracak. RRN’nin misyonu böylesine büyük olduğu için zaten şu an çok başarılı bir şekilde hem YouTube kanalıyla hem internet sitesiyle hem de sosyal medya aracılığıyla alanında uzman isimlerle ses getiren yayınlar yapmaya başladı.

- Rusya-Ukrayna ve İran-ABD/İsrail savaşlarına baktığımızda da yönteminizin doğrulandığını söyleyebilir miyiz?

- K.Ö.: RRN’nin görevi dünyadaki gelişmeleri doğru bir şekilde okuyucuya ve izleyiciye aktarmak. Mesela objektivite diye bir kavram vardır basında. Bu yalandır. Böyle bir şey olmaz. Zaten Yağmur arkadaşımız da söyledi tarafsız değiliz diye. Bizim RRN olarak bir sorumluluğumuz var. O da Türk Milleti’ne yalan söylememek. Türk Milleti’ne gerçekleri doğru bir şekilde aktarabilmek.

- G.G.: Hangi cephede duruyorsanız o cephenin haberini ve bakış açısını yansıtırsınız. RRN de Atlantikçi medyaya, NATO’cu medyaya, emperyalist/siyonist saldırganlığa karşı İnsanlık Cephesi’nin sesini duyurma savaşı veriyor. Dolayısıyla RRN’nin söyledikleri doğru çıkıyor. Çünkü RRN bu tahlili bilimsel olarak yapıyor. Şimdi en son G7 Zirvesi’nde Trump’ın tartışmalarına bakıp ‘Amerikan hegemonyası yıkılmıyor, Trump hala ayakta!’ diyebilirsiniz. Ama Trump, İran ile masaya oturduğu zaman tek tek İran’ın zaferini tescilleyen o maddeleri imzalamak zorunda kalıyor. Haberlerimizi yaparken çok mutlu ve çok cesur olduğumuzu da söylemek isteriz.

Kaynağa Git

İlgili Haberler