Ordu'da yaşayan Duygu ve Ömer Yılmaz çifti, dört yıl önce merakla başladıkları kırıntı madenciliğini hem hobiye hem de gelir kapısına çevirdi. Ordu'nun derelerinde altın arayan çift, bugün birçok kişiye de öncülük etmeye başladı. Giresun'da üç gencin günlük 4 ila 6 gram arasında altın çıkardığını anlatan çift, "Bu iş aslında hem hobi hem de kazanç kapısı." dedi.
Ordu'nun Altınordu ilçesinde Duygu Yılmaz (36) ve Ömer Yılmaz (41) çifti, dedektör, yeraltı görüntüleme cihazları ve kırıntı madenciliği ekipmanları satışı yaparken, aynı zamanda dere yataklarında altın arayışlarını devam ettiriyor. Kırıntı madenciliğinin son yıllarda ilgi gördüğünü söyleyen çift, bunun ailelerin birlikte vakit geçirebildiği farklı bir hobiye dönüştüğünü ifade etti.
"TAMAMEN İLKEL YÖNTEMLERLE ARAMA YAPILIYOR"
Kırıntı madenciliğinin doğaya zarar vermeyen bir yöntem olduğunu ve bu yöntemde delici aletlerin kullanılmadığını belirten Duygu Yılmaz, "Kırıntı madenciliği doğaya tahribat vermeden, kumun yerini değiştirerek içerisindeki kırıntı madenleri gün yüzüne çıkarmaktır. Burada kazıcı ve delici aletler kullanılmıyor, tamamen ilkel yöntemlerle arama yapılıyor. Bu çalışmalar sonucunda demir tozları ve altın tozları elde ediliyor. Biz de yıllardır bu işle uğraşıyoruz ve insanlara ekipman temin ediyoruz" diye konuştu.
"HEM HOBİ HEM DE KAZANÇ KAPISI"
Kırıntı madenciliğinin yalnızca bir hobi olmadığını, aynı zamanda gelir elde etme fırsatı sunduğunu kaydeden Duygu Yılmaz, farklı illerdeki kullanıcıların önemli miktarlarda altın bulabildiğini ifade etti. Giresun'da ekipman sattıkları üç gencin günlük 4 ila 6 gram arasında altın çıkardığını aktaran Yılmaz, "Tokat'ta motorlu cihaz sattığımız bir müşterimiz ise 36 gram altın elde ettiğini söyledi. Bu iş aslında hem hobi hem de kazanç kapısı. Özellikle aileler birlikte vakit geçirmek için tercih ediyor. Kadınlar eşlerinin kahvehanelere gitmesi yerine doğada zaman geçirmesini istiyor. Böylece ailecek kırıntı madenciliği yapılabiliyor" dedi.
Kırıntı madenciliğine Ordu'da öncülük ettiklerini ifade eden Ömer Yılmaz ise ilk yıllarda insanların dere yataklarında altın aramaya çekindiğini ancak zamanla bu algının değiştiğini belirtti. Yılmaz, "İlk başlarda insanlar çekingen davranıyordu. Biz bu konuda teşvik edici olduk. İnsanlar cesaretlendi ve yeni bir hobi edindi. Bununla birlikte kazanç da elde etmeye başladılar. Şu anda farklı illerde ekipler kuruluyor ve insanlar birlikte arama faaliyetleri gerçekleştiriyor" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin birçok akarsu yatağında kırıntı madenciliği yapılabileceğini kaydeden Yılmaz, doğal oluşumların altın arayışında önemli ipuçları verdiğini belirtti. Dere yataklarında doğal olarak oluşan oyuklar ve suyun yön değiştirdiği bölgelerin incelendiğini aktaran Yılmaz, "Maden arayan kişiler, derelerin koltuk yaptığı bölgelerden ya da doğal kuyulardan numune alabiliyor. Doğadaki izleri takip ederek doğal altına ulaşmak mümkün. Bunun yanında sadece altın değil, doğal taşlar ile değerli ve yarı değerli taşlara da rastlanabiliyor" diye konuştu.