Ana içeriğe geç

Emine Erdoğan, Sıfır Atık Forumu Açılışında konuştu: Sıfır atık tüm yolları birleştiren bir köprüdür

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen İstanbul Valiliği himayelerinde, Sıfır Atık Vakfının koordinasyonunda Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen Sıfır Atık Forumu 2026'nın açılışına katıldı. Emine Erdoğan, önemli açıklamalarda bulundu. İşte detaylar...

Emine Erdoğan, Sıfır Atık Forumu Açılışında konuştu: Sıfır atık tüm yolları birleştiren bir köprüdür
Süper Haber
16

Emine Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, İstanbul'un insanlığın ortak hafızasını taşıyan, medeniyetlerin buluştuğu, dünyanın en uzun ömürlü başkenti olduğunu belirterek, bugün forumda 183 ülkeden temsilci, 500'ü aşkın kurum ve kuruluş ve 5 binden fazla katılımcıyı ağırladıklarını söyledi.

Emine Erdoğan, İstanbul'un bir kez daha kültürleri bir araya getirdiğini belirterek, "Tam da bu nedenle bu forumu, insanlık ailesinin ortak bir ideal etrafında kenetlendiği tarihi bir buluşma olarak görüyoruz.

Bu güçlü uluslararası katılımın, Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Dünya beşten büyüktür çünkü insanlık beşten büyüktür.

' mesajının somut bir tezahürü olduğunu düşünüyorum.

" diye konuştu.

Foruma katılan herkese şükranlarını sunduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti: "Temennim odur ki buradan yükselecek sinerji, ortak geleceğimiz için yepyeni başlangıçların vesilesi olsun.

Bu anlamlı buluşma dolayısıyla Sıfır Atık Vakfımıza forumun düzenlenmesinde ortaya koydukları büyük emek için teşekkür ediyorum.

Dünyanın en kapsamlı uluslararası çevre buluşmalarından birine ev sahipliği yapıyorlar.

Vakfımızın her bir mensubunu kutluyor, kendilerini yürekten alkışlıyorum.

Destek veren Bakanlıklarımıza ve İstanbul Valiliğimize ayrıca şükranlarımı sunuyorum.

"KAYNAKLAR HOYRATÇA KULLANILIYOREmine Erdoğan, Pasifik Okyanusu'nun kuzeyinde, tonlarca çöp ve plastikten oluşan 1,6 milyon kilometrekare büyüklüğünde çöpten bir kıta olduğunu, burasının o engin maviliğin ortasında, kaynaklarını hoyratça kullanan insanlığın dramının ve geçtiği dar boğazın bir anıtı olarak durduğunu kaydetti.

Türkiye'nin neredeyse iki katı büyüklüğünde bir yüzölçümüne sahip bu atık birikiminin iklim krizinin perde arkasındaki israf ve tüketim krizini anlattığına dikkati çeken Erdoğan, "Her gün 2 bin çöp kamyonuna eş değer plastik atığın okyanuslara karışması yalnızca atık yönetimiyle ilgili bir mesele değildir.

Tıpkı, mikroplastiklerin Antarktika'dan Everest'in zirvesine kadar, dünyamızın en ücra köşelerine dahi ulaşmasının alelade bir çevre kirliliği olmadığı gibi.

" değerlendirmesini yaptı.

Erdoğan, tüm bunların göz ardı edilen bir hakikati anlattığını, insanlık tarihinde hiç olmadığı kadar çok üretildiğini, hiç olmadığı kadar büyük bir refah biriktirdiğini dile getirdi.

"Bugün çöp depolama alanlarına bakarsanız birkaç nesli giydirmeye yetecek giysilerle, planlı eskitmeye kurban edilmiş eşyalarla, yalnızca şeklini beğenmediğimiz için ayıkladığımız yiyeceklerle dolu olduğunu görürsünüz.

" diyen Erdoğan, fakat aynı dünyada milyonlarca insanın temel ihtiyacını dahi karşılayamadığını söyledi.

Başka hiçbir veriye bakmadan, yalnızca üretilen atık miktarına bakılsa bile elde edilen bu refahın yanı başında büyüyen büyük bir adaletsizlik olduğunu açıkça görüldüğünü aktaran Erdoğan, "Yani, kullan-at, at-unut, düşünme-tüket anlayışı, doğal kaynaklarla birlikte insanlığın özdeğerlerini de tüketiyor.

Sanayileşmeyle gelişen tüketim kültürü bir yandan plastiklerden sahte bir konfor alanı inşa ederken diğer yandan insanlığın sağduyusunu ve vicdanını da ziyadesiyle zedeliyor.

İşte insanlık, geleceğe ağır bir ekolojik yükle birlikte kırılmış bir adalet terazisi miras bırakıyor.

Başkasını yaşatma ahlakıyla elimizdekileri paylaşarak kolektif mutluluğu artırmak yerine, elimizdekileri atığa dönüştürüyoruz.

" değerlendirmelerinde bulundu.

YENİ BİR SEVİYEYE TAŞINDIEmine Erdoğan, sıfır atığı insanlığın öze dönüş yolculuğunun bileti olarak gördüklerinin altını çizerek, bunun yaygınlaşmasıyla doğa kadar insanlık değerlerinin de iyileşeceğine inandıklarına işaret etti.

2017'de 'Dünya Ortak Evimizdir' diyerek başlattıkları Sıfır Atık Hareketi'nin fikri temellerini, bu anlayışın oluşturduğunu belirten Erdoğan, 2023'te kurdukları Sıfır Atık Vakfının küresel ölçekte yürüttüğü girişimleriyle sıfır atık vizyonunu uluslararası alanda yeni bir seviyeye taşıdığını, sıfır atığın iklim eylemi, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir şehirler, kaynak verimliliği, gıda sistemleri ve toplumsal dayanıklılık başlıklarıyla bütünleşmesine önemli katkılar sağladığını dile getirdi.

TÜRKİYE EV SAHİPLİĞİ YAPACAKEmine Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:"Bu yılki forumumuzun Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi'yle aynı döneme denk gelmesi, sıfır atığın iklim değişikliği mücadelesindeki stratejik değerini anlatmak açısından önemli bir fırsattır.

Çünkü iklim değişikliğiyle mücadelenin birçok yolu olsa da sıfır atık tüm bu yolları birleştiren bir köprüdür.

Hatta iklim mücadelesinin en dönüştürücü gücüdür.

Dolayısıyla biz bu yılki forumumuzu, Türkiye'nin ev sahipliğini yapacağı COP31 İklim Zirvesi yolunda önemli bir kilometre taşı olarak görüyoruz.

Zirve öncesinde sıfır atığı bir iklim eylemi olarak teklif ediyoruz.

İnanıyorum ki forum kapsamında konuşulacak her diyalog sıfır atığın bu merkezi rolünün anlaşılmasında önemli katkılar sunacaktır.

Dünyada her yıl, 5,8 trilyon tabak yemek ona ihtiyacı olan insanlara ulaşamadan olduğu gibi çöpe gidiyor.

2 milyar tonun üzerinde gıda tarlada, sofrada, restoranda, markette israf ediliyor.

Sırf israf edilecek gıdanın üretilmesi için tarım arazilerinin neredeyse üçte birini kullanıyoruz.

Bu ölçekteki bir israf ekosistemlerin bozulmasını da beraberinde getiriyor.

Üstüne üstlük, iklim değişikliğinde çok yüksek bir payı olan metan emisyonlarının yaklaşık yüzde 14'ü gıda israfından kaynaklanıyor.

İşin insani faturasına baktığımızda ise bir o kadar ağır ve hazin bir tablo görüyoruz.

Bizler 673 milyon insanın açlıkla mücadele ettiği, 2 milyardan fazla insanın yeterli beslenemediği bir dünyada yaşıyoruz.

"ÇOK AĞIR BİR VİCDAN YÜKÜDÜREmine Erdoğan, 5 yaşını göremeden hayattan kopan çocukların yarısının açlıktan öldüğünü, bugün bu salonda konuşurken bile dünyanın bir köşesinde bir çocuğun açlığın pençesinde yaşam mücadelesi verdiğini anlattı.

Bir anne ya da babanın çocuğunu besleyememenin kederiyle kavrulduğundan bahseden Erdoğan, "İşin en acı yanıysa, çöpe attığımız gıdanın yalnızca dörtte birini kurtararak, küresel açlığı bitirebileceğimizi bildiğimiz halde bu vahim çelişkiyi ortadan kaldıramamamızdır.

Bir yanda çöp kutuları dolup taşarken ve el değmemiş gıdalar çöp kamyonlarına yüklenirken diğer yanda bomboş kalan tabaklar ve sönen umutlar hepimiz için çok ağır bir vicdan yüküdür.

" diye konuştu.

Ziyan edilen her bir lokmada, yarını görüp göremeyeceği o lokmaya bağlı nice insanın hakkı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, gıda israfının yüzde 60'ının evlerde gerçekleştiğini vurguladı.

Emine Erdoğan, Türkiye'nin gıda israfı konusunda örnek çalışmalar yürüttüğünün altını çizerek, "2008 yılında başlattığımız 'Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası'yla israfı yüzde 40 oranında azalttık.

2015 yılında G-20 Dönem Başkanlığımız sırasında, 'Sürdürülebilir Gıda Sistemleri Kapsamında Gıda Kayıpları ve İsrafının Azaltılması' temasını uluslararası gündeme taşıdık.

Bu çabaların bir sonucu olarak, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü Sekreterliğinde, Roma'da Gıda Kaybı ve İsrafının Ölçülmesi ve Azaltılması Teknik Platformu kuruldu.

2020 yılında, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz 'Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık' kampanyası vesilesiyle milyonlarca vatandaşımıza ulaştık.

Bu girişimimiz Birleşmiş Milletler nezdinde en iyi uygulama örneği olarak gösterildi.

" bilgisini verdi.

Bu yıl "30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü" için gıda israfı temasını seçerek, Birleşmiş Milletler çatısı altında konuyu bir kez daha küresel gündeme taşıdıklarına işaret eden Erdoğan, tüm bu adımlarla, "Sıfır Açlık Hedefi"ne, küresel gıda sisteminin daha adil ve sürdürülebilir olmasına önemli katkılar sunduklarını ancak bu meselenin daha büyük bir küresel işbirliği gerektirdiğini anlattı.

Erdoğan, bu mücadelede yol alabilmenin dünyanın bugün geldiği noktada, sanayisiyle ve tüketim oranlarıyla en büyük paya sahip ülkelerin de sorumluluğu üstlenmesine bağlı olduğunu belirterek, "Yükü en ağır olanların ön safta yer almadığı bir dayanışma eksik kalır.

Zira kimsenin geride kalmadığı, kaynakların israf edilmediği bir dünya ancak böyle kurulabilir.

" dedi.

İklim değişikliğiyle mücadelede ıskalanan en önemli hususun tek merkezli bilgi sistemlerinin yerel bilgeliği parantez içinde tutarak saf dışı etmesi olduğunu dile getiren Erdoğan, "Ne yazık ki yerel kültürlerin özünü oluşturan döngüsel yaşam pratikleri, modern dünyada birer yitik hazine haline geldi.

Oysa 'İnsanlık beşten büyüktür.

' dedik.

O halde her yerel kültürü, iklim değişikliğine gerçek çözümler sunacak, doğayla dost bir yaşamın el kitabı olarak görmeliyiz.

" diye konuştu.

Emine Erdoğan, sıfır atık yolculuğu boyunca insanların doğayla uyumlu bir yaşam kurmaya ne kadar istekli olduklarına defalarca şahit olduğunu anlatarak, sıfır atık felsefesini benimseyen herkesin iklim değişikliğiyle mücadelenin aktif bir aktörü haline geldiğini belirtti.

Sıfır atık gönüllülerinin daha adil bir dünyayı mümkün kılacak dönüşümün lokomotif gücü olduğuna yürekten inandıklarını kaydeden Erdoğan, "İşte bu noktada, sizlerin liderliğine ihtiyaç duyuyoruz.

Çünkü sıfır atığı teoriden hayata, söylemden uygulamaya taşıyacak ve böylelikle herkes için adil bir dünya inşa edecek olan, önce devletler marifetiyle kurumlar, sonra da sivil toplum kuruluşlarıdır.

" ifadelerini kullandı.

Adil bir dünyanın başlangıç meridyeninin "benden bize" uzanan bu medeniyet tasavvurundan geçtiğini aktaran Erdoğan, programda emeği geçenlere teşekkür etti.

AĞIRBAŞ: GELECEĞİMİZ ORTAKTIRSıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş ise şöyle konuştu: Bugün İstanbul'da bir araya gelen bu büyük topluluk, yalnızca farklı ülkelerin temsilcilerinden oluşmuyor.

Aynı zamanda, farklı milletlerden,farklı inançlardan ve farklı kültürlerden gelen insanların, ortak evimiz olan dünyaya karşı duydukları sorumluluğun bir araya gelmiş halini temsil ediyor.

Çünkü çevre sorunları sınır tanımadığı gibi, çözümleri de yalnızca belirli ülkelere ait değildir.

Geleceğimiz ortaktır.

Sorumluluğumuz ortaktır.

Ve çözüm de ancak birlikte mümkün olacaktır.

İnanıyorum ki bu forum, insanlığın ortak geleceğine dair yeni iş birliklerinin ve kalıcı çözümlerin şekillendiği güçlü bir buluşma noktası olacaktır.

İSTANBUL'DA ÇEVRE ŞÖLENİİstanbul Sıfır Atık Haftası kapsamında gerçekleştirilen forum, dünyanın dört bir yanından gelen devlet temsilcilerini, bakanları, belediye başkanlarını, akademisyenleri, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini aynı çatı altında buluşturdu.

Pazar gününe kadar devam edecek olan forumun, 183 ülkeden temsilciyi, 120'den fazla bakanı ve yaklaşık 7 bin katılımcıyı ağırlaması bekleniyor.

Emine Erdoğan, oturumunun ardından üst düzey yabancı konuklarla birlikte sergi alanını gezdi.

Daha sonra Sıfır Atık Festival alanını gezen Emine Erdoğan'a vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.

SIFIR ATIK FESTİVALİ'NDE İKİNCİ GÜN HEYECANISıfır Atık Vakfı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı iş birliğinde, Emine Erdoğan'ın himayelerinde düzenlenen Sıfır Atık Festivali, ikinci gününde de yoğun ilgi gördü.

Atatürk Havalimanı'nda gerçekleştirilen festivalde çocuklar, gençler ve aileler gün boyunca birbirinden farklı etkinliklere katıldı.

Festivalin ikinci günü özellikle çocuklara yönelik etkinliklerle başladı.

"Çöp Canavarı" kukla gösterisi ve "Çöp Atlas Çocuk Tiyatrosu" ile minik ziyaretçilere geri dönüşüm, çevre temizliği ve sıfır atık bilinci eğlenceli bir dille anlatıldı.

Çocuklar hem eğlendi hem de doğayı korumanın önemini öğrenme fırsatı buldu.

ÇOCUKLAR İÇİN EĞLENCE DOLU ETKİNLİKLERFestival sahnesinde gün boyunca çocuklara yönelik gösteriler devam etti.

Dede Korkut'un kadim hikâyelerini konu alan özel anlatım programı ilgi görürken, kum sanatçısı Veysel Çelikdemir'in gösterisi de ziyaretçilerden büyük beğeni topladı.

Doğa fotoğrafları ve yaban hayatı çalışmalarıyla tanınan Alper Tüydeş, doğanın sessiz dünyasına ilişkin deneyimlerini katılımcılarla paylaşırken, "Kaptan Pengu ve Arkadaşları" gösterisi çocuklara unutulmaz anlar yaşattı.

Çocukların sevilen sanatçılarından Burak Onurlu da sahne performansıyla festival coşkusuna katkı sundu.

Festival kapsamında düzenlenen söyleşiler de ziyaretçilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.

Sosyal medya içerik üreticileri ve doğa gönüllüleri çevre bilinci, sürdürülebilir yaşam ve teknoloji kullanımı gibi konuları ele aldı.

Sertaç Abi, Yağız Derolur ve Muammer Dönmez'in katıldığı söyleşilerde doğayla uyumlu yaşam, çevre farkındalığı ve bireysel sorumluluklar üzerine değerlendirmeler yapıldı.

DÜNYACA ÜNLÜ ORKESTRA SAHNE ALDIFestivalin dikkat çeken etkinliklerinden biri de Paraguay'dan gelen Recycled Orchestra of Cateura konseri oldu.

Geri dönüştürülmüş atık malzemelerden üretilen enstrümanlarla sahne alan orkestra, çevre bilincinin sanatla nasıl buluşabileceğini ziyaretçilere gösterdi.

Kırım Tatar kültürünü yansıtan "Kırım Ailesi'nin Gösterisi" de müzik ve dans performanslarıyla festivale renk kattı.

Festivalin ikinci günü akşam saatlerinde düzenlenen konserlerle devam etti.

Türk pop müziğinin sevilen isimlerinden Sinan Akçıl ve Emre Aydın, Atatürk Havalimanı'ndaki festival sahnesinde müzikseverlerle buluştu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler