Ana içeriğe geç

Mutabakat var, ayrıntılar yok: ABD ile İran ne üzerinde anlaştı?

ABD ile İran arasında varılan mutabakat, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve nükleer müzakerelerin başlaması gibi kritik başlıklar içeriyor. Ancak anlaşmanın tam metni henüz açıklanmazken, İran'ın füze programı, yaptırımların kaldırılması ve Lübnan'daki gelişmeler gibi temel konular belirsizliğini koruyor.

Mutabakat var, ayrıntılar yok: ABD ile İran ne üzerinde anlaştı?
Cumhuriyet
16

ABD ile İran, savaşı sona erdirmeyi amaçlayan geçici mutabakatı “zafer” olarak duyurdu. Ancak anlaşmanın içeriğine ilişkin birçok kritik başlıkta belirsizlik sürüyor.

Pakistanlı yetkililere göre, büyük ölçüde Pakistan’ın arabuluculuğunda hazırlanan mutabakat zaptı, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı tamamen yeniden açması ve ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukayı kaldırmasıyla başlayacak.

Tarafların ardından İran’ın nükleer programı ve yaptırımların olası kaldırılması konusunda 60 gün sürecek müzakerelere başlaması bekleniyor.

Anlaşmanın cuma günü imzalanmasının ardından Hürmüz Boğazı’nın tamamen yeniden açılması ve ABD ablukasının kaldırılması öngörülüyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın gemi geçişlerinden ücret almayacağını belirterek, savaş öncesi statükoya dönüleceği mesajını verdi.

Dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın kapanması, enerji fiyatlarında sert yükselişe yol açmıştı. Bu süreçte akaryakıt ve temel ürünlerdeki fiyat artışları küresel ekonomiyi etkilerken, ABD’de enflasyon baskısını artırmıştı.

TARAFLAR YENİDEN MÜZAKERE MASASINDA

Mutabakat kapsamında ABD ve İran’ın 60 günlük bir müzakere sürecine girmesi planlanıyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerde ilerleme sağlanması halinde bu sürenin uzatılabileceğini açıkladı.

Müzakerelerin merkezinde İran’ın nükleer programı yer alacak. Washington, Tahran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarının ortadan kaldırılmasını ya da seyreltilmesini talep ediyor. İran ise nükleer programının barışçıl amaçlı olduğunu savunuyor.

Tahran yönetiminin temel beklentisi ise uluslararası yaptırımların kaldırılması ve dondurulan milyarlarca dolarlık varlıklarının serbest bırakılması.

Pakistanlı yetkililere göre anlaşma, yaptırımların kademeli olarak hafifletilmesini ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmasını müzakerelerdeki ilerlemeye bağlıyor.

NÜKLEER PROGRAM TARTIŞMASI

Mutabakatın en tartışmalı yönlerinden biri, İran’ın füze programı ve bölgedeki müttefiklerine verdiği desteğe ilişkin açık bir madde içerip içermediği.

ABD yönetimi, savaşın hedefleri arasında İran’ın füze kapasitesini ağır şekilde zayıflatmayı ve Tahran’ın bölgedeki müttefikleriyle bağlarını koparmayı göstermişti. Ancak şu ana kadar açıklanan bilgiler, anlaşmanın bu başlıklara nasıl yaklaştığını netleştirmiyor.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, mutabakat metninin yaklaşık bir buçuk sayfadan oluştuğunu ve “çok genel” bir belge niteliği taşıdığını söyledi. Vance, birçok ayrıntının 60 günlük müzakere sürecinde ele alınacağını belirtti.

LÜBNAN

Anlaşmanın önündeki en önemli risklerden biri Lübnan’daki gelişmeler olarak gösteriliyor. İran, herhangi bir mutabakatın Lübnan’da da ateşkesi içermesi gerektiğini savunurken, İsrail ve Hizbullah anlaşmanın tarafları arasında yer almıyor.

İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, anlaşmanın duyurulmasının ardından yaptığı açıklamada, İsrail’in son aylarda işgal ettiği Lübnan’ın güneyindeki bölgelerden çekilmeyeceğini söyledi. Hizbullah ise İsrail tamamen çekilene kadar direnişi sürdüreceğini duyurdu.

Associated Press'e konuşan ABD’li bir yetkili ise anlaşmanın İsrail’in Lübnan’dan çekilmesini öngörmediğini ve Tel Aviv’in “kendini savunma hakkını” koruduğunu belirtti.

İSRAİL

Mutabakat, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu açısından da siyasi bir baskı unsuru haline geldi. Savaşın başında ABD ile “omuz omuza” hareket ettiklerini vurgulayan Netanyahu’nun, ateşkes sürecinde büyük ölçüde kenarda kaldığı belirtiliyor.

ABD Başkanı Trump’ın savaşı sonlandırma eğilimi ile Netanyahu’nun daha geniş hedeflere ulaşma isteği arasında görüş ayrılığı yaşandığı ifade ediliyor.

Netanyahu ise ABD-İran mutabakatının Trump’ın kararı olduğunu belirterek, İsrail’in önceliğinin İran kaynaklı nükleer tehdidi ortadan kaldırmak olduğunu savundu.

İsrail’de muhalefet ve koalisyon içinden gelen eleştiriler, Netanyahu üzerindeki baskıyı artırırken, son gelişmelerin bu yıl yapılması beklenen seçimler öncesinde siyasi dengeleri etkileyebileceği değerlendiriliyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler