Almanya Federal Meclisi'nde (Bundestag) İnsan Hakları Komisyonu üyesi AfD milletvekilleri Achim Köhler ve Maximilian Krah’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) gerçekleştirmeyi planladıkları resmi ziyareti ikinci kez reddetti.
Köhler ve Krah kendilerine ilk davetin Ulusal Birlik Partisi (UBP)'nden geldiği için ziyaret talebini Meclisin reddettiğini belirttiler. Meclisin bu talebi reddetmek için UBP'nin siyasi görüşünü bahane ettiği vurgulandı. Bunun üzerine KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler imzasıyla ve KKTC Hükümeti tarafından desteklenen yeni davet de Federal Meclis tarafından kabul edilmedi. Kabul edilmeyen ziyaret 24-29 Ağustos arasında yapılacaktı.

Aydınlık Avrupa’nın yazılı olarak ilettiği sorulara Köhler ve Krah ortak yanıtlar verdi. Seyahatin amacının, Kıbrıs'taki Türk toplumunun yaşam koşullarını ve yaptırımların etkilerini yerinde incelemek olduğunu belirten ikili, Almanya'nın mevcut Kıbrıs politikasını gözden geçirilmesi gerektiğini savundu. Köhler ve Krah’a göre, Avrupa Birliği'nin Kıbrıs politikası ise "sahadaki gerçeklerle bağdaşmıyor.”
AMACIMIZ GERÇEKLERİ YERİNDE GÖRMEKTİ
Ziyaretinizin amacı neydi? İnsan Hakları Komisyonu üyeleri olarak özellikle hangi koşulları yerinde görmek istediniz?
Bu seyahatin amacı, yaptırımların etkilerini ve Kıbrıs’taki Türk kökenli Kıbrıslıların yaşam koşullarını birinci elden gözlemlemekti. Bu tamamen insani amaçlarla gerçekleştirilen bir "gerçekleri yerinde tespit etme (fact-finding)" misyonuydu.
Kuzey Kıbrıs’tan bir aile, Güney Kıbrıs’ta havaalanının inşasıyla bağlantılı olarak tazminat talebinde bulunmuş, ancak bu talep reddedilmiş. Bu, hâlen çözülememiş birçok sorundan yalnızca biri.
Ayrıca seyahatin amacı, adadaki karar alıcılarla diyalog kurarak her iki tarafın da görüşlerini anlamaktı.
Ziyaretiniz hangi siyasi hedefleri taşıyordu?
Seyahatimizin amacı, Almanya Federal Cumhuriyeti'nin mevcut Kıbrıs politikasını değerlendirmekti.
BUNDESTAG'IN RET GEREKÇESİ: UBP
Bundestag size seyahat izni vermeme kararını nasıl gerekçelendirdi? Bundestag’ın başka partilerin ziyaretlerine ilişkin benzer kararları olmuş mu?
İlk resmi yurtdışı görev başvurumuzu, UBP’nin daveti üzerine, KKTC’deki durumu yerinde değerlendirmek ve adadaki tüm taraflarla diyalog kurmak amacıyla yaptık.
İnsan Hakları Komisyonu Grup Başkanvekilleri Toplantısı'nın temsilcileri (CDU’dan Dr. Jonas Geissler, SPD’den Ralf Stegner, Yeşiller’den Boris Mijatović ve Sol Parti’den Kathrin Fey) bu görev seyahati başvurusunu reddetti.
Gerekçe olarak, UBP’nin “bölücü, aşırı sağcı bir parti olduğu ve bu nedenle ziyaret edilmemesi gerektiği” ifade edildi. Ancak UBP’nin parlamentodaki 50 sandalyenin 24’üne sahip olduğu gerçeği bu değerlendirmede dikkate alınmadı.
İkinci davet ise Kuzey Kıbrıs Parlamentosu Başkanı tarafından yapıldı. Ancak bu davet de herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin tekrar reddedildi.
KKTC’YE AfD’Yİ TEMSİLEN GİDECEĞİZ

Bu karara itiraz edecek misiniz?
Ne yazık ki bu karara karşı itiraz etme imkânı bulunmamaktadır. Ancak AfD grubu aracılığıyla bir görev seyahati başvurusunda bulunduk ve bu nedenle seyahatimizi grubun bütçesiyle gerçekleştireceğiz.
KIBRIS'TA MEVCUT GERÇEKLİKLER DİKKATE ALINMALI
Almanya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımıyor. Bu tutumu nasıl değerlendiriyorsunuz? AfD'nin KKTC konusundaki siyasi yaklaşımı nedir?
AfD, Kıbrıs’taki durumu yerinde görmek ve kapsamlı bir değerlendirme yapmak istemiştir. Bu amaçla bir görev seyahati gerçekleştirmeyi amaçlamıştır. Partinin şu anda Kıbrıs konusunda ayrıntılı ve belirlenmiş bir politikası bulunmamaktadır. Ancak AfD, tüm çatışmalarda olduğu gibi Kıbrıs meselesinde de diyaloga dayalı bir yaklaşımı savunmaktadır. Bu yaklaşım, sahadaki mevcut gerçeklikleri esas almaktadır.
AB'NİN KIBRIS POLİTİKASI BAŞARISIZ OLDU
AB'nin Kıbrıs politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Avrupa Birliği'nin Kıbrıs politikası başarısız olmuştur. Bu da söz konusu politikanın sahadaki gerçeklerle uyum sağlayamadığını ve gerçeklik karşısında başarısızlığa uğradığını göstermektedir.