Haber Merkezi
Göçmen Mülteci Dayanışma Ağı, İstanbul'da yaşayan Suriyeli göçmenlerin sağlık, adalet ve eğitim gibi temel hizmet alanlarına erişimde karşılaştıkları sorunlar ve ihtiyaçlara ilişkin rapor paylaştı.
Türkiye'deki geçici koruma altındaki Suriyeli nüfusunun 3,7 milyondan 2,9 milyona gerilediği belirtilen raporda, geri dönüş süreçlerinin resmi makamlarca “gönüllülük esasına dayalı” olarak yürütülmesine rağmen saha verilerinin başka bir tabloya işaret ettiği belirtildi. Mekânsal kısıtlamalar, adres kayıt güncellemelerinde yaşanan bürokratik zorluklar ve yasal belirsizlikler gibi yurttaşın yaşadığı haneye güvencesiz hissetmelerine sebep olduğuna dikkat çekildi.
Temel sosyal hizmetlere erişimde kısıtlılıklarına dikkat çeken raporda şu ifadeler kullanıldı:
• Sağlık hizmetleri: Sığınmacıların Aile Sağlığı Merkezleri'nden Göçmen Sağlığı Merkezleri'ne (GSM) yönlendirilmesi ve getirilen katkı payı/ücretlendirme uygulamaları, yoksulluk sınırındaki pek çok ailenin koruyucu sağlık hizmetlerine ve düzenli ilaçlara erişimini zorlaştırmaktadır. İstanbul'daki GSM sayısının nüfusa oranla yetersiz kalması, bazı durumlarda kişileri kayıt dışı ve denetimsiz sağlık arayışlarına itebilmektedir.
• Adalete erişim ve kadınların korunması: Koruma mekanizmalarına erişimde yaşanan bürokratik kaygılar, şiddet mağduru kadınların yasal haklarını aramasını zorlaştırmakta ve kırılganlıklarını artırmaktadır.
• Eğitim alanı ve akran ilişkileri: Eğitim idarecilerinin ve rehberlik servislerinin bu alandaki müdahalelerinin güçlendirilmesi gerekmektedir.
• Geri Gönderme Merkezleri: İdari gözetim süreçlerinin yürütüldüğü bu merkezlerde, kapasite yoğunluğundan kaynaklanan insani ve lojistik ihtiyaçların optimize edilmesi, kişilerin hukuki danışmanlık ve nitelikli tercümanlık desteğine kesintisiz ulaşabilmesi, uluslararası hukukun temel prensiplerinin korunması açısından kritik bir gerekliliktir.