Volkswagen CEO'su Oliver Blume'un şirketi kurtarmak adına radikal bir yeniden yapılandırma planı üzerinde çalıştığını biliyoruz. Buna paralel olarak dünya genelindeki iş gücünün yaklaşık yüzde 15'ine tekabül eden 100.000 çalışanın işten çıkarılması gündemde. Hepsi bununla da sınırlı değil. Almanya'daki Hannover, Zwickau, Emden ve Audi'nin Neckarsulm'daki fabrikalarının kapatılması masada. Ayrıca model yelpazesinin de 150'den 100'ün altına düşürülmesi ve Volkswagen markasının ayrı bir yapıya dönüştürülmesi planlanıyor.
Finansal veriler alarm veriyor
Şirketi bu sert önlemlere iten şey 2025 yılında faaliyet kâr marjının yarı yarıya azalarak yüzde 3 seviyesine gerilemesi ve satışların durma noktasına gelmesi. Volkswagen yönetimi "Almanya'da geliştir, Avrupa'da üret ve dünyaya ihraç et" şeklindeki geleneksel iş modelinin artık sürdürülebilir olmadığını açıkça ifade ediyor.
Alman ekonomi dünyasının en prestijli isimlerinden, Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü (IfW) Başkanı Moritz Schularick, Volkswagen'in geleceğine dair oldukça karamsar bir tablo çizdi. Schularick ilerleyen dönemde Volkswagen'in Çinli bir üretici — muhtemelen BYD — tarafından satın alınması ihtimalinin güçlü olduğunu savunuyor. Deneyimli ekonomiste göre göre Avrupa elindeki pazar gücünü koz olarak kullanmalı. Çinli markaların Avrupa'da araç satmasına ancak tek bir şartla izin verilmeli: Fabrikalarını buraya kuracaklar ve istihdamı koruyacaklar.
Avrupa iki dev arasında sıkışıyor
Stanford Üniversitesi'nden ekonomi tarihçisi Niall Ferguson da da Schularick'e destek vererek, geleneksel otomobil ihracat modelinin can çekiştiğini belirtiyor. Ferguson, radikal bir değişim olmazsa Avrupalıların yakında kitleler halinde Çin yapımı araçlar kullanmaya başlayacağı uyarısında bulundu.
Uzmanlar, Avrupa'nın teknolojik bağımsızlığını sağlayamaması halinde Çin ve ABD gibi iki büyük güç arasında sıkışarak zamanla etkisini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtiyor. Volkswagen denetleme kurulu, bu devrim niteliğindeki tasarruf planlarını görüşmek üzere 9 Temmuz'da bir araya gelecek.