Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'un son dönemde verdiği mesajlar, ülkenin nükleer ve askeri kapasitesini artırma hedefini bir kez daha ortaya koydu. Pyongyang yönetimi, nükleer silah programını genişletmenin yanı sıra yeni savaş gemileri ve gelişmiş füze sistemleriyle savunma gücünü güçlendirmeyi planlıyor.
CEPHANELİĞİN GENİŞLETİLMESİ HEDEFLENİYOR
Kuzey Kore yönetimi, nükleer silah üretiminde kullanılan malzemelerin üretimini artırmayı ve mevcut cephaneliği daha büyük bir seviyeye taşımayı amaçlıyor. Uzmanlara göre Pyongyang'ın temel hedefi, sahip olduğu nükleer kapasiteyi olası bir saldırıyla tamamen etkisiz hale getirilemeyecek bir noktaya ulaştırmak.
Analistler, Kuzey Kore'nin nükleer programındaki asıl meselenin silah sahibi olup olmaması değil, bu kapasiteyi neden sürekli büyütmek istediği sorusu olduğuna dikkat çekiyor.
MOBİL FIRLATICILAR VE YERALTI TESİSLERİ ÖN PLANDA
Uzman değerlendirmelerine göre Kuzey Kore, nükleer unsurlarını farklı bölgelere yayarak olası bir askeri operasyonda tüm envanterinin hedef alınmasını zorlaştırmaya çalışıyor. Bu kapsamda mobil füze sistemleri, yeraltı tesisleri ve denizaltı tabanlı platformlara yatırım yapıldığı belirtiliyor.
YENİ SAVAŞ GEMİLERİ DEVREYE GİRİYOR
Pyongyang yönetimi son dönemde deniz kuvvetlerini de güçlendirmeye yöneldi. Bu yıl hizmete alınan yeni savaş gemileri ve nükleer kapasiteye sahip olduğu belirtilen seyir füzeleri, ülkenin askeri modernizasyon programının önemli parçaları arasında gösteriliyor.
Kim Jong-un'un önümüzdeki yıllarda donanmayı büyütmeye yönelik yeni projeler üzerinde durduğu ve her yıl yeni savaş gemilerinin hizmete alınmasını hedeflediği ifade ediliyor.
NÜKLEER KOMUTA YETKİSİNDE DÜZENLEME
Kuzey Kore'de yapılan anayasal değişikliklerle nükleer kuvvetlerin komuta yapısında da yeni düzenlemelere gidildi. Uzmanlar, bu adımların olası kriz senaryolarında komuta zincirinin devamlılığını sağlamayı amaçladığını değerlendiriyor.
SİLAHSIZLANMADAN ÇOK SİLAH KONTROLÜ GÜNDEMDE
Uzmanlara göre mevcut koşullarda Kuzey Kore'nin nükleer programından tamamen vazgeçmesi düşük bir ihtimal olarak görülüyor. Bu nedenle ilerleyen dönemde taraflar arasında yürütülebilecek görüşmelerin, nükleer silahsızlanmadan ziyade cephaneliğin sınırlandırılmasına yönelik silah kontrolü müzakerelerine dönüşebileceği değerlendiriliyor.