Ana içeriğe geç

Öğretmenler MEB önünden seslendi: Sözler tutulmazsa 14 Haziran’da Ankara’dayız

Bin 611 mülakat mağduru öğretmen ile Özel sektör öğretmenleri, Millî Eğitim Bakanlığı önünde taleplerini dile getirdi. Öğretmenler, verilen sözlerin tutulmaması halinde 14 Haziran’da yeniden Ankara’da olacaklarını duyurdu

Öğretmenler MEB önünden seslendi: Sözler tutulmazsa 14 Haziran’da Ankara’dayız
Aydınlık
16

Özel sektör öğretmenleri ile bin 611 mülakat mağduru öğretmen, Millî Eğitim Bakanlığı önünde bir araya gelerek taleplerinin karşılanmasını istedi. Öğretmenler, verilen sözlerin tutulmaması halinde 14 Haziran’da yeniden Ankara’da olacaklarını duyurdu. Öğretmenler, 2023 seçimleri öncesinde verilen “mülakatların kaldırılacağı” sözünün yerine getirilmediğini belirterek, komisyonlar ve iller arasında oluşan puan farklılıkları nedeniyle bin 611 öğretmenin mağdur edildiğini ifade etti.

Basın açıklamasında konuşan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası İl Meclis Üyesi Can Derdiyok, hem özel sektör öğretmenlerinin hem de mülakat mağduru öğretmenlerin uzun süredir çözüm beklediğini söyledi. Derdiyok, özel sektörde taban maaş düzenlemesinin yeniden yasaya eklenmesini, belirsiz süreli iş sözleşmesi hakkının tanınmasını ve kamudaki öğretmenlerle eşit özlük hakları sağlanmasını talep ettiklerini belirterek, 2023 KPSS sürecinde yaşanan mağduriyetlere dikkat çekti. Derdiyok, şunları söyledi:

“Biz mülakat mağduru öğretmenler olarak 2023 KPSS’ye girmiş 1611 öğretmeniz. Sınavda derece yapmış olmamıza rağmen, seçim döneminde verilen ‘mülakatlar kaldırılacak’ sözü tutulmadı. Uygulanan mülakatlarda iller ve komisyonlar arasındaki dengesiz ve afaki puan farkları nedeniyle atanma hakkımız elimizden alındı. Her iki mücadelenin öznesi olarak, taleplerimizin karşılanacağı yönünde ilgili muhataplardan sözler aldık. Ancak bir yıldır sürekli oyalandık. Verilen devlet sözü tutulmadı. Makamların şahsi kaprisleri ve siyasi hesapları uğruna devlet kurumlarının güvenilirliği zedeleniyor. Eğitim giderek daha fazla piyasalaştırılıyor.

‘HAKLI OLMAK DEĞİL, HAKKIMIZI ALMAK İSTİYORUZ’

“Atanma hakkı kazandığımız halde işsiz bırakıldık. Birçok öğretmen ücretli öğretmenlik yapmak zorunda kaldı ya da meslek dışı işlere yöneldi. Öğretmenlerin umutları ve gelecekleri çalındı. Biz ‘Karşılanabilir taleplerimiz var’ dedik, bize ‘Haklısınız’ dediler. Ama biz artık ‘haklısınız’ sözünü duymaktan bıktık. Haklı olmak değil, haklarımızı almak istiyoruz. Bugün burada, özel sektör öğretmenlerine ve mülakat mağduru öğretmenlere verilen ancak tutulmayan sözlerin karşılığını almak için bulunuyoruz.”

Öğretmenler MEB önünden seslendi: Sözler tutulmazsa 14 Haziran’da Ankara’dayız - Resim : 1

‘GÜVENCESİZLİĞE TESLİM OLMAYACAĞIZ’

Taleplerin karşılanmaması halinde yeni bir eylem süreci başlatacaklarını açıklayan Derdiyok, şu ifadeleri kullandı:

“Buradan, kazanacağımızı bildiğimiz direniş sürecimizin ilk adımını ilan ediyoruz. Eğer Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’na verilen toplantı sözü ve 1611 mülakat mağduru öğretmene verilen atama sözü tutulmazsa, 14 Haziran’da Ankara’ya kitlesel olarak geleceğiz ve haklarımızı almadan dönmeyeceğiz. Öğretmenler, memleketi sarsacak büyük bir direnişin ve haysiyet mücadelesinin hazırlığındadır. Sömürüye, asgari ücret düzenine, mülakata ve güvencesizliğe teslim olmayacağız. Taleplerimiz acilen karşılanmalıdır.”

Öğretmenler, açıklamalarında taleplerini şu şekilde sıraladı:

♦ Özel sektör öğretmenleri için taban maaş düzenlemesinin 5580 sayılı Kanun’a eklenmesi,

♦ Özel sektör öğretmenlerine daha önce sözü verilen toplantının gerçekleştirilmesi,

♦ Mülakat mağduru öğretmenlerin hak ettikleri atamalarının yapılması.

‘DEFALARCA SÖZLER VERİLDİ’

Eylemde konuşan mülakat mağduru öğretmen Sevgi Süle de yaşadıkları sürecin kendilerini defalarca hayal kırıklığına uğrattığını anlattı. Süle şu ifadeleri kullandı:

“Bizler mülakatlarda adaletsizlik yapıldığını ve sürecin usulüne uygun yürütülmediğini söylediğimizde devlet düşmanı gibi gösterildik. Oysa biz devlet düşmanı değiliz. Bizim hakkımız gaspedildi. Mahkemelerden çıkan belgelerle birlikte bakanlığın kapısına gittik. Yusuf Tekin ile görüştük. Bakan bize, ‘Yüzde 100 haklı da olsanız, konu yargıda olduğu için ben bir şey yapamam.’ dedi. Bize, ‘Davalarla atanacaksınız, sokaklarda durmanıza gerek yok.’ dediler. Biz yine güvendik, bekledik. Ancak mahkemelerde çelişkili kararlarla karşılaştık. Aynı hâkim, aynı içerikteki iki dosyanın birinde haklı, diğerinde haksız olduğumuza karar verdi.

“Davalarla sonuç alamayınca yeniden Millî Eğitim Bakanlığı’na gittik. Bu kez de kanun teklifiyle atanacağımız söylendi. Dava açmayan arkadaşlarımızın da atanacağı, 1611 öğretmenden tek bir kişinin bile mağdur bırakılmayacağı ifade edildi. Biz yine bekledik. Ancak son açıklamalarda adeta bizimle dalga geçildi. ‘Eğer sizin hakkınızı verirsek başka mağdurlar da hak ister.’ denildi. O mağdurları biz mi yarattık? Haklarını biz mi gaspettik? Biz sadece bize verilen sözlerin tutulmasını istiyoruz. Bedeli ne olursa olsun hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler