Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesince Bursa Bölge Adliye Mahkemesi salonunda görülen davada tutuklu sanık Mustafa Bozbey, eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, diğer bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları hazır bulundu. Emniyet ekiplerinin adliye çevresinde güvenlik önlemleri aldığı görüldü. Davanın ikinci gününde savunmasını yapan eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, Nilüfer Belediyesinde göreve başlaması ve ilçedeki yapılaşma süreçlerinden bahsetti.
Nilüfer'de belediye başkan yardımcısı olduğu dönemde ilçede çok sayıda inşaat olduğunu, insanların da kiradan kurtulmak için bir an önce evlerine taşınmak istediğini aktaran Erdem, süreç tamamlanmadan evine geçenlerin şantiye elektriği ve suyu kullandıkları için yüksek bedelli faturalar ödediğini ifade etti.
'BÜROKRATİK ZAMAN KAYBINI AZALTMAK İÇİN YETKİLENDİRİLDİM'
Kendisine Mustafa Bozbey tarafından verilen "koordinatör başkan yardımcılığı" yetkisinin nedenlerini anlatan Erdem, şöyle konuştu:
"Bu sebeple hem kullanma izni almadaki bürokratik zaman kaybını azaltmak hem de konut kullanıcılarının ihtiyaçlarını daha iyi şartlarda sağlamalarını kolaylaştırmak için o dönemde başkan ve yöneticiler olarak bir karar almıştık. Kullanma izinlerindeki süreci kısaltmak için ekipler inşaat mahalline giderek gerekli tespitleri yaparak, varsa eksikleri tamamlanıp, müteahhitten de taahhütleri aldıktan sonra süreci kısaltmaya çalıştık ya da hızlandırdık. Yapı kullanım izinlerine yardımcı olmak için mimar olmam nedeniyle '02.04.2009' tarihli yazıya dayanarak 'koordinatör başkan yardımcılığı' sıfatıyla başkan tarafından o dönemde yetkilendirildim."
Erdem, bu sayede işlerin hızlı ve verimli şekilde tamamlandığını ileri sürerek, şunları kaydetti: "Bu yetkilendirmedeki gerekçelerden biri de müteahhit firmaların yapı kullanım izinlerini alarak ferdi mülkiyetlerine geçirebilmesini sağlamaktı. Böylece kamuya ait olan borçlarını yani SGK primleri, vergi, belediye, tapu harçları gibi borçlar da ödenerek kamunun zarara uğramamasını sağlamaya yönelik bir çalışmaydı aynı zamanda. Yani bu yapılan işlemlerin hiçbirinde aslında iddianamenin büyük bir kısmında bunlar yer alıyor. Hiçbirinde bir kamu zararı oluşmamıştır. Tam aksine kamunun alacağı olan ve yüklenicilerin kamuya ait yüklerinin tümünün yerine getirilmesini sağlamaya yönelik çalışmalardır yapmış olduklarımız."
Kentsel dönüşüm ve ilçede yaşanan süreçlere değinen Erdem, ruhsatların hızlandırılması ve mağduriyetlerin azalması için kendisine verilen yetkiyle ruhsatları imzaladığını ve inşaatların devam etmesini sağladığını belirtti.
Erdem, bunun üzerine olumlu geri dönüşler aldıklarını savunarak, "Bu sayede kira yardımından faydalanan ve yardım süresi dolan vatandaşlarımız, hızlı ve artan inşaat maliyetlerinden etkilenme riskiyle karşı karşıya gelen müteahhitler ki plan iptalleri olduğu zaman yapılar mecburen gidip durduruyorsunuz, inşaatlar duruyor. Tekrar başlamak için yeni bir plan değişikliği süreci geçiyor bu da ciddi sorunları da beraberinde getiriyordu." diye konuştu.
Süreçlerde kamunun zarara uğramadığını ileri süren Erdem, şunları kaydetti: "Hem tek imzalı ruhsat verilmesi hem de ruhsatlarda imar hakkının üstüne çıkılması iddianamede sık sık belirtiliyor. Burada mal sahiplerine artan oranda yarar sağlandığı iddiası da yer alıyor ancak tam tersine burada mal sahiplerine eski kazandıkları hakları geri verilerek, onların hak mahrumiyetinin önüne geçilmiştir. Bu uygulamadan dolayı da hiç kimseden bir bedel talep edilmemiştir. Ayrıca her iki konudaki uygulamalardan dolayı da hiçbir kamu zararı oluşmamıştır."
Bu süreçleri bilmeden, konunun net olarak anlaşılamayacağını düşündüğünü dile getiren Erdem, iddianamede kendisine yöneltilen suçlamaların hiçbirini kabul etmediğini söyledi. Erdem, bu çalışmaları vatandaşların ihtiyaçlarını gidermek ve kolaylaştırmak için yaptıklarını öne sürerek, "Bundan dolayı hiç kimseden bir bedel adı altında bir talepte dahi bulunulmamıştır." dedi.
"ÖRGÜT ŞEMASINDAKİ İSİMLERLE MADDİ İLİŞKİM BULUNMUYOR"
İddianamede yer alan örgütsel şemaya değinen Erdem, "MASAK raporlarına da bakıldığında örgüt şemasında adı geçen kimselerle de birbirleriyle ilgili maddi bir ilişkisi görülmemektedir. Gerçekten yoktur. Benim mal varlığıma bakıldığı zaman bunun böyle olduğu rahatlıkla görülecektir." ifadelerini kullandı.
Turgay Erdem, belediye başkanı olarak belediyenin imar müdürü ve spor kulübü müdürüyle görüşmelerinin olağan olduğunu, belediyenin başarılı takımları bulunduğunu, önemli başarılara imza attıklarını dile getirerek, "Bu başarılı çalışmaların örgütsel bir yapı olarak ilişkilendirilmesi aslında doğru değil. İlişkiler bürokratik anlayış içerisinde devam etmiş ve yasal olmayan hiçbir eylem bu işlemler içerisinde söz konusu olmamıştır." diye konuştu.
Daha sonra itirafçı Emin A'nın iddiaları ve iddianamede yer aldığı belirtilen 62 olaya ilişkin beyanlarda bulunan Erdem, hakkındaki suçlamaları reddetti.
Duruşma Erdem'in, avukatların sorularını cevaplamasıyla devam etti.
OPERASYON VE SORUŞTURMA SÜRECİ
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Nilüfer ilçesinde dönemin belediye başkanları Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem ile bazı belediye çalışanlarının inşaat projelerinde rüşvet karşılığında usulsüz emsal artışları yaparak kendilerine ve proje sahiplerine maddi menfaat sağladıklarının tespit edilmesi üzerine 31 Mart'ta, Mustafa Bozbey'in yanı sıra eşi S. Bozbey, kızı S.G, kardeşleri R. Bozbey ve E. Bozbey ile bazı belediye çalışanları ve rüşvet verdiği öne sürülen çok sayıda iş insanının da aralarında yer aldığı 57 şüpheli gözaltına alınmıştı.
Adliyeye sevk edilen şüphelilerden biri savcılık sorgusunun ardından salıverilmişti. Daha sonra sulh ceza hakimliğine sevk edilen 56 şüpheliden Bozbey'in de aralarında bulunduğu 23'ü 4 Nisan'da tutuklanmıştı.
Bu kişilerin dışında "rüşvet, suç örgütü kurma, suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama" gibi suçlardan 14 Ekim 2025'te tutuklanan eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem'in de aralarında bulunduğu 7 şüphelinin bu dosya kapsamında da tutuklanmasına karar verilmişti.
Daha sonra sanıklar hakkında hazırlanan iddianamede Mustafa Bozbey'in "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "rüşvet almak", "imar kirliliğine neden olmak" ve "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçlarından 402 yıla kadar hapsi istenmişti.
İddianamede, eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem'in 946 yıla kadar, diğer 61 sanığın ise farklı oranlarda hapis cezalarına çarptırılması talep edilmişti.