Yargıtay, çıraklık sürecinde meslek öğreniminin geri planda kalıp üretime fiilen katılım sağlanması durumunda bu sürenin “normal çalışma” olarak değerlendirilebileceğine dikkat çekti. Bu durumda, gerekli belgeler ve tanık ifadeleriyle ispatlanması halinde sigorta başlangıcı olarak kabul edilebileceği belirtildi.
Ancak geçmişe dönük çıraklık faaliyetlerinin bordro ve kayıtlarla kanıtlanmasının zorluğu, bu yolla emeklilik hakkı elde edilmesini güçleştiriyor.

MEVCUT SİSTEMDE NEDEN SAYILMIYOR?
Sabah Gazetesi'nde yer alan veriler doğrultusunda mevzuata göre staj ve çıraklık dönemlerinde yapılan sigorta girişleri yalnızca kısa vadeli sigorta kollarını kapsıyor. Bu kapsamda iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık sigortası için prim yatırılıyor. Uzun vadeli primler ödenmediği için bu süreler emeklilik başlangıcı olarak kabul edilmiyor.
Bu nedenle staj veya çıraklık döneminde sigortalı görünen kişiler, emeklilik hesaplamasında bu süreleri başlangıç tarihi olarak kullanamıyor.

ÖRNEKLE AÇIKLAMA
Örneğin, 2010 yılında çıraklık sigortası başlayan bir kişi, 2012 yılında uzun vadeli sigorta kapsamında çalışmaya başladıysa, emeklilik başlangıcı 2012 olarak kabul ediliyor.
İSTİSNAİ DURUMLAR VAR MI?
Bazı meslek grupları için istisnalar bulunuyor. Avukatların staj süresi ve doktorların uzmanlık eğitimi süreleri borçlanılabiliyor. Bu sayede emeklilik süresi öne çekilebiliyor.
Ayrıca kadın çalışanlar, staj ile ilk sigortalı çalışma arasında doğum yapmaları halinde doğum borçlanmasıyla avantaj elde edebiliyor.

BORÇLANMA İHTİMALİ GÜNDEMDE
Staj ve çıraklık sürelerinin emekliliğe sayılması için yasal düzenleme yapılması veya mahkeme yoluyla borçlanma hakkı tanınması halinde, bu süreler geriye dönük prim ödenerek sisteme dahil edilebilecek. Böyle bir düzenleme, sigorta başlangıç tarihini geri çekerek emeklilik şartlarını önemli ölçüde değiştirebilir.
İŞVERENİN SORUMLULUKLARI
İşverenlerin çırak ve stajyerlere yönelik yükümlülükleri arasında uygun eğitim ortamı sağlamak, yetkin usta gözetimi sunmak ve sözleşmeleri ilgili kurumlara onaylatmak yer alıyor.
Yargıtay’ın son kararı, mevcut uygulamayı değiştirmese de, özellikle fiili çalışma iddiası olanlar için yeni bir hukuki tartışma sürecinin kapısını aralamış durumda.