ABD Başkanı Donald Trump’ın ABD ve İran heyetlerinin bugün Katar’ın başkenti Doha’da görüşeceğini açıklamasının ardından Tahran’dan farklı bir açıklama geldi. İran, uzmanlardan oluşan bir heyetin ABD ile imzalanan Mutabakat Zaptı’nın uygulanmasını görüşmek üzere bu haftanın ilerleyen günlerinde Doha’ya gideceğini doğruladı ancak bunun Washington ile bir müzakere anlamına gelmediğini vurguladı.
Trump: Katar’a gidiyorlar
ABD ile İran arasında Doha’da görüşme yapılıp yapılmayacağına ilişkin belirsizlik sürüyor. ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada İran’ın görüşme talep ettiğini ve toplantının bugün Doha’da yapılacağını öne sürdü.
Trump, daha sonra Beyaz Saray’da gazetecilere yaptığı açıklamada “Doha’daki toplantı belki önemli olacak, belki de olmayacak. Göreceğiz. Katar’a gidiyorlar. Sanırım çoktan yola çıktılar ya da çıkmak üzereler. Bakalım nasıl geçecek” dedi.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt ise Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Kıdemli Danışman Jared Kushner’ın bu hafta “üst düzey görüşmeler” için Doha’ya gideceğini açıkladı. Beyaz Saray’dan yapılan değerlendirmede Trump’ın “barış sürecinin tamamlanmasını istediği” belirtildi.
İran: ABD ile müzakere yapılmayacak
Tahran ise Washington’dan gelen açıklamalara temkinli yaklaştı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, uzmanlardan oluşan bir heyetin ABD ile imzalanan Mutabakat Zaptı’nın uygulanmasını görüşmek üzere bu haftanın ilerleyen günlerinde Doha’ya gideceğini bildirdi.
Ancak sözcü, “Henüz nihai bir anlaşmanın müzakere edilmesi aşamasına geçmedik. Önümüzdeki günlerde hiçbir düzeyde ABD tarafıyla herhangi bir müzakere toplantımız olmayacak” ifadelerini kullandı.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi de Doha’da ABD ile teknik görüşmeler yapılacağına ilişkin haberlerin doğrulanmadığını söyledi. İran tarafı, Katar’a gidecek heyetin Amerikan heyetiyle müzakere yürütmeyeceğini, temasların ABD ile imzalanan mutabakatın uygulanmasına ilişkin olacağını belirtti.
17 Haziran mutabakatı kırılganlığını koruyor
Görüşme trafiğine ilişkin çelişkili açıklamalar, 17 Haziran’da imzalanan çerçevenin kırılganlığını yeniden gündeme getirdi. Söz konusu mutabakat, taraflara İran’ın nükleer programı, yaptırımların hafifletilmesi ve Hürmüz Boğazı’nın uzun vadeli statüsünü kapsayan nihai anlaşma için 60 günlük bir müzakere süresi tanıyor.
Ancak Tahran, nihai anlaşma görüşmelerine geçilmeden önce mutabakat hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunuyor.
Pezeşkiyan: ABD bağlı kalırsa biz de taahhütlerimizi yerine getiririz
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada uzlaşmanın iki taraflı bir süreç olduğunu belirtti. Pezeşkiyan, “Eğer Amerikan tarafı anlaşmaya bağlı kalırsa, biz de taahhütlerimizi yerine getiririz” dedi.
Pezeşkiyan, İran’ın “mantıksız sözler ve içi boş tehditler” karşısında karar alma sürecinde akılcılık ve insan onurunu esas alacağını, gerektiğinde ise “kararlı ve korkusuz bir savunma” sergileyeceğini söyledi.
Hürmüz Boğazı için Umman trafiği
Doha trafiğine paralel olarak Hürmüz Boğazı’na ilişkin tartışmalar da sürüyor. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Garibabadi, Umman’ın Hürmüz Boğazı’nı yönetecek bir mekanizmaya dahil olmak istememesi halinde İran’ın bunu tek başına üstleneceğini söyledi.
Garibabadi, Umman tarafının Hürmüz’ün yönetimi için hazırlık yaptığını, İranlı ve Ummanlı heyetlerin gelecek günlerde bu konuyu görüşeceğini belirtti. “Ummanlılara Hürmüz’deki geçiş güzergahlarının yeniden tanımlanması gerektiğini söyledik” dedi.
Garibabadi ayrıca Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Hürmüz Boğazı’ndaki mayın temizliğinde ortaklarla işbirliği yapılabileceğine ilişkin açıklamasına da tepki gösterdi. Garibabadi, İslamabad Mutabakat Muhtırası’na göre mayın temizliğinin yalnızca İran tarafından yapılabileceğini belirterek “Başka hiçbir ülke tarafından değil. Esasen buna izin de vermeyiz” dedi.