Tunceli, Erzincan ve Bingöl sınırlarında yer alan 1500 ila 2500 rakımlı yüksek dağlık alanlarda doğal olarak yetişen kınkor mantarı, bahar aylarının sonu ile yaz başı arasında yalnızca kısa bir süre toplanabiliyor. Bölgedeki vatandaşlar için hem zorlu hem de kazançlı bir mesaiye dönüşen bu süreçte, mantarın izini sürenler gün ağarmadan dağ yollarına koyuluyor.
Dik yamaçlar, kayalık alanlar ve sarp geçitlerde yetişen mantarı bulmak için kimi zaman saatlerce yürümek gerekiyor. Bölge halkı, mantarın bulunduğu alanlara ulaşmak için 20 ila 30 kilometreyi bulan zorlu parkurları aşmak zorunda kaldıklarını ifade ediyor.

SABAH 4'TE YOLA ÇIKIP, GECE 22'DE DÖNÜYORLAR
Zorlu bir yolculuğun ardından kınkor topladıklarını söyleyen Kemal Korkmalı, “Mantara gittiğimiz günler değişiyor. Bazen gece yarısından sonra yola çıkıyoruz. Mantar bölgesine gidinceye kadar sabah saat 04.00 dolayında mantar toplamaya başlıyoruz. Bazen dönüşümüz gece saat 22.00’yi buluyor. Bir önceki gün gece 22.30'da merkeze ulaştık. Dün buradan 03.30'da çıktık. Bizim Susuz Dağ denilen bir bölgemiz var, gece yola çıktık. Yaklaşık saat 05.30 buçuk gibi oradaydık. Dönüşümüz yine geç oldu” dedi.

FİYATI 2 BİN İLA 3 BİN ARASINDA DEĞİŞİYOR
Kınkor mantarının satış fiyatının 2 ila 3 bin lira arasında değiştiğini anlatan Korkmalı, “Dağlarda insanlardan fazla ayı var, ayılar bu aralar tehlikeli. Ayılar zaman zaman insanlara saldırıyor, kaybolan arkadaşlarımız oluyor. Rahatsız olanlara tavsiye etmiyoruz. Mantarın fiyatı 2 bin, 2 bin 500 lira arasında değişiyor. Hatta 3 bine satıldığına şahit olduk. Mantar eskisi gibi verimli değil. Az çıkıyor. Günümüz böyle geçiyor. Dün gittiğimiz alanda 33,5 kilometre, yani tam net 50 bin adım yürüdüm” diye konuştu.
Kınkor mantarının özellikle kırsal bölgelerde yaşayan aileler için önemli bir gelir kaynağı haline geldiğini aktaran Korkmalı, “Kurtuluş mudur, çare midir? Değildir. Mevsimliktir, ihtiyaçtır yani. Kimi ihtiyacı olduğu için gidiyor, kimi de zevkine gidiyor. Biz geçimimiz için gidiyoruz” dedi.