Ana içeriğe geç

Yeneroğlu'ndan Yükseköğretim Kanunu teklifine tepki: 'Akademik özgürlük daraltılıyor'

İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, TBMM'de görüşülmesi beklenen kanun teklifindeki yabancı uyruklu asistan hekimlere yönelik düzenleme ile tüm öğretim elemanlarını kapsayan güvenlik soruşturmasına tepki gösterdi.

Yeneroğlu'ndan Yükseköğretim Kanunu teklifine tepki: 'Akademik özgürlük daraltılıyor'
Evrensel
16

İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, TBMM Genel Kurulu'nda bu hafta görüşülmesi beklenen "Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"ne ilişkin yazılı açıklama yaptı. Teklifin yabancı uyruklu asistan hekimlerin döner sermaye ek ödemesinden yararlanamamasını öngören ve tüm öğretim elemanlarını güvenlik soruşturması kapsamına alan maddelerine tepki gösteren Yeneroğlu, düzenlemelerin Anayasa'ya aykırılıklar içerdiğini savundu.

"Aynı emeğe uyruk gerekçesiyle farklı karşılık verilemez"

Teklifin 1'inci maddesinin, üniversite hastaneleri ile eğitim ve araştırma hastanelerinde yabancı uyruklu kontenjanında uzmanlık eğitimi alan hekimlere döner sermaye ek ödemesi yapılmayacağını hükme bağladığını belirten Yeneroğlu, şunları söyledi:

"Bu hekimler Türk meslektaşlarıyla aynı sınavı kazanıyor, aynı hastaya bakıyor, aynı nöbeti tutuyor. Anayasa Mahkemesi 2022 yılında verdiği kararla, bu hekimlerin ek ödemeden yararlandırılmamasını hak ihlali saymış ve ödemeyi yasaklayan açık bir kanun hükmü bulunmadığına dikkat çekmişti. Karardan çıkarılması gereken sonuç, boşluğun hak sahipleri lehine giderilmesiydi. Teklif ise tam tersini yapıyor; yasağı bizzat kanuna yazarak ihlali kalıcı hâle getiriyor."

Yaklaşık 300-400 yabancı uyruklu uzmanlık öğrencisinin bu koşullarda çalıştığını belirten Yeneroğlu, "Anayasa'nın 10'uncu maddesindeki eşitlik ilkesi yalnızca vatandaşları değil herkesi korur; aynı emeğe uyruk gerekçesiyle farklı karşılık vermenin haklı ve makul hiçbir gerekçesi yoktur. Düzenleme bu hâliyle yasalaşırsa Anayasa Mahkemesi önünde yeni ihlal kararları kaçınılmazdır. Yapılması gereken, bu hekimlerin döner sermaye ek ödemesinden yararlanmasını açıkça güvence altına almaktır" dedi.

"Güvenlik soruşturması istisna olmaktan çıkarılıyor"

Teklifin 25'inci maddesiyle yükseköğretim kurumlarında görev yapacak tüm öğretim elemanlarının güvenlik soruşturmasına tabi tutulacağını belirten Yeneroğlu, "Sorun, güvenlik soruşturmasının varlığı değil; istisnai nitelikte olması gereken bu tedbirin, görevin niteliği gözetilmeksizin bütün akademik kadrolara yaygınlaştırılmasıdır" ifadelerini kullandı.

7315 sayılı Kanun'un güvenlik soruşturmasını milli güvenlik bakımından hassas görevler için öngören sınırlı bir istisna rejimi olarak düzenlediğini belirten Yeneroğlu, akademisyenlerin topluca bu kapsama alınmasının istisnayı kural haline getirdiğini savundu.

"Görevin gerektirdiği nitelikler belirsiz"

Kanundaki "görevin gerektirdiği nitelikler" ifadesinin öğretim elemanları bakımından tanımlanmadığını belirten Yeneroğlu, hangi verilerin akademik görevle ilgili sayılacağının ve nasıl değerlendirileceğinin idarenin takdirine bırakıldığını ifade etti.

Bilimsel faaliyetin uluslararası niteliğine dikkat çeken Yeneroğlu, yabancı üniversitelerle ortak proje yürütmenin, yurt dışında araştırma yapmanın ve yabancı akademisyenlerle yayın üretmenin akademik çalışmanın olağan bir parçası olduğunu belirterek, "Yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişik" ölçütünün bütün akademik kadrolara uygulanmasının uluslararası bilimsel iş birliğini risk altına sokacağını söyledi.

"İrtibat ve iltisak belirsiz kavramlar"

Yeneroğlu, güvenlik soruşturmasında yer alan "irtibat" ve "iltisak" kavramlarının kanunla tanımlanmadığını belirterek, bu kavramların somut bir suç isnadına ya da yargı kararına dayanmadığını, sınırlarının belirsiz olduğunu ifade etti.

Anayasa Mahkemesinin 2019 yılında güvenlik soruşturmasını tüm kamu görevleri için genel şart haline getiren düzenlemeyi iptal ettiğini, 2024 yılında ise 7315 sayılı Kanun'a ilişkin kararında kamu hizmetine alınmada getirilen sınırlamalar ile hizmetin gerekleri arasında nesnel ve zorunlu bir neden-sonuç ilişkisi bulunması gerektiğini ortaya koyduğunu hatırlatan Yeneroğlu, tüm akademik kadroları kapsayan düzenlemede bu ilişkinin kurulamadığını savundu.

Yeneroğlu, teklifin söz konusu iki maddesinin metinden çıkarılması gerektiğini belirtti.

Kaynağa Git

İlgili Haberler