Deutsche Bank, doların küresel finans sistemindeki konumuna ilişkin yeni analizinde, para biriminin geleceğinde artık yalnızca merkez bankalarının politikalarının değil, küresel yatırımcıların tercihleri ve sermaye akışlarının da belirleyici hale geldiğini belirtti.
Bankanın yayımladığı araştırma notunda, ABD’nin dış finansman yapısında önemli bir değişim yaşandığı ifade edildi. Analize göre, geçmişte ABD tahvilleri küresel yatırımcılar için güvenli liman niteliği taşırken, son dönemde sermaye akımlarının teknoloji şirketleri ve diğer riskli varlıklara yönelmesi dikkat çekiyor.
Deutsche Bank, ABD tahvillerine yönelik talep ile hisse senedi yatırımlarındaki artış arasındaki farkın tarihi seviyelere ulaştığını belirterek, bu eğilimin doların performansı açısından yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.
Çin’in renminbi hamlesi
Raporda küresel para sistemindeki bir diğer önemli gelişmenin Çin’in renminbinin uluslararası kullanımını artırma çabaları olduğu belirtildi. Deutsche Bank, bu sürecin Batılı yatırımcılar tarafından henüz yeterince fiyatlanmadığını ve önümüzdeki yıllarda küresel sermaye hareketlerini etkileyebileceğini değerlendirdi.
Banka, Çin’in bölgesel döviz piyasalarındaki etkisini korumasının beklendiğini ifade ederken, Asya para birimlerinin önemli bölümünün mevcut değerleme modellerine göre düşük fiyatlandığını kaydetti. Rapora göre dünyanın en düşük değerlenen 10 para biriminin altısı Asya ülkelerine ait.
Yatırımcıların gözü teknoloji ve yeni finansal araçlarda
Deutsche Bank analizinde, ABD’de blockchain teknolojisi ve varlıkların tokenizasyonu gibi yeni finansal araçların da uluslararası yatırım akışlarını değiştirebileceği belirtildi. Bu alanlardaki gelişmelerin, küresel yatırımcıların Amerikan finansal varlıklarına erişimini kolaylaştırabileceği ifade edildi.
Banka, doların geleceğini değerlendirirken yalnızca faiz oranları, enflasyon ve merkez bankası kararları gibi geleneksel göstergelerin değil, küresel yatırımcı davranışlarının da dikkate alınması gerektiğini vurguladı.