Güngör, “İçinde bulunduğumuz çağda bilgi çok hızlı üretiliyor, teknolojiler baş döndürücü bir hızla gelişiyor ve çalışma hayatı köklü bir dönüşüm geçiriyor. Böylesine dinamik bir dünyada doğru üniversite tercihi, geleceği şekillendiren en önemli yatırımlardan biridir” dedi.
Yapay zekâ, büyük veri, biyoteknoloji, nörobilim, dijital sağlık teknolojileri ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillenen yeni dünya düzeni, meslekleri yeniden tanımladığını belirten Prof. Dr. Nazife Güngör, “Artık üniversitelerin görevi yalnızca bilgi aktarmak değil; değişimi okuyabilen, eleştirel düşünebilen, teknolojiyi etik değerlerle buluşturabilen, araştıran, üreten ve yaşam boyu öğrenmeyi benimseyen bireyler yetiştirmektir” şeklinde konuştu. Üsküdar Üniversitesi’nin eğitim anlayışının bu vizyon üzerine inşa edildiğini ekleyen Güngör, “Davranış ve sağlık temasıyla kurulan üniversitemiz, disiplinler arası eğitim modeliyle insanı merkeze alan bilim üretimini esas alıyor. Öğrencilerimizin yalnızca güçlü bir akademik donanımla değil; aynı zamanda sosyal sorumluluk bilinci gelişmiş, etik değerlere bağlı, iletişim becerileri yüksek ve küresel ölçekte rekabet edebilecek bireyler olarak mezun olmalarını hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
“Üniversite yalnızca meslek değil, yaşam kazandırır”
Üniversiteyi güçlü kılan unsurların yalnızca akademik göstergelere bağlanamayacağını ekleyen Prof. Dr. Nazife Güngör, “Üniversite aynı zamanda düşünmeyi öğrenilen, farklılıklara saygının geliştiği, kültürün, sanatın, sporun ve sosyal yaşamın bireyi zenginleştirdiği bir yaşam alanıdır” dedi. Güngör, “Öğrencilerimizin yalnızca iyi bir meslek sahibi olmalarını değil; iyi insan, iyi yurttaş ve insanlığa değer üreten bireyler olarak yetişmelerini de önemsiyoruz” şeklinde devam etti. Tercih dönemindeki adaylar için önerilerini de paylaşan Prof. Dr. Nazife Güngör, “ Adaylar kararlarını yalnızca başarı sıralamasına göre vermemeleridir. İlgi alanlarını, yeteneklerini, hedeflerini ve üniversitelerin sunduğu araştırma olanaklarını, uluslararası fırsatları, akademik kadrolarını ve uygulamalı eğitim altyapılarını birlikte değerlendirmeleri gelecekteki başarılarının en önemli belirleyicisi olacaktır” dedi.
Adayların bu kritik süreci doğru yönetebilmesi için bazı hususlara dikkat etmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Nazife Güngör, tercih sürecinde yaygın yapılan yanlışlardan kaçınılması gerektiğine dikkat çekti. Puana endeksli tercih yapmanın doğru olmadığını belirten Güngör, adayın puanının yettiği en “popüler” bölümü, ilgi ve yeteneklerini göz ardı ederek yazmasının doğru olmadığını kaydetti. Güngör ayrıca geleceği göz ardı etmenin en yaygın hatalar arasında olduğunu ifade ederek, sadece bugünün değil, 10-20 yıl sonrasının dünyasını ve mesleklerini düşünerek karar vermek gerektiğini vurguladı. Yüzeysel bir araştırma yaparak doğru tercih yapılamayacağını ekleyen Prof. Dr. Nazife Güngör, üniversitelerin sadece ismine veya konumuna bakmanın ya da akademik kadroyu, laboratuvar imkânlarını, staj ve uygulama olanaklarını araştırmadan tercih yapmanın aday için olumsuz sonuçlar doğuracağını belirtti. Adayın, üzerinde oluşan sosyal çevre baskısına karşı hazırlıklı olmasının önemine de değinen Güngör; aile veya arkadaş çevresinin yönlendirmesiyle, adayın kendi potansiyeline uymayan bir alana yönelmesinin sakıncalı olduğunu söyledi.
“Doğru üniversite seçimi yalnızca bugünü değil, geleceği inşa eder”
Başarılı bir tercih listesi için de önerilerini paylaşan Prof. Dr. Nazife Güngör, adaylara öncelikle “Kendinizi tanıyın” uyarısında bulundu. Güngör, “İlgi alanlarınız, güçlü yönleriniz ve sizi neyin motive ettiğini keşfedin. Üsküdar Üniversitesi’nin sunduğu ücretsiz Kariyer Testi bu konuda size yol gösterebilir” dedi. Ayrıca Güngör; adayları yapay zekâ, dijitalleşme ve otomasyonun dönüştürdüğü iş dünyasına hazırlanmaları için uyararak, “Geleceğin mesleklerini araştırın” dedi.
Üniversiteleri yerinde görmenin de adayların sağlıklı tercihler yapmasında katkısı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Nazife Güngör, “Kampüsleri ziyaret edin, akademisyenlerle tanışın ve tercih danışmanlarından birebir destek alın” ifadesini kullandı.
Eğitim alınacak akademik kadronun uzmanlık alanları, üniversitenin laboratuvar, kütüphane ve uygulama merkezleri gibi etkenlerin adayların alacağı kararda belirleyici olması gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Nazife Güngör, adaylara “Akademik kadroyu ve altyapıyı inceleyin” uyarısında bulundu.