Ana içeriğe geç

Türkler olmadan Avrupa'da savunma sistemi kurulur mu? Uzman isimden CNN TÜRK'e dikkat çeken analiz

Ankara'da düzenlenecek kritik NATO Zirvesi'ne çok az bir süre kaldı. ABD'nin, Avrupa'nın ve Türkiye'nin zirveden beklentileri büyük. Avrupa'nın önde gelen NATO ve savunma uzmanlarından Jean-Pierre Maulny, Ankara Zirvesi'nin gündemini, Avrupa'nın yeni savunma mimarisini ve Türkiye'nin bu süreçteki yerini CNN TÜRK Paris Temsilcisi Arzu Çakır Morin'e değerlendirdi.

Cnn Türk
16

Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'ne sayılı günler kaldı. Peki, bu kritik zirvede hangi konular öne çıkacak? Avrupa'nın önde gelen NATO ve savunma uzmanlarından, Uluslararası ve Stratejik İlişkiler Enstitüsü Başkan Yardımcısı Jean-Pierre Maulny, CNN TÜRK'e analizlerini anlattı.

Türkler olmadan Avrupada savunma sistemi kurulur mu Uzman isimden CNN TÜRKe dikkat çeken analiz

NATO ZİRVESİNDE UKRAYNA PAZARLIĞI

- Bu NATO Zirvesi'nde iki temel mesele var. Birincisi Ukrayna'ya verilecek destek. Geçen yıl NATO Zirvesi'nde, sonuç bildirgesinde Ukrayna’ya destek konusunda tek bir kelime bile yer almadı. 15 gün önce G7 zirvesinde, ABD, Ukrayna’ya desteğin yeniden vurgulandığı bir bildiriyi imzalamayı kabul etti. Dolayısıyla ilk soru şu; Ukrayna'ya destek meselesi bu NATO Zirvesi'nde yeniden gündemde yer alacak mı? Bunun, ABD ile Avrupalılar arasında son ana kadar tartışılacağını ve Trump'ın muhtemelen Ukrayna'ya verilecek bu desteğin karşılığında birçok şey elde etmeye çalışacağını varsayabiliriz. İkincisi ise ABD'nin Avrupa'nın savunmasına gelecekte ne ölçüde katkı sağlamaya devam edeceği.

Türkler olmadan Avrupada savunma sistemi kurulur mu Uzman isimden CNN TÜRKe dikkat çeken analiz

Zirvenin en önemli başlıklarından biri de özellikle Avrupalı müttefiklerin savunma harcamalarını gayrisafi yurt içi hasılalarının yüzde 5'i seviyesine çıkarmaları yönündeki ABD talebi olacak.

"YÜZDE 5 HEDEFİ BİR SEMBOL"

- Yüzde 5 hedefi aslında bir sembol. Avrupalılardan istenen savunma yatırımı artışının sembolü. Donald Trump bunu her zirvede, çok yüksek miktardaki bu artışı zirvelerde Avrupalılar üzerindeki baskıyı artırmak için kullanıyor. Ve her zirvede, "Eğer daha fazla harcama yapmazsanız, Avrupa'daki askeri varlığımızı azaltırım, Avrupa'yı savunmam" diyor. Dolayısıyla bu, Donald Trump için bir baskı aracı. Bu baskı önemli oranda işe de yaradı. Avrupa Birliği ülkelerinin askeri harcamaları 2021'de 200 milyar euroydu, bugün ise yaklaşık 400 milyar. Yani çok kısa bir sürede iki katına çıktı. ABD, bunun daha da artmasını istiyor. Avrupa ülkeleri, bu açığı kapatmak için Avrupa savunma mimarisini yeniden kuruyor. Türkiye de bu mimariye dahil olmak istiyor.

Ancak Türkiye'nin Avrupa savunma projesi SAFE'e katılmasının önünde Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi vetosu var.

- SAFE konusu karmaşık. konuda birçok yanlış değerlendirme yapılıyor. Çünkü SAFE metni karmaşık. Mevcut kurallara göre Avrupalıların yaptığı alımlarda belirli oranda Türk bileşenleri kullanılabiliyor. Yani Türk savunma sanayisi SAFE'den dışlanmış değil. Ancak programa tam katılım için Avrupa Birliği ile bir güvenlik anlaşması gerekiyor. Bu da Güney Kıbrıs başta olmak üzere siyasi konuların çözümünü zorunlu kılıyor. Bunun da ötesinde, bu güvenlik anlaşması var. İşte bu güvenlik anlaşması için bu sorunu çözmek gerekiyor.

Jean-Pierre Maulny'ye göre Türkiye'nin Avrupa savunma sanayiinde yer almasının tek yolu da bu programlar değil.

"TÜRKİYE'NİN AB FONLARINA İHTİYACI YOK"

- Gerçekte başka çözümler bulunur. Öncelikle Türkiye, Avrupa fonlarından geçmek zorunda değil. Türkiye'den doğrudan askeri ekipman satın almak tamamen mümkün. Bunu zaten bazı Avrupa ülkeleri de yapıyor. Her şey SAFE üzerinden ya da Avrupa girişimleri üzerinden yürümüyor. Şirketler kendi aralarında ticaret yapmaya devam ediyor. Hatta bugün Fransız şirketleri başta olmak üzere Alman şirketleri de Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Hindistan gibi ülkelerde stratejik ortaklıklar kurmaya çalışıyor.

Maulny, Ukrayna savaşında Türkiye'nin oynadığı olumlu rolün ardından Türkiye'nin AB ve Fransa ile ilişkilerinin ısınma yolunda olduğunu da belirtiyor. Zirve öncesinde Ankara-Washington hattındaki temaslarda yeniden gündeme gelen F-35 programı, F-110 motorlarının satışı ve S-400 meselesi de dikkat çeken başlıklar arasında.

"BENCE S400 SORUNU GERİDE KALDI"

- Bence Trump ticaret odaklı düşünüyor. Eğer Türkiye'ye F-110 motorları satılabiliyorsa, bunu yapmanın bir yolunu bulur, bu onun için sorun değil. Bunun büyük bir engel olacağını düşünmüyorum. Ayrıca S-400 meselesinin de artık bir ölçüde geride kaldığını düşünüyorum. S-400'leri üçüncü bir ülkeye vermek mantıklı bir seçenek. Bu tür bir durumla biz de karşılaştık hatırlayın. Rusya'ya satılması planlanan Mistral gemileri vardı, sonra bu satış iptal edildi ve gemiler Mısır'a gitti.

Maulny'ye göre Ankara'da düzenlenecek zirvenin yalnızca güvenlik açısından değil, siyasi açıdan da güçlü bir sembolik anlamı bulunuyor.

"NATO İÇİNDE TÜRKİYE'YE İHTİYAÇ VAR"

NATO zirveleri Avrupa ülkeleri arasında dönüşümlü yapılıyor ama bu seçimlerin sembolik bir yönü de var. Ukrayna'nın işgalinin ardından son zirveler Varşova, Vilnius gibi cepheye yakın yerlerde yapıldı. NATO'nun 75'inci yıldönümü nedeniyle ABD'de toplandı. Geçen yıl Hollanda'da yapıldı. Çünkü Mark Rutte Genel Sekreter oldu. Bu sene de Ankara'da. Bu seçim de Türkiye'nin NATO içinde olduğu ve ona ihtiyaç duyulduğunu göstermek amacını taşıyor. Bu Türkiye'ye verilen olumlu bir mesajdır ve Türkiye tarafından da böyle algılanıyor. Burada biz Avrupalılar açısından küçük bir zorluk var; Türkiye'nin bunu Avrupa Birliği'ne karşı bir pozisyon olarak görmemesi gerekir. Çünkü temel mesele sadece Kıbrıs değil. Evet bu mesele var ve bu böyle. Ama, Avrupa Birliği'nin yaptığı her şey Türkiye'ye karşı değildir. Bunu hem Avrupalıların daha iyi anlatması hem de Türklerin daha iyi anlaması gerekir. Her iki tarafın da gerçek bir çalışma yapması gerekiyor. NATO içinde Türkiye'ye ihtiyaç var. Aynı şekilde Türkiye'nin de NATO'ya ihtiyacı var.

Kaynağa Git

İlgili Haberler