İsrail askerlerinin Suriye'nin güneyindeki Abdin köyüne girmesiyle bölgede gerilim yeniden yükseldi. İsrail'in işgal ettiği tampon bölgeye yakın konumdaki köyde yaşayanlar, askeri araçların girişini engellemek için yollara taşlar dizdi, bazı gençler ve çocuklar ise İsrail askerlerine taş attı.
Yerel kaynaklara göre olay pazar günü İsrail askerleri ve zırhlı araçlarının köye girmesiyle başladı. Köylülerin tepkisi üzerine İsrail güçleri önce duvarlara ve göstericilerin arasındaki boş alanlara uyarı ateşi açtı. Ardından köye topçu atışları yapıldığı bildirildi. Çatışmalarda yaralanan olmazken, çok sayıda köylü güvenlik endişesi nedeniyle evlerini terk etti. Pazartesi günü itibarıyla birçok kişinin köye dönmeye çekindiği belirtildi.
Köy sakinleri, son olayın ardından İsrail ordusunun daha sık baskınlar düzenleyebileceğinden endişe ediyor. Abdin'de yaşayan Muhammed el-Hasan, İsrail askerlerinin birkaç günde bir köye girdiğini söyledi. El-Hasan, askerlerin zırhlı araçlarla köyde devriye gezdiğini, bazı evlerde arama yaptığını ve kapıyı açmayanların evlerine zorla girdiklerini anlattı. Bu baskınların özellikle kadınlar ve çocuklar arasında korku yarattığını ifade etti.
İsrail'in Suriye'deki işgali sürüyor
İsrail, Aralık 2024'te eski Suriye Devlet Başkanı Esad'ın devrilmesinin ardından Birleşmiş Milletler gözetimindeki tampon bölgenin kontrolünü ele geçirmişti. İlk açıklamalarda bu adımın geçici olduğu belirtilse de son dönemde İsrailli yetkililer bölgedeki askeri varlığın süresiz devam edebileceğine işaret eden açıklamalar yaptı.
İsrail'in Suriye'nin güneyindeki askeri varlığı, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e düzenlediği saldırıların ardından benimsediği daha saldırgan güvenlik stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. İsrail ordusu bu süreçte Gazze'nin geniş kesimlerini kontrol altına alırken, Lübnan ve Suriye'de de sınır hattındaki bazı bölgelerde fiili hakimiyet kurdu. Tel Aviv yönetimi bu alanları "tampon bölge" olarak tanımlıyor ve bunların gelecekteki saldırıları önlemek için gerekli olduğunu savunuyor.
Buna karşın Esad'ın devrilmesinden bu yana Suriye'den İsrail'e yönelik sınır ötesi saldırılar büyük ölçüde durdu. İsrail'e yönelik yalnızca küçük ve etkisi sınırlı iki roket saldırısı düzenlendiği bildirildi. Ancak İsrail ordusunun güneybatı Suriye'deki yerleşimlere yönelik operasyonları zaman zaman yerel halkın direnişiyle karşılaşıyor.
Şam yönetiminden sert tepki
Suriye'nin geçici Cumhurbaşkanı Ahmet el-Şara, İsrail'e Birleşmiş Milletler'in yaklaşık 235 kilometrekare olarak tanımladığı bölgeden çekilme çağrısını yineledi. Şam yönetimi de Abdin'e yönelik askeri operasyon ve topçu atışlarını kınadı.
Abdin'deki olaylar, bölgede son 24 saat içinde yaşanan ikinci şiddet olayı oldu. İsrail ordusu pazar günü yaptığı açıklamada güney Suriye'de silahlı kişileri öldürdüğünü duyurmuş ancak ayrıntı vermemişti.
İsrailli bir askeri yetkili, pazartesi günü yaptığı açıklamada İsrail askerlerine saldırı hazırlığında oldukları öne sürülen iki kişinin öldürüldüğünü söyledi. Yetkili, olayın tam olarak nerede meydana geldiğini açıklamadı. Ancak Suriye'nin Hadar köyü Belediye Başkanı İmad Hassun, köyün güneyinde bir kamyonette bulunan kimliği belirsiz iki kişinin saldırıda öldürüldüğünü ve cesetlerinin İsrail askerleri tarafından götürüldüğünü öne sürdü.
Halk göç etmeye başladı
AP'de yer alan habere göre, Abdin ve çevresindeki yerleşimlerde yaşayanlar, ABD'nin arabuluculuğunda Fransa'da yürütülen İsrail-Suriye güvenlik görüşmelerinin gerilimi azaltmasını umduklarını ancak görüşmelerden somut bir sonuç çıkmadığını belirtiyor.
Güvenlik sorunlarının yanı sıra işsizlik, elektrik ve su kesintileri de bölge halkını zorluyor. Abdin'e en yakın Suriye güvenlik noktasının yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta olması nedeniyle köylüler kendilerini korumasız hissettiklerini söylüyor.
66 yaşındaki çiftçi Sobhi el-Tavlbi, çiftçilerin hem tarım arazilerine hem de su kaynaklarına erişimde ciddi sorunlar yaşadığını belirterek hükümetten daha fazla destek istedi. Tavlbi ayrıca uluslararası topluma çağrıda bulunarak İsrail'in bölgedeki askeri operasyonlarını durdurması için baskı yapılmasını talep etti.
On yılı aşkın süren iç savaşın ardından istikrarlı bir yaşam kurmaya çalışan bölge sakinleri ise kendilerinin kimse için tehdit oluşturmadığını vurguluyor. Köylüler, sınır hattında yalnızca güvenlik ve normal bir hayat istediklerini ifade ediyor.