Ana içeriğe geç

Özgür Özel'den İzmir çıkarması

yaptığı konuşmada “Butlancılara son kez sesleniyorum: Millet iktidarı değiştirmek için yola çıkmış, milletin önünde kimse duramaz" DEDİ...

Özgür Özel'den İzmir çıkarması
Odatv
16

Mahkemenin mutlak butlan kararıyla CHP'ye Genel Başkan olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin İzmir İl Örgütü'nü tasfiyesinin ardından CHP Grup Başkanı Özgür Özel İzmir'de yeni il binasının açılışına katıldı.

Özel'e mutlak butlan yönetiminin görevden aldığı CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç de eşlik etti.

Burada bir konuşma yapan Özel “İzmir’den bütün Türkiye’ye sesleniyorum. Butlancılar bir elin parmakları kadar kişiyle seyahat, ziyaret yaparken biz çay içmeye on binlerle geliyoruz, on binlerle!” ifadelerini kullandı.

Özel’in konuşmasından satır başları:

“Ben onlara, arkadaşlara şöyle dedim; ‘Onların ne yaptığının hiçbir önemi yok. Biz binaları geride bıraktık. Biz imkanları geride bıraktık. O binalara koşup seçilmedikleri yerlere yerleşmeye çalışanlar bilsin ki haydi bakalım, çıksınlar sokağa, çıksınlar gitsinler bir göreyim’ dedik. Gittiler, üç - beş kişiyle çektirilen fotoğraflar bir tarafa…

Beni bir dinleyin. Bakın öfkenizi anlıyorum, kırgınlığınızı, kızgınlığınızı hatta pişmanlıklarınızı anlıyorum. Ama siz burada oldukça, onlar bir avuç olup da siz böyle on binler oldukça… Ben bugün İzmir’e normal programımda sabahleyin Bayındır’da sera işçileriyle, emekçileriyle kahvaltıya geldim. Ödemiş’te gittim, esnaf gezdim. Kiraz’a gittim ve Belediye Başkanımı hayırladım.

Beydağ’a gittik, keşkek dövdük. Tire’ye gittik, esnaf dolaştık. Ama gittiğimiz her yerde binler, on binlerle karşılandık. Yazın ortası, sıcaklık 42 derece. Dedim ki ‘Uçağa gitmeden akşamüstü 19.30’da…’ Ki bu butlancıların işgal ettiği binadan sonra seçilmiş İl Başkanımız, seçilmiş İl Başkanlığı binasını tuttu burada.

‘O binada çay içmeye gideceğim’ dedim. O yüzden buradan, İzmir’den bütün Türkiye’ye sesleniyorum. Butlancılar bir elin parmakları kadar kişiyle seyahat ve ziyaret yaparken, biz çay içmeye on binlerle geliyoruz.”

“MEYDANLARDA, SOKAKLARDA BİR ŞEYLER OLUYOR”

“O haksız, hukuksuz karardan sonra İzmir’e gelmiştik. Burayı bariyerlemişlerdi. Birlikte yürüdük, Kordon’dan aktık ve Gündoğdu Meydanı’nda buluşmuştuk. O gün ilk sözlerimi orada sizlere söylemiştim. Şimdi bugün seçilmiş İl Başkanı’nın görev yapacağı İl Başkanlığı binasına 50 metre mesafede beni böyle bir coşkuyla karşıladınız.

Buradan şunu söylüyorum, butlancılara son kez sesleniyorum: Görüyor musunuz Türkiye’de meydanlarda, sokaklarda bir şeyler oluyor. Yazın ortasında, sabahın köründe Bayındır’da, Ödemiş’te, Kiraz’da meydanlar doluyor. Görüyor musunuz millet heyecanlı, Ayşe teyzemin al yazması boynumuzda.

Bu millet, Atatürk’ün evlatları, Cumhuriyet’in evlatları bir kez daha kaderine el koyuyor, iktidara yürüyor. Açıkça söylüyorum ki milletin önünde kimse duramaz. Millet iktidarı değiştirmek için yola çıkmış, milletin önünde kimse duramaz. Önümüzden çekilin. İktidar yürüyüşünün önünden çekilin.

Bu milletin önünde duran, bu millet tarafından ezilir. Eğer önümüzden çekilmezseniz AK Parti’nin kara düzeniyle işbirliği yaparsanız biz ne AK Parti’yi, ne kara düzenine, ne yargı kollarına, ne de partiye atladığı butlan kollarına teslim olmayacağız. Biz teslim olmayacağız.”

“DOĞRU SLOGAN: ‘KURULTAY İSTİYORUZ, KURULTAY’”

“Herkes şunu bilsin ki kaybedenleri de kaybetmeye alışanları da geride bıraktık. Biz kazanan CHP’yiz. Biz 47 yıl sonra partisini birinci parti yapanlarız. Biz 23 yıl sonra Adalet ve Kalkınma Partisi’ni ilk kez yenenleriz. Buradan söylüyorum, andolsun ki biz bir daha yenilgiye alışmayacağız. Biz kazanacağız. Biz kazanacağız. Biz kazanacağız. D

oğru söylüyorsunuz. Şunu söyleyeyim, karşımızda yıllardır iktidarda olan, yorulan, artık siyasetçilere değil bürokratları teslim olan, ülkeyi de partiyi de bürokratların aldığı kararlarla yöneten, yaşlanmış ve yorulmuş bir iktidar var. Görüyorsunuz onlar yolun sonuna geldiler.

Biz daha yolun başındayız. Nasıl ilk başta daha herkesin yüzü yerdeyken ‘CHP değişirse Türkiye değişecek’ dediysek, nasıl söz verip girdiğimiz ilk seçimi kazandıysak, ‘Kazanamazsak bırakırız, çünkü kaybetmeye değil kazanmaya adayız’ dediysek, nasıl sözlerimizi tuttuysak bir kez daha meydan okuyorum.

Kaybetmeye değil kazanmaya adayız, iktidara adayız. Buradan çağrıda bulunuyorum, delegelerimizin o geçmişte leke sürmeye çalıştığınız TGRT’lerde haysiyet suikastı yaptığınız delegelerimizin 1.004 tanesi imza verdi.

Yani çok basit bir hesapla o yarıştığımız kongrede Kemal Bey’e oy verenlerin 500’ü, bırakın oy vermeyi kendi gönül rızalarıyla imza verdi, kurultay istiyor, kurultay. En doğru slogan bu, ‘Kurultay istiyoruz. Kurultay.’ Bu kurultayı yapmak partinin iktidar yolunu açmaktır.

Bütün anketler eğer hızla kurultay yapılırsa, parti bu sorundan kurtulursa açık farkla önde ilerlediğini gösteriyor. Ama aksi durum bir felaketi gösteriyor. Buradan ifade ediyorum, eğer aksi durumda ısrarla partinin iktidar yürüyüşünün önü kesilmeye çalışılırsa, partinin kendi içinde kapanması, birbiriyle boğuşması ve bir yandan AK Parti’nin kazanması hesap ediliyorsa, daha dün toprağa verdik Sevgili Kadir İnanır’ı.

Kadir İnanır’dan alıntılayarak, ona atıfla söylüyorum. ‘Benim adım Tatar Ramazan, ben bu oyunu bozarım.’ Bu meydanı görün, bu meydan Tatar Ramazanların meydanı, biz bu oyunu bozarız”

“YENİ YÜRÜYÜŞTE HEP BİRLİKTEYİZ”

“İşe bak hesaba bak.. Parti 103 yıl sonra şaha kalkacak, 47 yıl sonra birinci parti olacak, AK Parti’yi yenecek, yüzde 65’e hizmet edecek belediyeleri alacak, sonra bu hesap Tayyip Erdoğan’a uymayacak, o kendine bir oyun kuracak, biz de bu oyuna teslim olacağız. Kimse bunu düşünmesin, iktidar için ya bir yol bulacağız ya yeni bir yol açacağız. İl Başkanlığı ziyareti için geldiğimizde kendiliğinden burayı bir kez daha tarihi bir toplantıya çevirenlerin huzurunda söylüyorum.

Açıkça ve kararlılıkla söylüyorum. Eskiyi geride bıraktık. Yeni bir siyasetteyiz. Yeni bir yoldayız. Bu yol, bu mücadele gençlerin yeni mücadelesidir. Emeklilerin yeni mücadelesi, yeni hareketidir. Emekçilerin alnının terini alacağı yeni bir yürüyüştür. Bu yürüyüş işçisinden çiftçisine, emekçisinden emeklisine, emeklisinden gencine, kadınından erkeğine Türkiye’nin yeni iktidar yürüyüşüdür.

Yeni yürüyüşte hep birlikteyiz. Elbette genç ve kadın kadrolarımıza, her yaştan deneyimli gençlerimize, elbette örgütümüze güveniyorum. Ama en çok da feraset sahibi siz değerli milletimize, halkımıza güveniyorum. Bundan sonra da her daim çağrıldığınız yere gelmeye, olmanız gereken yerde durmaya, tarihin doğru tarafında yer almaya devam edecek misiniz?”

Kaynağa Git

İlgili Haberler