Ana içeriğe geç

Şempanze beyinli antik insan türü: Afrika'daki mağarada kadınlar odası keşfedildi

Güney Afrika'da 300 bin yıllık Homo naledi fosillerinin diş minelerini inceleyen bilim insanları, Dinaledi Bölmesi'ndeki 20 bireyin tamamının kadın olduğunu belirledi. Bu keşif, antik türün ölülerini cinsiyete göre ayırarak gömdüğü ritüel hipotezini güçlendirirken büyük bir tartışma başlattı

Şempanze beyinli antik insan türü: Afrika'daki mağarada kadınlar odası keşfedildi
Gazete Oksijen
16

Güney Afrika'nın derin ve labirentimsi Rising Star mağara sisteminde son on yılda gün yüzüne çıkarılan insan benzeri fosiller, insanlığın kökeni felsefesini zaten kökten sarsmıştı.

CNN International'ın haberine göre fosillerin biyolojik cinsiyetine odaklanan yepyeni bir araştırma, bu tuhaf antik insan akrabasına dair araştırmacılara hem büyüleyici hem de akıl karıştırıcı taze bir perspektif sundu.

Bilim insanları ilk olarak 2015 yılında, mağara sistemindeki "Dinaledi Bölmesi" adı verilen olağanüstü zengin bir fosil yatağında, küçük ve kafa karıştırıcı bir insansı (hominin) türü tanımlamıştı.

Beyin boyutları bir şempanzeninkinden çok da büyük olmamasına rağmen araştırmacılar, "Homo naledi" adı verilen bu türün ölülerini mağaranın derinliklerine kasıtlı olarak gömdüğünü öne sürmüştü.

Bu eylem, daha önce yalnızca modern insana özgü gelişmiş bir ritüel ve bilişsel yetenek olarak kabul ediliyordu. Hatta bu türün, mağara duvarlarına semboller kazımış olabileceği de rapor edilmişti.

'Bilim insanları çok gerildi'

Çarşamba günü prestijli bilimsel dergi Cell'de yayımlanan son araştırma, bu gizeme bambaşka bir boyut kazandırdı. Bilim insanları, alanda bulunan 20 farklı bireyi temsil eden dişlerden antik proteinler (paleoproteomik) elde etmeyi başardı ve şaşırtıcı bir şekilde tüm dişlerin kadınlara ait olduğunu belirledi.

Kazı çalışmalarına liderlik eden ve araştırmanın ortak yazarlarından olan ünlü paleoantropolog Lee Berger, sonuçların şaşkınlığını şu sözlerle aktardı:

"Bu sonuçlar ilk çıktığında, oldukça gerilen çok sayıda bilim insanı oldu. Beklediğimiz şey kesinlikle bu değildi. Bir iç hata olmasından korktuğumuz için analizi iki farklı laboratuvarda, ikişer kez çalıştırdık ve sonuç değişmedi."

Y kromozomu bulunamadı

Biyolojik cinsiyeti belirlemek için uzmanlar, yalnızca erkeklerde bulunan Y kromozomuna özgü "amelogenin-Y" proteininin izini sürdü. Ancak test edilen tüm numunelerde bu erkek biyolojik belirteci tamamen eksikti. Dişlerin ait olduğu Homo naledi kalıntılarının 335.000 ila 241,000 yıl öncesine ait olduğu biliniyor.

Geriye dönüp baktığında fosillerin kadın olduğunu daha erken fark etmesi gerektiğini itiraf eden Berger, "2015'te bu türü tanımlarken, erkek ve dişi arasında fiziksel boyut farkının (seksüel dimorfizm) en az olduğu antik tür olduğunu söylemiştik. Meğer hepsi kadın olduğu için varyasyon görmüyormuşuz. Bu, hepimiz için harika bir bilimsel ders oldu" dedi.

İlk cinsiyete özel mezarlık olabilir

Peki, neden bu bölmede sadece tek bir cinsiyete ait bireyler vardı? Araştırmacılar arasında bu konuda büyük bir tartışma başladı:

Ritüel ve cinsiyet ayrımı hipotezi:Lee Berger, bunun ölüm ilanlarında ve gömme pratiklerinde bir cinsiyet ayrımı eylemi olduğunu savunuyor. Berger’a göre Homo naledi, sevdiklerini ölümde cinsiyetlerine göre ayıran ritüellerle gömüyordu.

Doğal bir birikim ihtimalinin milyonda bir olduğunu söyleyen Berger, eğer bu sadece yetişkin kadınların yaşadığı bir alan olsaydı aralarında erkek bebek iskeletleri bulmaları gerekeceğini, ancak çocuk fosillerinin de kız olduğunu vurguluyor.

Genetik mutasyon ihtimali: Kopenhag Üniversitesi'nden Profesör Enrico Cappellini ise erkek belirteci olan AMELY geninin zamanla mutasyona uğramış veya silinmiş olabileceğini belirtiyor. Ancak bu silinmenin 20 bireyin tamamında ya da tüm popülasyonda görülmesinin çok düşük bir ihtimal olduğunu da ekliyor.

Doğal yaşam alışkanlığı: Griffith Üniversitesi'nden Prof. Michael Petraglia gibi eleştirmenler ise ölü gömme fikrine şüpheyle yaklaşıyor. Petraglia, şempanzelerde olduğu gibi Homo naledi’nin de sadece dişilerden ve yavrularından oluşan küçük gruplar halinde yiyecek aradığını ve bu mağarayı sıcaktan veya yağmurdan kaçmak için sığınak olarak kullanırken ölmüş olabileceklerini öne sürüyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler